in

Gözyaşı …

Ya aşk sadece mutluluk hayalleri kurmamız için kendimizi kandırdığımız bir oyunsa.

Aslında her şey aşk ile sonlanıyorsa, fakat biz bunu başlangıç olarak algılıyorsak. Tüm sevdalar insanlara mutluluk katmıyorsa. Sadece mutluluğu elde edebilmek için bu tür duygulara sığınıyor olamaz mıyız? belki de acılar, mutsuzluklar aşk denen vahşi duygudan daha az acı veriyordur. Son bulur umudu belki de bizi en acımasız zamana itiyordur. Umut etmek. Silemez miyiz acaba belleğimizden bu kelimeyi. Hissetmeyi denesek bir kerede. Düşünsek; tüm detaylarıyla, tüm çıkmazlarıyla bu lanet olası hissi. Ya da hakkını versek ya sevmenin. Biz işimize gelenini alıyoruz sadece. Ve o kadarını yaşayıp hüzün penceresinden bakıyoruz geri de bıraktığımız acı dediklerimize.

Aşk olsun aşk olsun dedim de noldu

Yıkıntılar arasında aşk oldu da noldu

Sen bende sana ait sevda var dedin

Ben sana koştum geldim, sonu iki damla göz yaşı oldu.

Aşkla baktığımız gökyüzü vermedi mi ilk göz yaşlarımı bana

Sen giderken bana acımasızca baktığında

Ben yaslanmamış mıydım son gücümle masaya

Son nefesimi çalmamış mıydın son elvedanla

Merdivenlerden inerken yaslandığım tırabzanlar

Yüreğimi sarmaya çalıştığım duygusal fonlar

Nefes almak istediğimde koştuğum sen kokan papatyalar

Bitmişti artık beni cennete bağlayan bakışlar

Olmaz dediğim her şey bitivermişti yanı başımda

Tüm sakladığım korkular, acılar ve sigara

Şimdi sana son sözüm

Tek bir damla yaş aksın gözünden bensiz her başını koyuşunda yastığa …

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.