Beklentiler ile realite

Her şey beklentilerin dışında gerçekleşir ve bunun sonucunda planların altüst olur. Paradoks sonucu ihtimallerin de dışına çıktığında kaçmak istersen uzaklaşabileceğin kadar uzaklaştıktan sonra nihayetinde gene aynı vicdan ve beyin ile yol almışındır bu hiçbir şeyi değiştirmez. Uzaklaşmak, kendinden kaçmak istemek yalnızca fiziksel yorgunluk ile sonuçlanır. Hayat her şeye rağmen yaşamaya değer değildir. İmkanlar dahilinde yaratabildiğin yaşam tatmin etmez. 

Yaratılıştan gelen doyumsuzluk her zaman elindekilere karşı çıkar en iyisi olduğunda, her şeye sahip olduğunda amacın kalmayacağı ve süren bitmiş olacağı için gene mutsuz olacaksın. Aklın hep kalacak maddiyata doyduğunda maneviyat arayacaksın, maneviyat tek başına mutlu etmez zaten. İkisini bir arada asla bulamaz ve yaşayamazsın. 

Mutlak mutluluğa inanmıyorum. Kendinizi kandırmayın. Kalıcı olan tek şey hüznün kendisidir. Kolektif hüzün diye bir şey yoktur bütün hüzünler bireyseldir bunu paylaşamayacağınız için hep şikayetçi olacaksınız. Hep buruk, hep yarım, hep düşünceli… Hayat bizi sadece zora sokar. Bu tutumundan zevk aldığına eminim.

Çok klasik bir cümle kuracağım belki birçok kez duyduğunuz “hayat güzel olsaydı doğarken ağlamazdık” tüm yukarıdakilerin özeti budur. Beklentiler ile realite arasındaki varyasyon sizi daima mutsuz edecektir bana inanın.

Mutlu olduğunuzu zannediyorsanız size bir şarkı önerisinde bulunmak istiyorum “Teoman-Tuzak”

Hiçbir etkisi olmayacağını bilmeme rağmen iyi şanslar diliyorum!

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum