🌅 Herkese Günaydın
“Hayatın anlamı, sabah dişlerini fırçalarken bile düşüncelerine gülümseyebilmektir.”
— Albert Camus’tan esinlenilmiş bir yorum
Herkese günaydın.
Bu sabah sizinle her gün yaşadığım bir durumu paylaşmak istiyorum.
Ben her sabah uyandığımda aslında tam olarak uyanmış olmuyorum. Gözlerim kapalı, bedenim hâlâ uyuyor ama beynim uyanmış oluyor. Sanki zihnim bana sinyaller gönderiyor:
“Kalk, dişlerini fırçalamalısın.”
“Kalk, hadi artık.”
Uykum çok ağır oluyor o an. Gözlerim kapalı, vücudum dinlenmek istiyor ama beynim ısrarla “kalk” diyor. Ve işin garibi, o sinyali duyduğum anda bir daha uyuyamıyorum. Eğer kalkıp dişlerimi fırçalamazsam midem bulanıyor, rahatsız hissediyorum. Bu durum sabahın beşi de olabilir, altısı da.
Erken saatte kalktığımda bazen yeniden uyuyabiliyorum, bazen de uyuyamıyorum. Özellikle yediyle sekiz arası uyandığımda, uykum kaçıyor. O saatten sonra belki hiçbir işim yok ama beynim artık tamamen uyanmış oluyor.
Ama erken kalktığımda yapacak bir şeyim olmadığı için — evim temiz bile olsa, her şey yerli yerindeyken bile — kendimi telefonla oyalarken buluyorum. Bu da gözlerimi yoruyor. Yine de erken başlamak gerçekten çok güzel bir şey. Gün daha uzun, daha canlı geliyor. Belki de bedenim bu kadar zorlanmasa her şey daha iyi olurdu.
Bazen düşünüyorum: Belki de beynim, dişlerimi fırçalamamı erken kalkmam için bir bahane olarak kullanıyor. Erken kalktığımda vücudumun daha sağlıklı olmasını sağladığı için olabilir. Kim bilir? Belki de gerçekten bir nimet.
Ama bu durumun zorlayıcı tarafı da var. Çünkü dişlerimi fırçalamazsam midem bulanıyor, ağzımda kötü bir tat kalıyor gibi hissediyorum.
Bir de şu var: Diyelim ki geri uyudum, bir saat sonra tekrar kalktım. O zaman yine gidip dişlerimi fırçalıyorum. Gün içinde kısa bir uyku bile alsam, uyandıktan sonra hemen fırçalama isteği geliyor. Beynim “uyanmak = diş fırçalamak” diye bir kural koymuş gibi.
Evet, diş fırçalamayı seviyorum. Ağız hijyeni elbette önemli bir şey. Ama uyanır uyanmaz bu kadar baskı hissetmek bazen beni zorluyor. Çünkü herkes böyle değil. Bazıları kahvaltıdan sonra fırçalıyor, bazıları sadece günde bir kez. Ama ben kahvaltıdan sonra da fırçalasam, öncesinde mutlaka fırçalamam gerekiyor. Yoksa hiçbir şey yiyemem, içemem, midem bulanıyor.
Bazen dişlerimi fırçaladığım zamanlarda bile midem bulanıyor. Her zaman değil ama bazen öyle oluyor. Yani anlayacağınız, bu küçük alışkanlık benim için hem gerekli hem de garip bir şekilde yorucu bir rutin hâline geldi.
Bunu sizinle paylaşmak istedim çünkü burada genelde yaşadığım şeyleri, o an aklıma gelen düşünceleri yazıyorum. Her şeyin bilimsel olması gerekmiyor. Bazen sadece deneyimlerimizi paylaşmak bile yeterli oluyor. Belki de bir yerlerde, sabahları aynı şeyi yaşayan birileri vardır.
