Çinin Doğu Türkistan'da Sömürgecilik Ve Soykırım Tarihi“Kızıl Kıyamet”

Dünya Uygur Kurultayı’nın Başmüfettişi Abdulhakim İdris’in yeni kitabı “Kızıl Kıyamet” okuyucu ile buluştu.

Çin’in akıl almaz işkencelerine maruz kalan Doğu Türkistanlı Müslümanların feryadını kamuoyuna duyurmak için önemli faaliyetlere imza atan Dünya Uygur Kurultayı’nın Başmüfettişi Abdulhakim İdris’in yeni kitabı çıktı. “Kızıl Kıyamet” ismini verdiği kitabında Çin’in, Doğu Türkistan’da gerçekleştirdiği soykırımını anlatan İdris, aynı zamanda sömürgeciliğin tarihini, Çin’in sömürge geçmişini de kitabında inceliyor.

Bugün özellikle İslam ülkelerindeki yatırımlara bakıldığında Çinli firmaların üstlendiği projelerin sayısının çokluğu ve uluslararası kamuoyunun sessiz kalmasının başlıca nedeni ekonomik ve politik çıkarlardır.

Uygur soykırımı konusunda başta Türk-İslam dünyası olmak üzere uluslararası kamuoyunun sesiz olmasının  nedeni ekonomik ve politik çıkarlardır.

Çin Komünist Partisi’nin Doğu Türkistan’da gerçekleştirdiği Uygur soykırımı konusunda İslam dünyası ve uluslararası kamuoyunun sessiz kalmasının başlıca nedeni ekonomik ve politik çıkarlardır. 21. yüzyılda gerçekleştirilen ve Nazilerin yaptığına benzer bu soykırımı durdurmak için uluslararası uzlaşma henüz sağlanamamıştır. Bunun temelinde yatan ise Çin’in hem ekonomik hem de politik olarak birçok ülkeyi kendisine bağımlı hale getirmesi yatmaktadır. Bugün özellikle İslam ülkelerindeki yatırımlara bakıldığında Çinli firmaların üstlendiği projelerin sayısının çokluğu ve Pekin hükümeti destekli bankaların sağladığı finansmanların etkisi görülmektedir. Devlet destekli kapitalist sistemi işleten Çin, nerede bir proje varsa orada kendi devlet finans kurumları üzerinden krediler göndermekte ve kısa sürede projeleri tamamlamaktadır. Bu durumda projelerini yaptığı ülkelerin yöneticilerinden Doğu Türkistan konusunda sessiz kalmalarını sağlamaktadır.

“ÇİN, PARA İLE HERKESİ SUSTURABİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR”

Çin’in Doğu Türkistan’da Müslüman Uygurlar, Kazaklar, Kırgızlar ve diğer Türk halklarına yaptığı soykırımı gündeme getirenlere karşı uluslararası hukuk ve evrensel değerleri çöpe atarak ve bütün diplomatik kuralları yerle bir ederek cevap vermesinin perde arkasında yatan nedir?

Bunun iki temel nedeni vardır. Birincisi, sizin de bildiğiniz üzere Çin, BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinden biridir. Yani diğer 4 üye ülke gibi veto hakkına sahiptir. Bu güç kendisine yönelik herhangi bir yaptırım veya baskının BM üzerinden gelmesi durumunda veto hakkıyla savuşturma imkânı vermektedir. İkinci güç, bir önceki soruda da izah ettiğimiz gibi ekonomiktir. Bugün dünyanın en büyük ikinci ekonomisine sahip olması Çin’in bu gücü kendi politik amaçları için kullanmaktadır. Ekonomisi güçlendikçe ve Orta Asya’dan Asya-Pasifik bölgesine, oradan Ortadoğu’ya kadar birçok ülkeyi yatırım projeleri ile kendisine bağımlı hale getirdiği için dokunulmaz olduğunu düşünmektedir. Yani para ile herkesi susturabildiğini düşünmektedir.

“ÇİN REJİMİ, ULUSLARARASI HUKUKU, EVRENSEL DEĞERLERİ YERLE BİR ETMEKTE”

Çin’in dünyada inşa ettiği yeni sömürgecilik düzeni sadece yatırımlar olarak düşünülmemeli, her açıdan çok sofistike yöntemlerle baskı kurduğunu unutmamak gerekmektedir. Bugün Çin’in propaganda için harcadığı bütçe yıllık milyarlarca doları bulmaktadır. Bir yandan basın yayın kuruluşlarına tanıtım, reklam ve benzeri alanlarda gönderdiği paralarla kendi aleyhine karşı yayın yapılmasını önlerken diğer taraftan üniversitelerde kurdurduğu Konfüçyüs enstitüleri ile akademik çevreleri de susturmuştur. Çin’in yaptıkları aleyhine bir rapor hazırlamak neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Bu otoriter rejime karşı çıkanlar ise bir daha iş bulamamaktadır. Bir mahalle kabadayısı gibi herkesi bastıran Çin rejimi, bütün uluslararası hukuku, evrensel değerleri yerle bir etmektedir.

“ÇİN’İN ‘EKONOMİK YATIRIM’ ADI ALTINDA SÖMÜRGECİLİK SİSTEMİNE IŞIK TUTMAYA ÇALIŞTIK”

Kızıl Kıyamet isimli bir kitap yazdınız. Kitapta neler anlatıyorsunuz?

Bizim bu kitabı yazma amacımız, öncelikli olarak işgal altındaki Doğu Türkistan’ın bağımsızlığına ve Uygur soykırımının durdurulmasına bir nebze dahi katkı sunmaktır. Çin komünist rejiminin, Uygurlara yönelik asimilasyon ve soykırım politikalarını bütün tarihi geçmişi ile anlatmak istedik. Bunu yaparken de eğitimden sosyal hayata, ekonomiye kadar her alanda yaşanan zulmü sergilemeyi amaçladık. Diğer taraftan konuya bilimsel olarak bakma gayreti ile dünyada sömürgeciliğin tarihi ve Çin’in sömürgeci geçmişine de yer verdik. İkinci önemli konu ise Doğu Türkistan’da yaşananlardan yola çıkarak dünyayı Doğu’dan gelen Çin sömürgeci felaketine karşı uyarmaktır. Ülke ülke bazı konulara değinerek Çin’in ‘ekonomik yatırım’ adı altında sömürgecilik sistemine ışık tutmaya çalıştık.

okur

Yazar: yucel-tanay

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.