Şeker portakalı

Ah Şeker Portakalı…Yıllarca raflarımda çürüttüğüm o şaheser.Başlamadan önce çok önyargılıydım kitaba karşı.Çok kalın kitaplar okurum genelde.Bana ilgi çekici gelmemişti bu yüzden.Elime aldığım o gün yaşandı zaten her şey.Yazar o kadar güzel anlatmışki konuları tek oturuşta bitirdim.Sanki zaman durmuş gibiydi.Kitabın büyüsüne kapıldım adeta.Öz babasıyla yaşadığı sorunlar beni o kadar etkilediki ağladığımı hatırlıyorum.Daha 5 yaşındaki bir çocuğun bu kadar fazla acı çekmesi…Hayat adil değil işte.Yaramaz bir çocuktu olması gerektiği gibi.Ailesi çok çabuk olgunlaşmasını istedi.Belki de bu yüzden yeni bir “Baba” arayışı içerisine girmiştir.Sevgi bekleyen küçük masum bir çocuk.Kitap bana çok güzel şeyler kattı.Benim de küçük bir kardeşim var.Bu yüzden bu kadar fazla etkilenmişimdir belki.Tekrar,tekrar okuyabileceğim bir kitap.Siz de okuyun.

İşte birkaç kitap alıntısı:

” “Daha çok anlat” dedim.
“Hoşuna gidiyor mu?”
“Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
“Bu kadar yola nasıl  benzin yetiştiririz?”
“Gider gibi yaparız.” ”

”Kimseden hiçbir şey beklemiyorum. Böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum.”

“Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.”

– Acılarım kaç gün sürecek Portuga?
– 40 gün.
– 40 gün sonra geçecek mi?
– Hayır, alışacaksın…

“Uyuyalım. İnsan uyudu mu her şeyi unutur.”

Uzun uzun burnumu çektim.
“Önemi yok, onu öldüreceğim!”
“Ne diyorsun sen küçük; babanı mı öldüreceksin?”
“Evet yapacağım bunu. Başladım bile. Öldürmek, Buck Jones’un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! Hayır. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek… Ve bi gün büsbütün ölecek.”
“Bu küçücük kafada ne büyük bir hayal gücü!”

Kitap baştan sona Zeze’nin yani 5 yaşındaki bir çocuğun anlatımıyla yazılmış.Bu yaşta düşündüğü şeyler bile ne kadar acı verici değil mi?…

okur

Yazar: Astrid

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.