Yunan Mitolojisinin Doğuşu

Kaostan Doğan Ana Tanrıça Gaia Kimdir?

Gaia Homeros’ta hiç adı geçmeyen Gaia, Hesiodos’un Theogonia’sında dünyayı, yeri, evrensel bir öge olarak toprağı simgeler. Bir tanrıdan çok kozmik bir varlıktır Gaia, bütün ögelerin kaynağında bulunan ana ilkedir. Hesiodos bu yolda doğada ana ilkenin ne olduğunu tanımlamaya çalışan İonya düşünürleri gibi davranır. ”Bütün ölümsüzlerin sürekli, sağlam tabanı” saydığı Gaia, evreni bir düzensiz boşluktan çıktıktan sonra dişi-erkek birleşme yoluyla evrenin kendisini ve tanrılarını yaratır. Gaia ” parthenogenesis” (kendi kendine doğurma) prensibine göre Gök’ü, Dağ’ları ve Deniz’i yaratır; bu süreci şöyle anlatır Hesiodos (Theog. 126 vd.):

Toprak bir varlık yarattı kendine eşit:

Dört bir yanını saran Uranos, yıldızlı, Gök’ü,

Mutlu Tanrıların sürekli, sağlam yurdunu

Yüksek dağların yarattı sonra,

Koyaklarında tanrılar oturan dağları.

Sonra denizi yarattı, ekin vermez denizi:

Azgın dalgalarıyla şişen Pontus’u.

Kimseyle sevişip birleşmeden yaptı bunu.

Sonra ilkin Uranos’la birleşip erkek ve dişi Titan’ları, Kyklop’ları ve Hekatonkheir’leri doğurur. Bu doğurma sürecinden hemen sonra evrene egemenlik savaşının ilk belirtisi Uranos tanrının doğan çocuklarını Gaia’nın karnına gerisin geri tıkmasıyla baş gösterir (Theog. 154 vd.):

Böylesine korkunçtu Toprak’la Gök’ün oğulları.

Babaları ilk günden iğrenmişti onlardan,

Doğar doğmaz gün ışığına çıkaracak yerde

Toprağın bağrına saklamıştı onları,

ve Uranos sürdürürken bu korkunç oyunu

Koca Toprak inim inim inliyordu zorundan.

Son Titan oğlu Kronos’a babasının erkeklik uzvunu kestirdikten sonra Gaia bu kez kendi doğurduğu Pontos’la birleşir ve ondan Nereus, Thaumas, Phorkys, Keto ve Eurybie’yi meydana getirir. Hesiodos’tan gayrı kaynaklarda adı geçen Nereus’tan deniz varlıklarını meydana getirir. ama Gaia’nın öbür çocukları da aralarında birleşerek yersel ve göksel birçok varlıkların doğmasını sağlarlar: Bunların kimisi yıldız, yel ve gökkuşağı gibi görülen varlıklardır, kimisi de evrenin mitolojik yorumunun yarattığı simgesel tanrılardır.

Gaia Uranos’un devrilmesini sağladı gibi, tahta çıkardığı oğlu Kronos’un da devrilmesini sağlar. Çünkü Kronos babası Uranos gibi zorbaca davranır ve çocuklarını çocuklarını doğar doğmaz yutar. Karısı Rheia Zeus’a gebe kalınca Gaia ile Uranos’tan doğuracağı çocuğu kurtarma çarelerini sorar. Bu kez de Gaia kızına kaderi bildirmekle kalmaz. Kader Uranos’un oğluna yenildiği gibi, Kronos’un da Zeus eliyle devrilmesidir. Kronos’u aldatmak çarelerini de gösterir ve Zeus’un Girit’te bir mağarada gizlice doğmasını sağlar, Kronos’a da bir taş yutturulur (Kronos, Zeus). Gaia birinci kuşak devrimini hazırladıktan sonra, ikinci kuşak devrimini de yürütür: Zeus’a ne yoldan egemenliği elde edebileceğini o öğretir; çare Kronos kuşağından Titan’ları yenmek için Kyklop’ları ve Hekatonkheir’leri kurtarıp yardıma çağırmaktır. Zeus Gaia’nın yaparak devlere karşı savaşı gerçekleştirir ve Titan’ları devirerek dünya egemenliğini ele geçirir.

Gaia son olarak Tartaros’la birlikte Typhon’u doğurur. Başka Theogonia’lara göre Tartaros’tan Ekhidna adlı bir kızı olmuşve Poseidon’la da birleşerek Antanios devini doğurmuş. Genellikle devler, azmanlar, canavarlar hep Gaia’dan doğma sayılır.

Zamanla Gaia’nın mythos’ta yeri ve önemi değişmiş, kozmik nitelikteli Ana Toprak, dinde daha belirli birer tanrıça olarak görülen, bir yandan Demeter, öte yandan Kybele gibi toprak ve bereket tanrıçalarına yer vermiştir. Gaia böylece daha kişisel ve insansal tanrıçalarla ya birleşmiş, ya da kozmik öge olarak felsefe alanına girmiştir. Gaia Yunanistan’da birçok kehanet merkezlerinin esinleyicisi sayılır, örneğin Delphoi’ye Apollon’dan çok daha önce yerleşmiş bilinir.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.