Kitapsız Yaşamayın

 Kitap okumayı sever misiniz? İçinizden bazılarının gülümseyerek “evet” dediğini duyar gibiyim:) Diğer bir yandan ise “hayır” diyenler de yok değiller sanki.Gelin hep birlikte bu iki farklı sesin nereden ne niçin geldiğine bakalım,daha sonra fikrini değiştirip değiştirmediklerini soralım.

 Hepimizin bildiği fakat birçok insan tarafından pek de önem arz etmeyen bir mevzuya değinmek isterim;ülkemizde kitap okuyan insan sayısının diğer ülkelere göre daha az olması mevzusu.Ben bu konuyu sürekli kendime dert edinmiş biri olarak önce kendime soruyorum ne sıklıkla kitap okuyorsun diye.Bu yüzden hemen hemen her gün kitap okumaya çalışıyorum.İsterim ki ülkemizin yaşlısı genci,memuru işçisi,öğretmeni öğrencisi herkes bol bol kitap okusun ve kitapları tartışsın.Zihinlerini boş ve gereksiz tartışmalardan ziyade kitaplarla besleseler ne güzel olmaz mı?

 Kitap okumayı sevmeyenler kendilerince her zaman bir bahane bulmuşlardır.Ya kitabın konusunu beğenmezler,ya boş vakitlerinin olmadığı yalanını söylerler ya da ve çoğunluka kitabın sayfa sayısından şikayet ederler.Üşengeç olduklarını dile getirmeye çekinirler.

 Aslında kitap okumak işlerine gelmez,çünkü biz işimize geleni yapmayı severiz:) Yoksa bir köşeye geçip kitap sayfalarını çevirmek çok zor bir iş olmasa gerek.Peki kitapları neden ve nasıl okumamız gerektiği hakkında yeterince bilgi sahibi miyiz?Bence değiliz.

 Kitapları dinlenmek için değil yorulmak için okumamız gerektiğini düşünenlerdenim.Fiziksel yorgunluğun insan bedeni üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğunu siz de biliyorsunuzdur elbette.Peki hiç zihninizin yorgun olduğu zamanı hatırlıyor musunuz?Cevabınız hayırsa ne yazık ki beyninizi çok çalıştırmamışsınız demektir.Zihnimiz boşsa bu bizim için gerçekten çok kötü bir şeydir.Kitap okumak sizi zihinsel olarak yorar,beyninizin her kıvrımındaki hücreleri harekete geçirir.Düzenli olarak her gün kitap okumak insanı motive eder,birbirinden farklı onlarca fikirleri aklınıza getirir.

 Bir şey itiraf edecek olursam ben de seneler önce kitap okumanın hiçbir işe yaramadığını ve çok sıkıcı bir şey olduğunu düşünürdüm.Çünkü o zamanki aklım bana oyun oynamanın daha cazip olduğunu söylerdi.Fakat daha sonraları özellikle liseye başladığımda çok ilginç bir şekilde hevesli hevesli kitap okumaya başladım.Şunun farkına vardım ki etrafımda birçok insan kitap okuyordu.E tabii ben de doğal olarak onlardan etkilenmişim.Eğer siz de çevrenizi kitap okuyan insanlarla donatırsanız inanılmaz bir şekilde kitap okuma isteğinizin geldiğini fark edeceksiniz.

 Yanlış hatırlamıyorsam lisede bitirdiğim ilk kitap Kürk Mantolu Madonna’ydı.O kadar çok beğenmiştim ki eve gidince kardeşlerime de okumaları için ısrar etmiştim:) Herkes gibi ben de çok duygulanmıştım,Raif Efendi’ye çok üzülmüştüm.Ve o zaman anlamıştım ki kitaplar sadece zihne değil kalbe de iyi geliyordu.

 İçinizde hâlâ kitap okumanın çok sıkıcı olduğunu düşünenler vardır belki de.Onlara birkaç şey söylemek istiyorum.İlk önce içinizdeki ön yargıyı ortadan kaldırmaya çalışmalısınız.Einstein’in sözünü birçoğunuz hatırlamışsınızdır.Yani kitaplara hemen ön yargıyla yaklaşmayın.Kitabı okumaya başlamadan önce içinizden şu soruları sorun kendinize: Bu kitap acaba bana ne anlatacak?Benim hangi duygularıma hitap edecek?Beni güldürecek mi,ağlatacak mı?Yoksa yemek yerken bile aklımı kurcalayacak bir şey mi söyleyecek?Bunun gibi soruları -siz kendiniz başka sorular da belirleyebilirsiniz tabii- sorduğunuzda beyin otomatik olarak bir cevap bulmaya çalışacağı için kitabı büyük merakla okuyacaksınızdır kesinlikle.

 Kitap okumaya başladıktan bir süre sonra cümlelerinizde acayip bir şekilde değişiklik fark edeceksiniz,arkadaşınızla konuşurken kendinizden daha emin bir şekilde bahsedeceksiniz ve konuşacak birçok şey bulacaksınız.Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.Daha önce aklınıza hiç gelmeyen bir sürü fikir gelecektir.Ben mesela okudukça ne kadar çok şey bilmediğimi fark ettim.Sokrates’in dediği gibi bildiğim tek şey;hiçbir şey bilmediğimdir.Bu söz o kadar doğru ki insan okudukça ne kadar cahil olduğunun farkına varıyor gerçekten.

Kitaplar bize çok şey öğretir,yeter ki biz öğrenmek için çaba gösterelim.Gereksiz tartışmalara girmek yerine Edebiyat,Psikoloji,Felsefe gibi bilimleri tartışalım.Kendimize bir şeyler katmaya çalışalım.Kendimizi tanıyalım velhasıl tanıdıkça başka kitapları da tanımaya gayret gösterelim.Kitaplarla kalın,kitaplarla yaşayın…

 

okur

Yazar: Semir

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.