Salon Köşelerinde-Safveti Ziya

            Bugün sizlere Safveti Ziya’nın ilk romanı olan Salon Köşelerin’den bahsedeceğim. 1898’de Servet-i Fünun dergisinde sansürlenerek tefrika edilmiştir. 1912’de sansürlenmiş bölümlerde eklenerek kitap olarak yayınlanmıştır ve Batılılaşmayı anlatır. Kitabı yaklaşık 2-3 saat önce bitirdim.Çok keyif aldığım bir okuma oldu.Benim elimde olan kitap günümüz Türkçesiyle yazılmamıştı ve kitapta bilinmeyen kelimeler vardı ama aşırı derecede olmadığı için ben zorlanmadan okudum.Fakat internetten yorumları incelediğimde kitabın ağır olduğunu ve okunmakta zorluk çekildiğini yazmışlardı.Tabii ki herkesin düşüncesi farklı olabilir lakin bilinmeyen kelimeleri az çok cümleden çıkartabiliyorsunuz.Elinizde günümüz Türkçesiyle olan bir basım varsa her yaştan insan okuyabilir eğer yoksa lise ya da üniversite çağında okunabilir olduğunu düşünüyorum.

    Çok  spoiler vermeden biraz konusundan bahsedeyim.Şekip Bey’in bir İngiliz kızına -Miss Lydia’ya-olan aşkını anlatır.Şekip Bey’in bir baloya katılıp orada Miss Lydia ile tanışıp vals yapmasıyla başlayıp ve bir süre sonra aralarında bir yakınlık oluşur. Fakat Miss Lydia ülkesini çok sevmektedir ve bazı zamanlar İngiltere de bazı zamanlar İstanbul da kalır ve bu,ikilinin aşkını daha da körükler.Birbirlerini kıskandırmalar başlar.Biraz da ana karakterleri anlatayım.Şekip Bey eğitimli,kültürlü,medeni,iyi vals yapan,çok iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilen aynı zamanda komik ve milliyetçi bir beyefendidir.Ülkesini sever.Miss Lydia ya gelirsek vatanperper bir  İngilizdir.Yine o da eğitimli ve kitap okuyan bir insandır fakat Türklere karşı bir ön yargısı vardır.Bunu kitabın bazı bölümlerinde de Şekip Bey’in hiç Avrupa görmediğini yüzüne vurduğunu görürüz.Kitabın geçtiği dönem Batılılaşmanın olduğu bir dönemdir ve Osmanlı da bu akımı yakalamaya çalışmaktadır.

   Yazardan bahsedersek bir katip ve çok fazla kitap okuduğunu anlayabiliyoruz.Alıntılarından ve tespitlerinden gerekse endamlı sözlerinden dolu dolu bir okuma sunmuş.Kitabın ilk ve son kısmı akıcı fakat ortalarında biraz koptum.Son olarak kitaptan beğendiğim birkaç tane alıntı paylaşacağım.

  Mutsuz olanlar onu arzu eden onu arayanlardır … 

Bazı kadınlar görüldüğü dakikadan itibaren sevilirler,; çünkü bazı kadınlar bazı erkekler tarafından çıldırasıya sevilmek için yaratılmışlardır.

“Örneğin siz biraz önce kalbimi alaycı kamçılarınız altında kanattınız. Yine de bu davranışınız bana ne kadar hoş geldi bir bilseniz…”

       Alıntıları aldığım yer:1000kitap.com

okur

Yazar: 101yazar

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.