Büsbütün Kazandım

Gri siyah bulutlar gibi bir arkadaşlık ilişkisinden beyaz bulutlar ve mavi gökyüzüne ulaşan noktaya ilerlemek insana bir maddenin verdiği hazdan çok daha fazlasını verdiği görülmektedir. Şimdi ki rotamız ise diğer kurulan hayaller. Bu hayalleri kurarken bile nerede kuracağın hayalinide düşünüyor insan mesela yağmurun altında bir bankta elinde sigara yahut patlamış bir yangın musluğun yanında.. daha mı daraltmak istedik çimleri sulayan fiskiyelerin altında veya .. tamam tamam bu kadar yeter bence de. Kısaca  giden dostlar geri döndü bugün ve içimde bir sevinç, çoşkunluk hüküm sürmekte. Bir kez daha görülüyor ki imkansız dediğimiz şeyler aslında kendi içimizde büyütülen şey imiş ve bunu herkes gibi bilsek bile o kadar çok büyüttüğümüz için artık o bize geçilmez bir everest oluyor…  bu everesti de arkadaşlarımızın bize öğüt verdikleri telkin davranışlardır çünkü biz anca uludağ yaparız neden ve nasıl everest oluşturalım demi?    

Güzel çocuklar olduk, şimdi ise erişkinliğe adım attık, pişman olduk, gururlu olduk fakat mutlu da olduk. Yapılan yapıldı ve yanlış bilmiyorsam daha zaman makinesi icat edilmedi bu yüzden önümüze bakmak her zaman en iyisi olacaktır ama geçmişten ders çıkararak tabi kii..  Gece kondularımız yıkıldıysa ne olmuş delikanlı kişileriz gecekondu yerine yeni şehir oluştururuz. gecekondulara mı ağlayalım ve zaten bulutlar kendi aralarında ağlayıp bizi ıslatmıyorlar mı? bırakın onların görevi olsun. Ne demiş Turgut UYAR ”Ezildik gerçi ama horlanamadık bunu hatırlarsın”  durum bu yani. bu kadar(cık).                                                                                                        

Eve mutlu döndüğümü söylemiş miydim?

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.