BİR HAYAT HİKAYESİ

Merhaba arkadaşlar ,   bu benim ilk yazım ve  size biraz kendimden bahsedeceğim .

Ben 17 yaşındayım ve doğduğum gün  hayata 1-0 geride başladım . Hemen şuraya bir not düşeyim ben bu anlatacaklarımı  tam 13 yaşında öğrendim. 13 yaşına kadar normal bir aile olduğumuzu sanıyordum .Ocak doğumluyum annemi aynı yılın ekim ayı kaybettim yani annemi nerdeyse tanımıyorum .Rüyalarımda görecek kadar bile tanımıyorum  Bu nedenle o güzeller güzeli , elleri öpülesi annelerinizin  kıymetini bilin. Ben iki yaşındayken babam yeni bir kadınla evleniyor ve o kadın ilk evliliğinden olan çocuğunu  boşandıktan sonra babasının evine dönerken babası torununu istemiyor ve o çocukla eve gelme diyor o üç aylık bebeği babasına bırakıyor. Ne kadar üzücü bir şey annenin bebeğini bırakması o kızda bence 1-0 geride başladı hayata. Biz üç kardeştik aynı babadan üç kardeş iki küçük kız kardeşim var  ve ikisini de her şeyden çok seviyorum.   Şimdi nasıl öğrendiğime gelelim  bu biraz acı benim için…

      Hep düşünüyordum neden iki tane anneannem var neden, annemin ismi kimliğimde farklı ve o kadar çok soru sormaya başladım ki anneannemler dayanamayıp söyledi. Tam olarak şöyle oldu. Ben üç ay yaz tatillerinde  hep anneanneme gider orda kalırdım. Bir gün aynanın kenarına sıkıştırılmış bir fotoğraf gördüm ve anneanneme bunun kim olduğunu sordum oda teyzenin en yakın arkadaşı diye cevap verdi. Ertesi gün teyzemler anneanneme geldiğinde aynı soruyu teyzeme sordum ve teyzemden tanımıyorum diye  bir cevap aldım. Kafam gittikçe  karışıyordu acaba teyzemle annem neden aynı yaşta , annem niye hiç annesini görmeye gelmiyor , teyzemle annem niye hiç görüşmüyor , küçük  dayım  ve annem çok iyi anlaşırken teyzem niye diğer dayımla hiç konuşmuyor bunların hepsini düşünürken soru sormaya devam ediyordum. Ama inanın ki ben anneannemlerden ve babaannemlerden eve gitmek istemiyordum . Bir gün anneannem ve teyzemler beni evden alıp gezmeye götürmüşlerdi evin önüne geldiğimizde kapının demirlerine tutunup eve gitmeyeceğim diye yalvarıyordum fakat bir Allah’ın kulu bu çocuk niye bu kadar eve gitmek istemiyor acaba bu kadın buna ne yapıyor diye sormadı. Bende 10 -11 yaşlarındayım ve o kadını öz annem olarak bildiğim için evde yaşanan hiç bir şeyi hiç kimseye anlatmıyorum annemde döver de severde  misali kimseye bir şeyden bahsetmiyorum. Yine bir gün  anneannemler tarafından çok yakın birinin düğünü var ve gelip beni evden aldılar. Çok mutluyum  güzel elbisemi giymişim süslenmişim  anneannem ve teyzem kolumda bir morluk fark etti . Doğal olarak  buraya ne oldu diye sordular ve benim cevabım kapıya sıkıştı oldu. Boğazıma düğümlendi sanki  tüm kelimeler sadece kapıya sıkıştı diyebildim . Yine bir yaz tatili anneannemlerdeyim ve o mahallenin çocuklarıyla bisiklet sürüyoruz . Dinlenmek için ve su içmek için camiye  oturduk ve caminin hocası yanımıza geldi. İşte soruyor sen kimin kızısın sen kimin oğlusun sıra bana geldi ve bende dedim ki şunun şunun torunu şunun kızıyım  dedim. Hocanın cevabı  Allah Allah onun öyle bir kızımı vardı onun adı şu değil miydi dedi. Bende dedim ki hayır benim annemin adı bu. Sonra arkadaşım gidip kulağına bir şey söyledi ve hoca hııı hatırladım diye tepki verdi bana ve sonra kalkıp gittik. Ertesi gün evde çizgi filim izliyorum .Dedem ve anneannem bir anda yanıma gelip televizyonu kapatmamı ve oturmamı söylediler bende öyle yaptım. Biz sana  bir şey söyleyeceğiz dediler .  O gün  kadın senin öz annen değil senin annen öldü dendi bana. Cevap veremedim tepki veremedim ağlayamadım bile ben hep en fazla ayrılmışlardır ve annemi bulucam kafasındaydım . 13 yaşındayım ve bu bana çok ağır gelmişti sanki omuzlarıma çok büyük bir yük binmişti kalkamıcam sandım altından. Bana o gün dendi ki babana sakın bildiğini belli etme baban bize eğer söylerseniz yüzünü göremezsiniz dediği için biz sana söyleyemedik. Baban hep ben psikolog ile söyliyeceğimcem siz sakın söylemeyin dedi  ama sen çok soru sorduğun için biz daha fazla yalan söylemeye dayanmadık dediler. Onlar ağlıyordu ama ben tepkisiz bi şekilde bir yere odaklanıp oraya bakakalmıştım. Beni mezarlığa götürdüler ve yine ağlayamadım sesim dahi çıkmadı çıkamadı aslında konuşsam konuşucam ama konuşamıyorum düğümlendi sanki ağzım. O gün öyle geçti.

                 Evet arkadaşlar bir kusurum olsaydı affedin .Bu kadar değil tabi ki hikayelerim var ama şimdilik bu kadar yeter sanırım okuduğunuz için teşekkür ederim. 

okur

Yazar: AYÇA

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.