Sözlerimizin Değeri

Küçükken keşfetme merakı ve yeni ortamlara girme isteği daha çoktur. Çocuklarımız bir oyuncak veya bir şeker gördüğünde onu hemen denemek isterler ya da bir sebze yemeği gördüklerinde yemekten kaçınırlar. Peki, biz bu durumda ne yaparız? Genellikle sağlıklı olanı yedirir, oyuncak pahalıysa çeşitli bahanelerle onu oradan uzaklaştırırız. Bu yaptığımız bir bakımdan doğru olsa da, bir bakımdan da yanlıştır aslında.

Büyüdükçe anlamak istemediğim tek şey neden küçükken yetişkinlerinde bir zamanlar benim gibi olmasına rağmen neden beni anlamak istemedikleriydi. Aslında iyiliğimizi düşünerek başvurdukları yalanlar ve bahaneleri, çocuk aklımla ayırt edemesem de o zamanlar isteklerimin bir değeri olmadığını düşünmediğim gerçeğini de değiştirmedi. Elbet bunu şımartmak olarak düşünmemek lazım… Bir çocuğun fikirlerine değer vermekle, her ağladığında her isteğinde evet yanıtı almasının asla aynı olduğunu düşünmüyorum.

Mesela bu hastalık döneminde dışarı çıkmak isteyen çocuklarımızı ele alalım. Çocuklar, elbet dışarı çıkmak isteyecektir ama belki de ebeveyn olarak siz istemediniz ve yarın için söz vererek bu talebini reddettiniz diyelim. Yarın oldu ve siz yine de çıkmak istemiyorsunuz ve buna bahane olarak çok yorgun olduğunuzu belirterek sonraki gün isteğini yerine getireceğinizi söylediniz. Şimdi bir çocuk olarak düşüneceği tek şey söz verdiğin için kursağında kalan heyecanı olacaktır.

Başka bir örnek ele alalım. Krep yaptınız ve kızınıza veya oğlunuza yemek isteyip istemediğini sordunuz. Belki de sormadınız. Çocuğunuz istemediğini söyledi. Siz cevap olarak muhtemelen ye bir tane ne olacak olacaktır değil mi?

Genelde bu böyle işler ama bir çocuk saygı görmek isteyebilir. Bu yazım çocuğunu düzgün yetiştirmek isteyen anne ve babalara. Elbet bunu çok ince düşünmeye gerek yok, çocuk onlar. İki ağlar, sonra unuturlar olarak düşünebilirsiniz ama çocukken yaşadıklarımız şu anki sizi yaratır, bunu unutmamak lazım.

Bir çocuk dediği hayır cevabına karşılık evet yanıtına zorlanırsa, ileride birine hayır derken zorlanabilir veya her şeye hayır deme ihtiyacı hissedebilir. Bu küçük sorun görmediğiniz sözler, ileride size daha büyük bir sorun olarak yansıyabilir. Bu yazım bunu yapmakta ama fark etmemekte olan ebeveynlere olsun istedim. Belki bunu okuyan bir genç de aynısını bana da yapmışlardı diyebilir.

Sonuç olarak diyeceğim tek şey şu: Dünyaya getirdiğiniz her bebeği, bir birey olacağını ve onların da kendine ait fikirleri olacağını bilerek, saygı duyarak yetiştirin ki onlar da çevrelerine saygılarını eksik etmesin. Büyükler hep der ya “Dediğimi yap, yaptığımı yapma.” Bunu demeyin ve siz de geç olmadan kendinizi değiştirebileceğinizi bilin. Değişmek zor değil, egoyu kırmak zor ama sen bir şeyleri değiştirmezsen, bir başkasından hiç beklememelisin.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum