Bilinçlenmeliyiz!

Bilinçlenmeliyiz!

SAHTE ALTIN OYUNU
Günümüzde artık dolandırıcılık olayları öyle çok artış göstermekteki artık bu duruma dur deme vakti ve halk olarak bilinçlenme vakti. Eskilerden beri sürekli yaşanılan ve halen günümüzde ise nadir görülen sahte altın oyununu hemen hemen herkes biliyor. Akşam saatlerinde bir kişi kapalı olan bir kuyumcunun önünde sahte altınlar ile bekler ve geçenlerden yardım ister. Ona yardım etmek isteyen kişi veya kişilere karım çok hasta ve hiç nakit param yok ve kuyumcu’da kapalı maalesef elimdeki altınları bozduramıyorum der ve hemen karşı tarafın ilgini çekmeye başlar. Daha sonra sahte altınları satmaya çalışan adamın yancısı gelir ve ne kadar diye sorar. Altınların değerinin çok altında ucuz bir fiyat duyunca çok ucuz olduğunu söyleyip satın almaya çalışır.  Karşı taraf ise bu seneryo’ya her zaman kanar ve o yancıdan önce davranıp sahte altınları pisi pisine alır. Bu ve buna benzer durumlar maalesef’ki her zaman büyük para kayıpları ile sonuçlanıyor. 
NELER YAPABİLİRİZ?

Peki neden hep kandırılıyoruz veya kanıyoruz?  Soru çok basit. Lakin cevaplarda ortak bir noktaya ulaşmak oldukça zor. Bu tür dolandırıcılık olaylarına farklı bir boyut kazandıran ve daha büyük miktarlarda para kaybı sağlamış çiftlik bank olayı son zamanların en çok dikkat çeken konusu. Henüz küçük yaştaki mehmet aydın’ın bu oyunu bazı insanlar için büyük ve kötü izler bıraktı. İlk başkarda kazandırıp daha sonrası işler daha büyük miktarda paraya dökülünce paranın hepsini alıp yurt dışına kaçan bir insandan bahsediyoruz. Peki bizler bu insanların nesine güvendik? Gerçekte tam anlamıyla var olmayan çiftliğine’mi yoksa bizzat mehmet aydın’a mı? Bu soruda diğer sormuş olduğum sorular kadar oldukça basit. İlk başlarda kazandırmış yani yemlemiş. Bu oyunu oynayan herkesin güvenini kazanıp kullanıcıların daha büyük oynamalarını sağlamış. Sonuç olarak dahice düzenlenmiş bir dolandırıcılık vakası. Bütün bu olaylardan sonra zarar’a uğrayan kişilerin devlet’e sığınması da son çare. Gelin görün ki iş işten çoktan geçmiş. İnternet dolandırılıcığı, telefon dolandırılıcığı gibi bir çok dolandırıcılık olaylarında devletin defalarca uyarı yapmasına rağmen halen inanan ve tuzaklarına düşen insanların sayısı maalesef’ki oldukça fazla. Peki dolandırıcılık ile nasıl baş edebiliriz? Karşılaştığımız bu tür şeylerin en ince ayrıntısına kadar araştırma yapmalı ve şüphe duyduğumuz takdirde polis ile irtibat’a geçmekte son derece fayda var. Bilinçlenmeli ve daha’da dikkatli adımlar atmamız dileğiyle bir sonraki köşe yazımda görüşmek üzere.

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir