Askeri okul eğitiminde psikolojik gözlemlerim ve yanlış bulduklarım

Türkiye kendini sosyal,laik,demokratik ve hukuk devleti olarak tanımlıyor.Anayasa’da bu şekilde belirtilmiş zaten. Ama bu ülkede askerin kendini başka kefeye koyma ve ülke yönetme hayali hiç bitmiyor. Gelişmekte olan ülkelerden biri olmamıza rağmen tarih tam 2 askeri darbe gördük.Haklı,haksız veya gerekli gereksiz diye girmeyeceğim. Sadece olanı söylüyorum.Onun haricinde hükümetler kötü giderken,sosyal bir takım sorunlar belirirken de askerin çok kez mıhtıra yayınlayıp mesaj verdiğini biliyoruz.Kabul edelim askerler kendilerini daha özel ve ayrıcalıklı bir sınıfa koyarlar.Bu vatanda daha çok söz hakkı olduğunu düşünenlerin sayısı bir hayli fazladır.Peki yetişme tarzı da buna müsait bir ortam mı? Askeri okul ortamında yetişen çocuklara aşılanan hissiyatlar, psikolojik mesajlar neler? Çok kez askeri okul mülakatlarına katılan ve kısa bir dönem Harp okulu bünyesinde okuyan ben,bugün askeri okulda kaldığım sürece yaptığım gözlemleri ve yanlış bulduklarımı anlatıcam.

Bir kere ya biz askere zaten gittik falan demeyin.Siz askerde hadi 12 ay geçirmişsinizdir. Size verilen zaman geçirme görevlerini yerine getirmişsinizdir. Burada ise 5 yıl boyunca askerlik mesleği kişilerin içine işleniyor.18-19 yaşlarında gençlere yapılıyor bu. Normal askerlik ile ilgisi yok diyebilirim yani. Öncelikle okula zaten ilk girdiğiniz andan itibaren bir disiplin füryası başlıyo. Askerlik ve disiplin çok bağdaşmış kelimeler ama ben korkudan yapılan yapmacık disipline hep karşıydım. Askeri okulda çocuklara çok düşünmemeyi de öğretiyorlar. Verilen bir emir veya söylemin mantıklı olup olmaması da pek önemli değil. Koşulsuz,şartsız bir itaat sistemi var. Ben buna da katılmıyorum. Sonsuz itaat sistemi yaratıp,feto darbe girişinde erlere,astlara niye emirlere uydunuz diye ceza veremezsiniz. Çünkü 5 yıl boyunca bu mantıkla yetişiyor öğrenciler. Komutanları onları için artık bir bireyden çok robota dönüşüyor. İtaat,az düşünme ve disiplinli bir süreç başlıyor. Devamında gözlemlediğim eğitmek için otoriterliğin kullanılması.Disiplini sadece bağırarak yaratamassınız.İyi bir rol model veya lider olarak da sevgi ve saygı görmek mümkündür. Ama durup dururken bile ceza yemek askeri okula yeni başlasan bile oldukça normal orada. İlk günden bir korku aşılanması ile disiplin sağlanmaya çalışılıyor.Gereksiz cezalar,azarlar , aşağılamalar… 

Askeri ortam farklıdır doğrudur. Orada disiplin gerekir. Sertlik olacaktır.İnsanımızın görüşü de bu yöndedir.Hepsine katılıyorum. Ama düşündürmemeye dayalı,korkuyla başlayan bir disiplin anlayışının 18-19 yaşlarında olan öğrencilerin gelecek psikolojilerine ağır zararlar vereceği düşüncesindeyim.Bu zararların hem kendilerine hem de kuracakları ailelere olma ihtimali çok yüksek. Ayrıca itaat modeli ile 5 yıl okuyan ve sonsuz bir bağ ile askeriye bağlanan kişilerin de ülkeye zarar verme ihtimali yüksek. Yanlış komutanların emirlerine itaat ederek yanlış işler yapabilirler. Düşünme kabiliyetini kaybetmiş askerin iyi veya kötü emri ayırt edemeyecek olması, bize 2016 darbe girişimine sürükleyebilir. Kendisi hep aşağılandığı için kendisi de astlarını aşağılamayı öğrenen, korktuğu için korkutmayı tercih eden bir komutan yetişebilir. Bir yanlış veya psikolojisi yerinde olmayan komutanın da kendine ve ülkeye ne gibi zararlar verebileceğini şahidiz. 

Askeri okul böyle işte.Çok kutsal ve saygı değer bir meslek tabi ki.Ama her karakter yapısına da uymayan ve uymayacak olan bir meslek ve okul olduğu aşikar. Herkes askerlik görevini 6 ay yapabilir  bunda hiçbir sıkıntı yoktur. Ama 5 yıl kapalı bir alanda yetişmek ve 40 yıl hizmet etmek kolay bir mesele değildir. Psikolojik ve sosyolojik etkileri çok fazladır.

 Özetle; askeri okul yoğun ve bazen gereksiz disiplini getiren, sorgulamayı ve düşünmeyi kenara itip bağlanmayı isteyen , hangi iktidar olursa olsun iktidarı devlet sanıp iktidarı da sonsuz övmeyi yeğleyen bir  okul türü. Eğer daha düşünen,sorgulayan, bir yerlere bağlanamayan ve eyvallahı olmayan kişilerseniz tercih etmenizi esefle kınıyorum… 

yazar

Yazar: Emirhanİzm

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.