UMUT

İnsanı hayatta tutan tek şey umut. O kadar önemli ki gelin size açıklayayım…

Umuyoruz. Çünkü bir şeylerin daha iyi olacağını hayal ediyoruz.

Diyelim ki;

  • Gelecekte daha iyi bir kariyer hayal ediyoruz. Umuyoruz. Bu hayal, bizi işimizde daha çok çalışmaya teşvik ediyor.
  • Evli ve mutlu olacağımızı hayal ediyoruz. Daha doğrusu umuyoruz. Bu hayal bizim ilişkilerimizi etkiliyor.
  • Sağlıklı bir gelecekte yaşamayı hayal ediyoruz. Umut ediyoruz. Bu yüzden beslenmemize daha fazla dikkat edip spor yapmaya yöneliyoruz.
  • İlerleyen yıllarda toplumsal refaha ulaşacağımızı hayal ediyoruz. Bu umut bizi yatırım yapmaya yönlendiriyor.

Bu konuda birçok örnek yazabilirim. Hepimizin birçok umudu var. Ancak umut dediğimiz şey sadece hayalden ibaret. Elle tutulur bir şey değil. Sadece aklımızla gelecekte öyle olacağını düşünüp mutlu oluyoruz. Ancak belki de tam tersi olacak. Biliyor muyuz? Hayır. İnsanız ve belki de bizim için en büyük zaaf ve en büyük lütuf, umudumuzun olması. Çünkü umudumuzun olması demek, geleceğe olumlu bakmamız anlamına geliyor.

Peki bir insandan umudu alırsak geriye ne kalıyor? Aslında hiçbir şey. İnsanı depresyona sürekleyen şey de umudumuzu yitirmek. Çünkü umudumuz yoksa gelecek tam bir kaostan ibaret. Beraberinde endişe ve korku geliyor. Aslında depresyon realisttir. Gelecek hakkında hayal kurmanın aptallık olduğunu savunur. Bir bakıma da doğrudur ama biz insanız. Biz hayaller dünyasında yaşıyoruz. Eğer sadece materyalist ve realist varlıklar arıyorsanız robotlar işinizi görecektir. Biz insanız, biz hem var hem yokuz. Biz hem kusurlu hem de kusursuz varlıklarız. Biz soluk renkleriz.

Diyeceğim o ki, umudun özünde hayal var. Bir insanı hayal kırıklığına uğratmak, o insanı öldürmek demek. Kendi saf ve güzel dünyasında geleceğe umutlarla bakan bir insan düşünün. Gayet mutlu ve huzurlu. Ancak biri geliyor ve ona hayallerinin aptalca olduğunu ve gerçekleşmesinin imkansız olduğunu söylüyor. Sonra umutlarla dolu arkadaşımız düşünüyor ve haklı buluyor. Çünkü söylediği şeyler gayet mantıklı. Ondaki hayal kırıklığını düşünebilir misiniz? İnandığı her şey anında yıkılacaktır. Aniden bir depresyon havasına girecektir. Sonra o da başkalarının umutlarını söndürecektir. İşte bu yüzden depresyon toplumda hızla yayılır.

Günümüzün ekonomik koşulları geleceğe olan umudumuzu yitirmemize neden oluyor. Ardından gelen endişe ve korkuyla toplumsal depresyon baş gösteriyor. Yapmayalım arkadaşlar, yapmayalım. Evet hayallerimiz belki çok saçma ve gülünç. Hatta gerçekleşmesi imkansız olabilir. Aklımızı o kadar da güvenmeyelim. Biraz olsun kalbimizin ne dediğine bakalım. Bırakın bizi, istediğimiz gibi hayal kuralım. Umudumuzu  yitirmeyelim ve en önemlisi kimseyi hayal kırıklığına uğratmayalım. Bırakın insanlar, istedikleri gibi hayal kursun ve istediği şeye inansın.

Eğer bu yazıda her şeyi unutup bir tek şeyi hatırlamak isterseniz, sadece şunu söyleyebilirim. Bir insanı hayal kırıklığına uğratmak, onu öldürmek demek. Çünkü umudu (hayalleri) olmayan insan, dünyada yaşamayı gereksiz bulacaktır.

Bizi dünyada tutan tek şey umudumuz.

Yitirmeyelim, yitittirmeyelim.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.