Zeynep'ten tavsiye köşesi

Bir gül kadar güzel ol ama dikeni kadar zalim olma karşındaki insana öyle bir söz söyleki ya yaşat ya öldür sakın yaralı bırakma Kaf Dağı kadar yüksekte olsanda kefene sığacak kadar küçüksün unutma her şeyin Bir hesabı vardır üzdüğün kadar üzülürsün sevilmeye layık olmayanı hatırlayarak onu değerli etme otunu suyunu bilmediğin gönüllerde koyun gütme yoksa kaçıracağım keçilere çobanlık yaparsın  sığ suları en hafi rüzgarlar bile coşturabiliyor derin denizleri ise ancak derin sevdalar anladım ki derin ve esrarengiz olan her şey susuyor yani Susan her şey derin ve heybetli dir diyorlar ki dost acı söyler acıyı söyleyene dostu denilmez seni sevmeyen acı söyler dostun sana söyleyeceği acı dahi olsa senin canını acıtmayacak şekilde tatlı dille söyler ilim üç şeydir zikreden değil şükreden kalp sabreden beden insanoğlunun edepten nasibi yoksa hiçbir şey değildir insan ve hayvanı ayıran özellik edeptir sevdiğimizi diriliştir man’in yola ayak taze iken itiraf ve ifade etmektir sözler hakikat değildir ağızdan çıkan seslerdir hakikati öğrenmenin yolu yaşamaktır yolun sonunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir sen sadece nereye adım atacağına dikkat et çünkü onunla hükümlüsü gerisi zaten gelir sabretmek durup beklemek değil ileri görüşlü olmak demektir sabır nedir dikene bakıp gülü geceye bakıp gündüzün geleceğini bilmektir çünkü bilinkki   gökteki ayın hilal’den dolunaya varması zaman gerektirir hayata tepeden bakarsan insanların sadece tepesini  görürsün hayatta daima insanlarla aynı mesafeden bak o zaman hem  yüzünü  hem kalbini görürsün 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.