Yataktan Bi’ Kalkabilsem Neler Yapacağım Da, İşte…. #ÇYL

#ÇokYalnızımLan serisi ile adı üstünde saçmalayacağız gari, okuyuverin bari ツ,

Fotoğraf; hayatın ‘gerçekler’ değil, ‘hayaller’ bölümünden. ツ

HAFTA SONU OLABİLİTESİ OLMAYAN PLANI

*Kış Mevsimi Versiyonu:

Sabah 07.00de uyanacağım. Şöyle bir gerinip, esneyip, zıplayıp hemen kalkamayacağım, çünkü yatak sıcacık. Saat de çok erken mi ne? Neyse, çayı koyup, duşa gireceğim. Yok, kahve içemiyorum. Ben çaycıyım! İvit. Yaz – Kış, fark etmez, içerim sıcak sıcak. (Bir de çorbada fark etmez mevsim, her türlü içerim ıscak ıscak. Çorba olunca ıscak oluyo. ツ)Sonra… Mis gibi sıcak bi duş… Ay yazın bile sıcakla yıkanan ben, kaynıyor fokurduyorum resmen! Hayret yani?! Üşenip sıkmadığım portakalların buzdolabında sularının kendiliğinden çekilmesini beklediğim için, hazır sıkılmış meyve suyumu içeceğim. Kahvaltı eşliğinde günlük gazeteye göz gezdireceğim, (Gaste seviyom ben, öyle hışır hışır edip elimi boyayacak siyah siyah. ) TV’lerdeki abuk sabah programları eşliğinde mızmızlanacağım… Keyif dakikalarından sonra çıkıp yakındaki markete gideceğim öğle ve akşam yemeklerimin eksik malzemelerini almak üzere… ( Aylık alışveriş yapıyom genelde ama bu sefer ayarlayamamışım dozunu, bitti be ya hemencik. ) Eve dönüp, yürüyüşe çıkacağım iki adımlık mesafedeki yerde; yürüyüş bandında! Patır patır bir saatliğine sporumu yapacağım. Tekrar mini bir duş ve pc başı mesaisi yapacağım yarım saat. E, maillere ota boka bakmadan olmaz. Öğlen, bir güzel özene bezene hazırlayıp yediğim lezzetli yemekten sonra, yine demlediğim müthiş harman çayımı içeceğim. Efendime söyleyeyim daha neler yapacağım bakayım? Hım… Hafifi rehavet çökecek, mayışacağım ve bir saat öğle şekerlemesi yapmak üzere kıvrılacağım yatağa. Ama acık sol yanıma yönelip yatacağım ki, dolu midem rahatsız olmasın! ( Gerçi sağ tarafa daha iyiymiş ama ben ters insanım herhalde, öle midem ağzıma geliyo ve ağrıyo? ) Zati eskiler ne demiş; “Yemekten sonra ya kırk adım gideceksin ya kırk dakika sırtı devireceksin!” Ben dolu mideye yürüyemiyorum. Spazm geçiriyor gibi kasılıyor bi taraflarım! O yüzden sırtımı devirmeyi tercih ediyorum. Lakin dolu mideye de uyumak sakat ha! Acık sabredip oyalanacaksın, sonra küt atacaksın kendini. Ama bazen de gözlerine mandal takmadan duramayacak hale geliyorsun ya. İnsülin neyin oynuyor işte. Tabii. Neyse, mis gibi güzellik uykumdan sonra evin içinde dolanıp biraz derleme toplama yapacağım yavaştan. Ha, bu sırada olmazsa olmaz bir müzik ziyafeti eşlik edecek hareketlerime ki, sıkılamayayım ev işi yaparken… Soğuk be!Akşamüstü Seda ile buluşacağım sinemaya gitmek üzere. Kışın daha güzel oluyor sinema keyfi. İvit… Film için yazı tura atmamız gerekecek yalnız, çünkü ben aksiyon o romantik komedi izlemek istiyoruz! Hayır, koca ekranlı sinema keyfinde hiç aşk meşk filmi mi izlenir yahu? Şöyle kovalamacalı, vurdulu kırdılı, kestili biçtili, arabalı, bol ekşınlı film izlenir ayol. Neyse… 

Akşam yemeğinde annemlere gideceğim, ziyafet var. Hafta sonları balık günüdür onlarda. Oh… Şifa niyetine… Gece erken yatmaya gerek yok, ertesi gün Pazar. Eve gelince ki, eğer dana gibi yediklerimden içtiklerimden sonra yığılıp kalmamışsam küt diye, ılık ılık bir müzik refakatinde, tatlı bir roman okuyacağım birkaç sayfa. Sonra sıra pc başı gece mesaisinde! Hafta sonu girişgenleri ile yazışıp çizişeceğim. Dedikodular, yorumlar yapacağım. Birkaç video izleyeceğim. En son, ılık bir duştan sonra kendimi yatağa atıp, Okan’ı izlerken tv karşısında uyuklayacağım uyuklamasına da, acaba sabah mı alıversem duşu?! Aha da gün bitti. Hatta pazarı sayma, hafta sonu bitti! Aman ya… 

*Yaz Mevsimi Versiyonu:

Sabah 07.00de uyanacağım. Şöyle bir gerinip, esneyip, zıplayıp kalkacağım. Çayı koyup, duşa gireceğim. Yok, kahve içemiyorum. (Ben çaycıyım dedimdi ya!) Neyse… Mis gibi sıcak bi duş… (Ya, unuttun mu; yazın bile sıcakla yıkanıyorum ya?!.)  Tazecik, üşenmeyip sıktığım portakal suyumu ferah ferah içeceğim. Kahvaltı eşliğinde günlük gazeteye göz gezdireceğim, tv.deki abuk sabah programları eşliğinde mızmızlanacağım. Keyif dakikalarından sonra çıkıp yakındaki markete gideceğim öğle akşam yemeklerimin eksik malzemelerini almak üzere. Onları kapıdan eve bırakıp, yürüyüşe gideceğim patır patır bir saatliğine. Tekrar mini bir duş ve pc başı mesaisi yapacağım yarım saat. E, maillere ota boka bakmadan, sörf yapmadan olmaz. Yaz mevsimi ne de olsa. ( Ehe, çok şakacıyım kendim kendime. ツ)

Öğlen, bir güzel özene bezene hazırlayıp yediğim lezzetli yemekten sonra, yine demlediğim müthiş harman çayımı içeceğim. Efendime söyleyeyim daha neler yapacağım bakayım? Hım… Hafifi bir rehavet çökecek, mayışacağım ve bir saat öğle şekerlemesi yapmak üzere kıvrılacağım yatağa. Neyse, mis gibi güzellik uykumdan sonra evin içinde dolanıp biraz derleme toplama yapacağım yavaştan… Ha, bu sırada olmazsa olmaz bir müzik ziyafeti eşlik edecek hareketlerime ki, sıkılamayayım ev işi yaparken… Yalnız bazen, (yalnızken manasında değil) yüksek sesli müzik beni geriyor. Böyle bi’ saykoya bağlıyorum falan. Etrafı düzenleyeceğime kırıp dökesim geliyor tersine! Ben de anlamadım neden ve ne zaman oluyor böyle? Çocukluğuma inmem lazım sanırsam ama şimdilik sadece aşağı ineyim de bi’ atayım kendimi dışarı.Akşamüstü Seda ile buluşacağım sinemaya gitmek üzere. Gerçi bu güzel havada kapalı mekana girmek de epe bir salaklık. Ama anlatamıyorum ki kadına, avm’de yatıp kalkacak nerdeyse.

Akşam yemeğinde annemlere gideceğim, ziyafet var. Hafta sonları balık günüdür onlarda. Oh… Şifa niyetine… Gece erken yatmaya gerek yok, ertesi gün Pazar. Eve gelince ki, eğer dana gibi yediklerimden içtiklerimden sonra yığılıp kalmamışsam küt diye, ılık ılık bir müzik refakatinde, tatlı bir roman okuyacağım birkaç sayfa. Sonra sıra pc başı gece mesaisinde! En son, ılık bir duştan sonra kendimi yatağa atıp, seyirlik (!) tv şovları karşısında uyuklayacağım! Aha da gün bitti… Hatta pazarı sayma, hafta sonu bitti! Aman ya…  HAFTA SONU OLAMAYASICA PLANI*Yaz – Kış Ortaya Karışık Versiyon:

Aman ya… Sabah olmuş… Ne çabuk yahu?! Daha yeni yatmıştım, hayde bir de baktım saat 07.00 olmuş. Hım, güneş de ne güzel parlıyor. (Anam kapkara hava ya!) Ne güzel de plan yaptım geceden. Dur bakayım, kalkıp çayı koyacaktım önce duşa gitmeden! Yaa… Ne duşu Allahınsen, tatil günü bugün, boş ver. Sabahın yedisinde? Yesin de, yenmiyor işte! Zati her gün işe gidicem diye kalkıyorum sabahın köründe. Güneş var da biraz serin aslında ya. Aman… Yat gitsin! Ama öyle akşamlara kadar yatmayacağım tabii… Şöyle bi 10 gibi kalksam yeter. (Ha… Görürsem söylerim!) Tabii canım hafta sonu demek, kebap demek! Hıh… Hem portakalı kim sıkacak yahu? Eziyet gibi anacım o da! Uzay aracı gibi alet! Bir sürü parçası var, takıcam, sıkıcam, aleti sökücem, temizleyecem ki bıraksan kurur, daha zor! Of… Sabah sabah?!. Hı, kahvaltı keyfi ok… Ama hava da leş gibi sıcak ya! (Hava da ne serin ya, eşşek damı gibidir şimdi kalksam evin içi…) Klimayı açmam lazım. O da, açtığın kadar serinletiyor. (Isıtıyor) “Acık açayım da ev soğusun (ısınsın) kaparım” diyemezsin ki? Kapa… Hadi kapa… E, bir de açtığın kadar açılıyorsun tabii cüzdan olarak?! Of…Bir hafta sonu da pijamayla, sabahlıkla salına salına dolaşamayacaksam evin içinde keyifli keyifli, ne anladım ben o tatil gününden?! Ve fakat evde olduğum sürede, akşama kadar yaksam klimayı, ebenin hörekesi faturası gelecek! Şimdi kim kalkıp giyinecek de markete gidecek, of! Aman, alırım öğlen işte bi’şeyler. Ya da ısmarlarım eve pide-pizza filan be! Yapayım bir çılgınlık en savruğundan. Heyt… Hayır bırak marketi, bir de yürüyüş çıkardım başıma?! Deli miyim neyim?! Allah aşkına bir hafta sonum var, onda da spor manyağı olmanın alemi yok. Zati işte yoruluyorum ordan oraya koşuştururken, al sana spor! Temiz havayı da, havalar acık daha ısınınca alırım! Ne tv, ne pc… Birine bile bakasım yok, kaldı ki gözlerimi açasım yok. Uyuyacağım be!

Zati “hadi öğlen oldu, hoop yatağa” demeyecek miyim? En iyisi hiç kalkmamak! Hayır, bir de ev işi koyuyorum planın içine! (içine ediyorum güzelim hafta sonunun yani, yine dağılacak sonuçta.) Evi bok götürmüyor sonuçta, tabii canım! Ay… Akşam sinemaya gidecektik Seda ile yahu! Of… Ne zamandır da görmüyorum zilliyi ama nasıl da “evde kal” geldi bana, anlatamam! Giyinip süslenip çıkamayacağım şimdi dışarılara. Hayır, seviyorum giyineyim süsleneyim de, ne üşeniyorum o makyajı neyin temizlemeye gece yatmadan. Günlerce rimelli yattığımı bilirim. Kuruyup kendi dökülüyor artık. Ehü… Sanki marifet? Salak ya! E, araba da yok zati, sıkış tepiş iğrenç ekşi maya kokulu otobüse bekle bin-in! Hayır makyajsız da çıkmak istemiyorum halkın içine (!) ama kim uğraşacak onunla ya? Ve lakin annemler hazırlık yapacak balık muhabbetine… Ee? Neyse tee yemek vakti giderim eşofmanlarımı çekip, zati iki adımlık yol. Gece de Uykusuzlar Kulübü, geç yatacağım. O yüzden erken kalkmamak daha iyi. E, ben… Niye hala daha düşünüyorum? Haydi kendime biraz daha iyi uykular yahu!Oh… Bu planı sevdim. Sabah aynısının tıpkısını tekrarlayayım! Pijama ve eşofmanla geçen koskoca iki tatil günü. Mis gibi uyunur valla.Yarın da Pazar! Aha da gün bitti… Hatta pazarı sayma, hafta sonu bitti! Aman yaa… 

Çok Yalnızım Lan

(ÇYL Hikayeleri)

 İklim´in Dora´n 

 

 

kooplogger

Yazar: iklim dora

Yazıyorum, Paylaşıyorum. Hayatın Sevmek, Inanmak Ve Paylaşmak Olduğunu Düşünüyorum. Az Öz Dostum, Ruh Ikizim Ve Kitaplarım Olduğu Sürece Benden Mutlusu Yok. Dünyalıyım. İçi Dışı, Özü Sözü Bir Olmak; Istediğim. Hadi O Zaman, Okuyalım Güzelleşelim. ツ

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum