YALNIZLIK GERÇEKTEN MÜMKÜN MÜDÜR?

‘’Nezaketen yaşıyor, her gece ölüyor, durmadan yürüyor, çayı çok seviyor ve giderek yalnızlaşıyoruz. ‘’

Ve işte yine uyandım. Yine diyorum evet, yine. Çünkü her gece bir daha sabah olmayacak, güneşi öldürdüler de bir daha doğmayacak gibi. Gecelerden korkuyorum ama gündüzleri de sevdiğim söylenemez. Peki bu kadar yaşama isteği varken neden bu çelişki?…

Yalnızlık… ne çok şey barındırıyor içinde. Tek kelime binlerce anlam. TDK’ de ise tam tersi, tek bir kelime, tek bir anlam; ‘kimsesizlik’. Yalnızlığa gelmeden önce sanırım ‘anlam’ kelimesinin bu yazıdaki yerini belirtmeliyim. Anlam, iki farklı şekilde tanımlanır. Birincisi kâğıt üzerine birkaç kelime ile yazdıklarımız, ikincisi ise kişide yarattığı etki, his. Bu yazıda ağırlıklı olarak ikincisi olmak üzere her ikisine de değineceğiz.

Şöyle bir soruyla başlamak istiyorum; Yalnızlık gerçekten kimsesizlik midir? Sizi bilmem ama ben buna katılmıyorum. Her kâğıtta yazılan tanıma da inanmıyorum. Kendi benliğimiz bizi hiçbir zaman bırakmıyorken yalnızlığı nasıl olur da ‘kimsesizlik’ olarak tanımlayabiliriz? Yeni bir kavram daha: Benlik. Şimdi on saniye durun ve kendinize şu soruyu sorun;

Kendime ne kadar değer veriyorum ve ne kadar tanıyorum?

Benlik, TDK’ de ‘bir kimsenin kendisini kendisi yapan özellik, kişinin öz varlığı, kendilik, kişilik’ olarak tanımlanır. Yazıda ki anlamı her ne kadar bu olsa da kişide yarattığı anlam bu kadar kısa olamaz. Benlik, insanın tek gerçeğidir. Çünkü benlik; bazen insanın ta kendisi çoğu zaman ise insanın içinde ki diğer kimliktir. Günümüzde bu kimliği açığa vuran, dışa yansıtan pek az insana rastlar olduk. Her insan kendi -yalan- benliğinde çok iyidir. Aslında şu an onları eleştirmiyorum, hatta öyle olması gerektiğine inanıyorum. İçimizde ki diğer kimliği sadece biz tanımalıyız. Neden mi? Çok basit; gerçek benliğimizi de açığa vurduktan sonra kesin olarak yalnızlaşmış oluyoruz. Çünkü her şeyin sonunda bize kalan tek şey odur. Neden bunu da açığa vuralım, onu kaybedelim ki? Size ikinci bir on saniyelik sorum daha var;

Benliğimle mutlu muyum? Onu tanıyor muyum? 

Sizi bu derin çukura attıktan sonra kendimce uçmayı öğreteceğim şimdi.

  • ‘Benlik’ tüm detaylarıyla tanıman gereken birinci kimliğindir.

Size bir konuda yanlış bilgi verdim. Benliğini hiçbir zaman ‘tüm detaylarıyla’ tanıyamazsın. İnsan psikolojisi tam anlamıyla anlaşılmadan, bu konu da böyle devam edecek. Ve umarım ki hiçbir zaman tam anlamıyla benliğimizi tanıyamayız. Şimdi tüm söylediklerimle çelişmiş oldum değil mi? Hayır, olmadım. Çünkü benliğimizi zaman zaman bazı insanlara gösterebiliyoruz, dışa yansıtıp onu kaybedebiliyoruz. O zaman da yalnızlaşıyoruz veya öyle zannediyoruz. İşte tam da burada devreye benliğin bilinmeyen detayları devreye giriyor. Eski benliğimiz yenilenmiş, daha da farklılaşmış ve daha da güçlenmiş bir şekilde karşımıza çıkıyor. Ve işte o zaman yalnızlık denen kavramı yok etmiş oluyoruz.

  • Dışa yansıyan tarafını ve en çok da içindeki kimliği sev!

Benliğinle, kendinle ve var olduğun insanla barışık olduğun sürece mutlusundur. Mutluluk yalnızlığın tek ilacıdır. Ve unutma ki; sevmek, karşılık beklenmeyen tek duygu, tek kavram, tek gerçektir. Bunu yapmak o kadar zor olmamalı.

  • Unutma! Benliğini kaybetmedikçe hiçbir zaman yalnız değilsin.

Bu aşamaya kadar, benliğinizle, iç kimliğinizle tanışmış ve onu seviyor olmanız gerekmektedir. Geriye tek bir şey kalıyor; bu duyguyu, hissi kaybetmemek. İç dünyamızın bize sağladığı huzurun farkına vardıktan sonra eminim ki sizde bırakmak istemeyeceksinizdir.

Sana bir haberim var; Artık hiçbir zaman yalnız kalamayacaksın. Buna sevindin mi, üzüldün mü bilmiyorum ama kaçınılmaz sonun oldu. İç dünyasını keşfedip orada kendine özel, kendi istediği gibi bir dünya yaratmış her insan ‘yalnızlık’ kavramını unutan insandır.

…Yaşamayı seviyorum; ölmeyi istediğim kadar.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

17 yorum

Yorum Yazın
  1. Dünya fani fazla kafa yormaya gerek yok seni seven yanında olur sevmeyen arkanda kalır yanlızlık derken de herkes menffati olduğu sürece ona iyi olduğun kadar vardır benliği gelince de içinden ne geliyorsa onu yaşa

  2. En basta ellerine sağlik cok guzel bir yazı olmus Bence insan kendine deger vermiyorsa mutlulugu diger kisilerde ariyorsa onlardan sevgi bekliyorsa mutlu olamaz ve o insanin icinde her zaman bir eksik vardir ve kendini yalniz hisseder yani bence insanlarin benligi vardir ama bizim once benligimizi ön plana çıkarıp ona deger vermeliyiz bu sayede mutlu oluruz birilerine bağlı yasamayiz bizi anlamayan insanlardan uzaklasiriz Çünkü insanlar anladigi ve anlasıldığı kiside cicek açar

  3. İlk deneyime rağmen çok açık, akıcı ve güzel bir yazı olmuş. Tabi ilk deneyiminde bile iyiyim diye düşünüp kendini gelişmekten alıkoyma. Bu ve bundan daha başarılı yazılarını görmek isteriz.
    TOG Kitapcanlar olarak ekibimizde olmandan memnuniyet duyuyoruz. Birlik içinde kalalım.

  4. Hayat denen bu uzun yolda herne olursa olsun kendi dogrularindan vazgecmeden ilerle , kendi yolunun sana getirecegi zorluaklara sadece gül gec,basari anahtari nin senin elinde olduğunu unutma, Basariya farkli bir anlam yukledigin Eşi benzeri olmayan daha cok basarilarinin bizimle paylasman dilegiyle… Yureginin kaleminden sana sevgiler cok güzel olmus bambaska bir duyguyla okudum tebrikler…😘

  5. Bazı insanlara delilik olarak gelen insanın kendiyle sohbeti kendi kendine yetmesi senin ana konun olmuş. Bazen insan kendi kendine yetemediğinde benliği güçsüz düştüğünde bir boşluğa düşüyor aslında kendimizi yalnız hissettiğimiz zamanlarda bir boşlukta oluruz ve yaramıza bir merhem arar gibi etrafımızda insan arar ve bulamayınca kendi kendinle yine yeni yeniden yüzleşir kendi yarana kendin merhem olur ve hayatına devam edersin ama bu olay sürekli böyle devam eder ise yani senin kötü zamanında bile yanında kimse olmazsa hiçbir kimseye ihtiyacın kalmaz bu da ruhen belki ama fiziken yalnızlık doğurur insan kendi benliğine benzeyen bir insanı bulamaz ise sürekli kendi yarasına kendi merhem olmak zorunda kalır. Önemli olan yalnız kalmak değil aslında önemli olan insanın kendine benzer benliğine benzer düşüncesi konuşması benzer insanlar bulması önemli bence yani şöyle düşünelim 100 kişinin arasında da insan yalnız kalabilir. Anlaşabildiği kimse yoksa konulabileceği kimse yoksa aynı kafada olmayan farklı şeyler konuşan insanlarla insan ne konuşur o yüzden bence önemli olan doğru insanlar bulmak ve yalnızlığa alışmamak dünyada 8 milyar insan elbet iyisi denk gelir. Sana tavsiyem Kadim dostum yalnızlığa alışma kendi kendinin merhemi ol elbet ama buny huy etme sana yardım etmek isteyene izin ver bir inanış vardır belki bilirsin”İnsan ilk yaratıldığında 4 kol 4 bacak ve 2 kafayla yaratılır ama sonra ikiye bölünür ve dünyaya gönderilirmiş ve hayatı boyunca o iki insan birbirini ararmış” o yüzden kendi yarımını bul ve yalnız kalma.
    Son olarak eline yüreğine kalemine sağlık çok akıcı ve okurken düşündüren bir yazı olmuş.

  6. @Kimse ‘ye; öncelikle çok teşekkür ederim, geri bildirimin için <3.
    Fakat değindiğimiz noktalar farklı çünkü bende size katılıyorum olduğumuz gibi ya da göründüğümüz gibi olmalıyız. Fakat 'benlik' o kadar derin bir kavramdır ki ne yazık ki bunun olabileceğine inanmıyorum. Benliğimizi dışa vurduğumuz zaman artık o bizim dış kimliğimiz oluyor ve iç benliğimiz yenilenerek farklılaşıyor, her defasında. Yazıda ki ana amaç ise hiç bir zaman yalnız kalamayacağınızın kanıtını gösterebilmekti. Çünkü iç dünyamız bizi hiç bir zaman yalnız bırakmayacaktır 🙂

  7. Çok etkileyici ve akıcı bir yazı. İlk deneyimin olmasına rağmen çok başarılı (bence).
    Ama sana sormak istediğim bir şey var; biz benliğimizi yansıttığımızda onu kaybettiğimizi söylemişsin. Sence asıl benliğimizi, kişiliğimizi dışarı yansıtmak bize bunu gerçekten kaybettirir mi? Yoksa benliğimizle olan tanışıklığımızı arttırıp, bizi özgürleştirir mi?
    Cevabına gelmeden ben kendi fikrimi söylemek istiyorum. Bence herkes asıl benliğini yaşamalı ve yansıtmalı. ( Bu yazıda onu yansıtırsak kaybedeceğimiz fikri bence insanları kendi olmaktan uzaklaştırır.) Herkes kendini tanımalı ve kimse o olmalı …
    ” Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol”
    Sevgilerimle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.