Her Kitabında Beni Bana Anlatan, Sevgili Dostoyevskiciğim İyi ki Doğdun

     Psikolojik analizleri ile beni büyüleyen, yeraltında kalan bütün ahlakı değerlerimizi gün yüzüne çıkartan, her kitabında beni bana anlatan sevgili Dostoyevskiciğim iyi doğdun.  

          “ Büyük insanlar büyük acılar çekmek            

                           Zorundadır.”

    Bir çok yazarı severek okurum, masala;  Victor Hugo, Yaşar Kemal, Oğuz Atay, Sebahattin Ali’’nin  yeri  ben de çok farklıdır. Ama Dostoyevski yıllar önce benim içimde yaşadığım sancıları, ızdırapları, hezeyanları kalemini bir değirmen taşı yaparak bu kadar derin duyguyu öğütüp, kitaplarına ekmiş.

               ” İnsan yapıcıdır, yeni yollar açmayı sever, bu su götürmez bir gerçektir. Fakat neden acaba bir yandan da yıkmaya, her şeyi kaos hâline getirmeye bayılır?”

     Hayatı bir idam sehpasında   Duuur!” emriyle başladı.  Yüce Çar Hazretleri  cezayı hafiflettiğini söyledi. Ne yücelik ama son saniyeye bırakılan! Bir idam mahkumunun son anlarında hissettiklerini meşhur budalasında tek tek anlatmıştır. Ve bu kitabı ile hayran olmuşumdur Dostoyevski’ye.  

           Konukların çoğu, görkemli görünüşlerine karşın oldukça boş insanlardı. Kendilerini o kadar beğeniyorlardı ki, sahip oldukları niteliklerin pek çoğunda kendi alın terleri olmadığını, bunların yapay ya da aileden gelerek kazanıldığını anlamış görünmüyorlardı..

     Sürgünde dört sene; dile kolay, çekene zor bir hayat yaşamıştır “ölüler evinden anılar” kitabında sürgündeki insan karakterini muazzam bir  şekilde kaleme almıştır, Dostoyevski.  Bulunduğu yerden duvarın ötesi bir hayaldi, gerçekler ise kendi tarafındaydı. Dört sene boyunca her gün öldü. En çok da yalnızlığı özledi. Bu özlemle prangalar eskitti. Pranga onun ayağındaydı, terbiye ediciler! ise kendi zihinlerine geçirmişlerdi.

               “Şu anda sizin yanınızda oturup sizinle konuştuğumda yarınları düşünmek beni korkutuyor. Çünkü gelecek; yine yalnızlık, yine küflenmiş, gereksiz bir hayat demek. “

 “Kitaplardan okuyarak veya düşünerek, gözlem yaparak varmadım ben bu sonuca. Gerçekleri yaşadım, öğrendiklerimi doğrulamak için de çok zamanım vardı.” Ne yazdıysa yaşadı, ne yaşadıysa yazdı. Gerçeklerin fotoğrafını çekmedi, fotoğrafın içinde yer aldı.

      “Bu dünyada doğruyu söylemekten daha zor, dalkavukluk yapmaktan daha kolay bir şey yoktur.”

          Dertli yazar bulmak, bu devirde hayal oldu! İyi ki  yaşadıklarını hissettin; kimseye boyun eğmeden, her şeyi yazdın. Tekrar iyi ki doğdun sevgili Dosteyevski…

          “Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız.”

yazar

Yazar: Canan...

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.