YALNIZLIK

21 yaşındayım. babamı kaybedeli 18 yıl olacak 1 ay sonra. kendimi kimsesiz hissediyorum belki de ilk böyle hissetmeme neden olacak olay budur. aslında güzel bir çocukluk geçirdim denebilir. ilk okulda orta okulda hatta lisenin son yıllarına kadar bu kadar kötü hissetmemiştim kendimi. sonra 12. sınıfta arkadaşlarımla aram açılmaya ve konuşmamaya başladık. anca anca anlıyorum ilk aldığım darbelermiş. ama o sırada dershaneye falan gittiğim için bu kadar yalnızlık çekmiyordum diyebilirim gereksiz de olsa bir erkek arkadaşım vardı onunla muhabbet etmek bile iyi geliyordu.  neyse sonra İzmir’e gittim ilkokul arkadaşım da orayı kazanmış. oraya gittim yurtta odada falan arkadaşlarım oldu. sonra biriyle tanıştım ve inanılmaz hoşlanıp sevgili olduk. hayatımın en güze günleri diyebilirim. orda da evet yalnızlık çekiyordum odada tek başıma korkup ışıkları yakıp uyuyordum. ama üzülsem de yaşadığımı hissediyordum en azından. birilerinin hayatında yer edinmiştim iyi veya kötü. bu sırada ailemi anlatmak istiyorum. annemle aram hep çalkantılıydı. benim 2 abim var. annem her zaman büyük abime daha düşkündü. bunu kıskanmak ya da fesatlık olarak düşünmeyin . gerçekten öyle. bazen diyorum kendime ne olsa ben de abim gibi olabilirdim. ya da direk tek çocuk olsaydım. ya da annem hepimize eşit olsaydı. bana karşı en en ufak şeyde bile hemen ağzına ne gelirse sayabiliyor. bela okuma, hakaret neler neler. ben anlamıyorum bir insan bir anne kızına ne kadar kötü olursa olsun nasıl hayvan diyebiliyor. nasıl  bu kadar yalnız hissettirebiliyor. anne olmayı o kadar çok istiyorum ki. hem oğlum hem kızım olsun ikisine de her zaman yanlarında olmayı hissettirmeyi… neyse bu İzmir de ki erkek arkadaşım benim bütün insanlara ve kendime olan güvenimi mahvetti. ona rağmen ona tutunmaya çalıştıkça daha da sert düştüm yere. bilmiyorum neden gerçekten saçma geliyor ama yalan dolan olduğunu bile bile onunla konuşmak istedim hep. sanırım herkes gibi onu da kaybetmek istemedim. ama zaten hiçbir zaman onu kazanamamışım o yüzden kaybedecek bir şeyim de yokmuş. başta o kadar aşık oldum ki nefes aldığımı hissediyordum. bir sürü hayal kurduk tavla oynadık yemekler yedik yeni yerler gezdik. meğer bunların hepsi onun için bir yalanmış. nasıl söyleyeyim en ufak lafında bile yalan varmış. ben orda ki bölümümü sevmeyince okula bile gidesim olmayınca bölümümü değiştirmeye karar verdim. işte hayatımın en büyük pişmanlığına geldik. İzmir’imi bıraktım bilmiyorum galiba onun da bir şeyler yapıp peşimden gelmesini bekledim ki zaten geleceğini söylemişti. tahmin edersiniz ki gelmedi. sonra yeni okula geldim. İzmir deki arkadaşlarımdan ister istemez uzaklaştım. gittiğim yer zaten köy gibi bir yerdi. başta bir kaç arkadaşım olsa da sonrasında etrafımda kimse kalmadı. bir kişi vardı onunla da yakın zamanda konuşmayı kestik. zaten hiçbir zaman tamamen yakın olamamıştık. ama işte o benim tek arkadaşım olduğu için ondan kopmak istemiyordum. ama fark ettim ki konuşsak da konuşmasak da yalnızlığım değişmiyor. o yüzden bende yazmamaya başladım. mesela şu sıralar ödevler veriliyor soracağım bir arkadaşım var onunla da sınavlarda yakın olmuştuk. işte çıkar ilişkisi diyebilirim. şimdi böyle duruyorum kimin hayatında yer kaplıyorum diye düşünüyorum . cevap canımı o kadar acıtıyor ki anlatamam içime bir şey oturuyor sanki. gerçekten bunu yaşamadan anlamak çok zor ama dışarı çıkı biraz yürüyüp kafamı dağıtmak istiyorum bakıyorum çağırabileceğim tek bir kişim bile yok. mfö nün de bir şarkısında dediği gibi ” bir sabah uyanıyorum yalnızım öyle üzülüyorum ki” sürekli dua ediyorum hayaller kuruyorum. ilerde bambaşka bir hayatımın olmasını canımdan çok sevdiğim bir eşim ortak arkadaşlarımız işim gücüm… kimse istemez belki ama ben çok meşgul bir hayatım olsun istiyorum. başımı kaşıyacak zamanım olmasın istiyorum. şu hayatta yalnızlıktan çok korkuyorum. zaten insan da en çok da korktuğu şeye yakalanırmış. benim de kolumu tuttu bırakmıyor işte lanet gelsin. sürekli yeni hayatımın ilk günü diyerek uyanıyorum sonra bir bakıyorum önceki günün aynısını yaşıyorum. belki de sorun bendedir herkesin düşündüğü gibi. eğer her şey düzelecekse içimdeki bu yalnızlık dolacaksa ne gerekiyorsa yapmaya hazırım mesela saf gibi koluma kırmızı ip takacağım. şans getirsin diye. off offf

okur

Yazar: mihran

Blog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.