The Shed at Dulwich’in Hikayesi: Hayalet Bir Restoranın Bir Numara Olması

İnternet her zaman kurtarıcımız olmayabiliyor. Bazen de öyle hikayeler duyuyoruz ki internetin ürkütücü ve bir o kadar da komik bir yüzüyle karşılaşabiliyoruz: İnsanları dilediği gibi yanıltma gücü. İnterneti sanal alem olarak da anıyor oluşumuzun bir sebebi elbette olacaktı. İşte bu sanallığın meydana getirdiği, garip ama komik bir hikâye: Var olmayan bir restoranın en iyi restoran seçilmesi.

Şaka değil. Üstelik Londra gibi bir şehirde. Sahte bir restoran hesabı… İyi bir planlama… Biraz da uğraştan sonra. Var olmayan bir mekânı alanında en iyi yapacak kurgu hazırlanmış oluyor. Ve Londra’nın en iyi restoranı olan, ancak aslında bırakın restoran olmayı var olmayan, The Shed at Dulwich’in hikayesi sizlerle. 

the shed at dulwich hikayesi

Her Şey Nasıl Başlıyor? 

Oobah Butler, VICE için yazan bir gazeteci. Bir dönem ise seyahat içeriklerinin yer aldığı sitelerde yorumlar yazıyor ve gitmediği/görmediği yerleri ve mekanları överek para kazanıyor. Bu durumu düşününce Butler’ın aklına The Shed at Dulwich projesi geliyor. Ve eğer kullanıcılar, gerçek olmayan yorumları bile bu kadar önemsiyorsa sahte bir restoranın, var olmayan bir mekânın tutmaması için hiçbir sebep olmadığına karar veriyor. Ardından, Londra’nın güneyinde yer alan yaşadığı yer olan, küçük bahçeli kulübeyi TripAdvisor üzerinden  bir restoran olarak göstermeye karar veriyor. 

Öncelike TripAdvisor’da restoranın hesabı açılıyor. Herhangi bir sıkıntı yaşamamak için adres kısmına yalnızca evinin bulunduğu sokağın adını yazıyor. Daha sonra da The Shed at Dulwich adını verdiği mekânı için site kurmayı da ihmal etmiyor. Böylelikle hayalet restoranın hikayesi de başlamış oluyor.  

İşler Git Gide Büyüyor 

Butler, öncelikle restoran için bir menü oluşturuyor ve bunları fotoğraflayıp siteye yüklemeyi de ihmal etmiyor. Ve bu sahte yemeklerin sunulduğu görseller de tamamen yanıltmacadan ibaret. Pasta olarak fotoğrafladığı şey konserve köpek maması ve üzerine sıktığı tıraş köpüğünden başka hiçbir şey değil. Hatta Butler, daha da ileriye gidip bazı fotoğraflarda ayaklarını da kullanıyor. Elbette fotoğrafların gerçek hikayesini sadece kendisi bildiği için çok rahat.  

the shed at dulwich ayaklı menü

Ardından TripAdvisor, The Shed at Dulwich’in sayfasının açılmasını onaylıyor. Bunun üzerine Butler, yeni bir aksiyon planı yapıyor ve restoranı yukarıya taşımak için elinden geleni yapıyor.  Arkadaşlarından, farklı bilgisayarlardan ve gerçek kişilerin yorumlarını kabul eden site için yorum yapmalarını rica ediyor. Bu yorumların gelmesi ile The Shed at Dulwich bir anda listelerde yükselmeye başlıyor.  Bunun ardından telefonlar çalmaya ve mailler birikmeye başlıyor. Butler, gelen aramaları “Önümüzdeki altı hafta doluyuz.” gibi kışkırtıcı cevaplar ile geri çeviriyor. Maillere ise hiç bakmıyor bile. Bir anda The Shed at Dulwich listelerde ilk bine yükseliyor.  

Butler’ı yolda çevirip restoranı soranlar, adrese hediyeler yollayanlar ve hatta mekânda çekim yapmak isteyen şirketler sıraya giriyor. 1 Kasım 2017’de ise seyahat sitesinden bir e-posta geliyor. Butler, oyunun sonunun geldiğini sanıyor ama gerçek hiç de öyle değil. Mailde, The Shed at Dulwich’in Londra’daki 18 bin restoranın arasında ilk sıraya yükseldiğini söylüyor. Yani hayalet/var olmayan bir restoran sadece 6 ay uğraşla Londra’nın en iyi restoranı oluyor. 

Her Oyunun Bir Sonu Var Elbette 

Bu kadar ün Butler’ı büyülüyor ve o da The Shed at Dulwich projesini gerçek bir restorana dönüştürmeye karar veriyor. Bir aşçı, DJ tutuyor. Bahçesini düzenliyor ve yorumlarda yazanlara uygun hale getirmeye çalışıyor. Ve açılış gecesini gerçekleştiriyor. Ancak elbette kimse sonuçtan memnun kalmıyor. Avrupa seyahatine çıkan bir Amerikalı çift olan Joel ve Maria, The Shed at Dulwich’in ilk misafirleri oluyor ama mekândan oldukça mutsuz ayrılıyor ve hayal kırıklığı yaşıyorlar. The Shed at Dulwich’in maskesi yavaş yavaş düşmeye başlıyor. 

Böylece yolun sonu gözüküyor. Ve The Shed at Dulwich, yalnızca iki gece listede bir numarada kalmış oluyor. Ama hikayesi hala hayrete düşürücü. Hayalet bir restoranın Londra gibi bir şehirde 1 numara olmasını sağlayan internet dünyası kim bilir bize daha ne illüzyonlarla geliyor? 

Rapor Et

kooplogger

Yazar: İdil Ceren Yılmaz

Gezegendeki yolculuğunun 24'üncü yılında. Atmosferde başıboş gezen hikayeleri yakalayıp insanlara anlatmak en büyük tutkusu.

Blog YazarıYıllık Üyeİlk Yazım

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları