TERCİH SİZİN?

Sevmek ne büyük eylem, locadaki en çok ışık gören, perde açıldığında bir tiyatro salonunda sahne ışığının vurduğu o keski led, ve benzetilmesi en güzel bal yiyen çocuğun gözleri gibi. Sevilmek ise istek,arzu,büyük bir tutkudan ötesi değil. Hayatın bize sunmadığı bizim de tercih edemeyeceğimiz tek kavram. Doğuştan enlerimiz, özellerimiz vardır hayatımızda, ama sevmeyi tercih edemeyiz kendiliğinden çam ağacı değilde yoncayı sevmemiz, ve gelişen sonrasında yeşil rengini değilde deniz mavisini tercih etmek. Tercihlerimizin doğuştan geldiğine hem fikir olabilir miyiz bilemiyorum, sallantılı ve nereye çekebilirsek oraya gelecek bir kavram. Sevmeyi tercih edebiliriz bunu bilir bunu okurum. Tercihlerimize karşılık gelen ne ise onu severiz, biyolojik olarak kanıtlanamaz ama bilimsel olarak duyguların varlığı tercihlerimize göre yön veriliyor. size yalın bir dil ile söylemek istiyorum, dolaylı anlatımları pek beceremem edebi anlatımlar ile kelimeyi süsleyip asıl anlatmak istediğimi aktarmak istiyorum. Bu paragraflarda size hitap eden insanı düşünmenizi istiyorum,gözlerini, bakışlarını, ve söylemlerini. İlk başta tercihlerinizin işte bu dediği sonrada aslında öyle biri olmadığını bunun zaman içerisinde sanal gerçeklikten çıkarmışçasına gördüğünüz o tanıdık şok etkisinden bahsediyorum. E ben bunu sevmiştim, bunu tercih etmiştim diyorsunuz sonrasında karakterinin görünmeyen yüzünü görünce flaş tutulan tavşan gibi kaldığımız o  irrite döngü bu. Peki tercihlerimizin sonrasında bir takıntıya dönüştüğünü, ve kişi bazlı ele aldığımızda büyük değişimler ile geri dönütünü görüyor olmamız, stabil kalmayan, sonsuza kadar sürmeyen sevgi değişkendir maalesef.. Koca dünyada tek başımıza kalıyor olsaydık eğer karakterimiz hakkında net bir bilgiye sahip olurduk ama üzgünüm ki bizler her meyveden tat alıp, ağaçlarımızı öyle seçiyoruz.. Örneğin ben kavun sevmem ama her gün de çok sevdiğim karpuzla beslenemem. Bir gün karpuzdan sıkılıp kavunu tadacağım, bu da bize hayatın sunmuş olduğu kısıtlı meyve tabağı. O sebeptir ki hayatta tek baki kalacak olan sevme duygusunun ömür boyu ruha kenetlenmiş olacağı. Bizler değişiyoruz, insanlar değişkendir. Bugün soda içmeyip ertesi gün içen birine nasıl kızmıyorsak, bugün bizi sevip ertesi gün de sevmiyor gibi yapanlarada kızmamak gerekiyor. Karakter değişkendir, baki olacak olan güven ve saygıdır.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.