Sevgi İsrafı

Her şeyi göze alabilecek kadar çok sevmişsindir birini, fakat o aynı ilgiyi sana göstermekten acizdir ya hani,  bunu fark etmiş olmana rağmen yine de uğraşırsın. Çünkü çok seviyor çok değer veriyorsundur: belki de bu hissettiğin duyguları ona haddinden fazla bile verdiğini düşünmüş olabilirsin. Sevgi israfıdır işte bu hak etmediğini bile bile yine de sevmekten vazgeçemezsin. Çoğu zaman da düştüğümüz hatalardan biridir bu; hak edenlere değil de hak etmeyene harcarız sevgimizi.

Boşversene işte yoluna bak senin değerini bilmeyenle ne zamanını boşa harcıyorsun dimi ? Ben de bu soruyu birçok kez kendime sordum, ondan kopup yoluma bakmayı çok denedim ama olmuyordu. Herkes konuşuyordu bana ama ben yalnızca onu duyuyordum. Her anımda aklımın bir köşesinde bulunuyor,kalbimden fısıldıyordu sanki bana…

Her Şeyin Farkında Olmana Rağmen…

 Biliyorum ki aramızda yaşanılan şeylerin telafi edilebilir olmasına rağmen ben en çok onun çabasızlığına kırgındım .Artık eski sevdiğim adam değil de sevmekten korkan aciz biriymiş gibi geliyordu.Şundan eminim ki  sevmekten korkan herkes yalnız kalmaktan da öte nefret ettikleriyle baş başa kalırlar.Sonucundaysa hep mutsuz olurlar, en kötüsü de mutsuz olmalarının nedenini kendilerinde değil başkalarında ararlar. 

Her şeyin farkındaydım aslında gerçeklerden hep bir kaçış içerisindeydim , belki bir gün diye diye geçirdim hep günlerimi : ama nafile! Her defasında ona gitmemi sağlayan şey ise bende oluşturduğu ümit idi. Çünkü bana ne git diyordu ne de kal; ne siyah ne beyaz, griydi bana. Kimsenin sevmediğinden eminim;  şu belirsizlikler, ne eziyet eder insana ama… Hep bir belki vardı diline doladığı çünkü belirsizdi sözleri kendi gibi! 

‘Neyi en çok istediğini , onu kaybettiğinde anlarmış insan’

Sanki bir hayalin peşinden koşuyordum , dur dedim kendime boşuna gitme, gerçek olanın peşinden git gideceksen! Ama ne korkunçtur ki sonunda gördüğün gerçeğin en acımasız en gaddar yüzünü görmen. Onu kaybettiğimi anlamıştım ama bir şeyin de çok iyi farkındaydım kendimi yıpratmayacaktım. Mevlana’nın güzel bir sözü vardır: ‘Üzülme, kaybettiğin her şey, başka bir surette bir gün mutlaka döner.’ Ama en nihayetinde de neyi en çok istediğini, onu kaybettiğinde anlarmış insan…

Beni üzense  bir daha ona karşı hissettiğim  güzel duyguları başkasına karşı bir daha hissedemeyeceğime olan inancımdı. Aptalca gelebilir bu tavrım size; çünkü bana da öyle geliyor fakat aşk zaten bir aptallık değil miydi? Sahi aşk neydi? Aşkın bir çok tanımı yapılabilir; bence aşk,  en özel anlamıyla asla yapamayacağın şeyleri bile onun için yapabilmek,  en genel anlamıyla ise iki tarafın sevipte kavuşamaması.(Leyla ile Mecnun) 

Sonuç olarak, imkansız olarak gördüğün fakat delicesine arzuladığın şeyin peşinden gidebildiğin yere kadar gidiyorsun. Çıkmaz sokak olduğunu hissetmene rağmen. En nihayet duruyorsun artık ve belki de yalnız kalmayı bu sayede öğreniyorsun. Ne kadar çok yeniden gitmek istesen dahi yine yapamıyorsun. Nitekim biliyorsun ki artık o arzuladığın her ne ise başka gönüllerde bahar olmaya meyilli.

Önerilen İçerik: Doğrusunu Bildiğimiz Yalanlar

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir