sen benim hiçbir şeyim değilsin.

-şimdi biz ayrılacağız, ben çıkıp gideceğim buradan. ama sorun ne biliyor musun, sen bitse de aynı şeyi düşüneceksin.

-benim olduğunu.

-senin olduğumu. evet.

-istediğin yere gidersin, sen kapının yerini iyi bilirsin. bir ayağın eşikten içeri girmedi zaten. biten biter gülüm. eyvallah. ama bazı şeyler değişmez. ne sen beni silebilirsin aklından, ne benim kalbim unutur seni.

-bu demek değil ki seninim. bir şey bitince her şey biter.

-ama sen benimsin. bana aitsin sen. nasıl diyordun; neyinim bilmiyorum ama bir şeyinim senin. öylesin. o kapıdan içeri girmekle olmadığın şeyi, o kapıdan çıkmakla da değiştiremezsin. o kapı sadece bir kapıdan ibaret.

-bu gitme demek mi.

-sana minnet edeceğime kendi kafama sıkarım.

-iyi. isabet edersin.

-ha son bir şey, alır mısın, atar mısın, satar mısın, ben bilmem orasını; bil ki ben de seninim. senin bir şeyinim. bunu senden başka kimse değiştiremez.

-sen benim hiçbir şeyim değilsin.

-sen ait olmayı koynuma girmek sanıyordun, sahip olmayı da koynuna almak. hatırladın mı. dokunursak eğer birbirimize o zaman birbirimizin olurmuşuz gibi geliyordu sana. o işler öyle olmuyor gülüm. sen benim kaderimsin. şimdi çeker gidersin bir daha ne ölüne ne ölüme, bana koymaz. başka bir adamın elini tutarsın, yaparsın sen, sana can yakmak olsun, dert değil. sen sanıyor musun ki bunlar bir şeyi değiştirecek. sen bir yana ben bir yana gideceğim, bu iş de bitecek burda, yok dönüşü eyvallah ama sanıyor musun bu senin, bana ait olduğun gerçeğini bir yalana çevirecek. bak bakayım yüzüme, ben senin canıyla beş taş oynadığın adamlara benziyor muyum gülüm. kaderle aşık atamazsın. ne güzel yazıyorsun orda burda okuyup içleniyoruz ya, hah işte, öyle yazdığın gibi, gelip de silemezsin.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.