Saygı neydi? Biz ne olduk?

Bugün sosyal medyada karşıma çıkan bir habere ve ona gelen yorumlara istinaden bir yazı paylaşmak istiyorum. Haberin detaylarına değil de insanların tepkilerine donup kalmış olmam bile ayrı üzdü beni diyebilirim açıkçası.

Toplum psikolojisi denilen, bu türün ne kadar etkili olduğunu bir kez daha görmüş bulundum ve yazık demekten başka elimden bir şey gelmedi.

Biz insanlar olarak her birimiz bir inanca ve imana sahibiz. Bu hepimizce öznellik taşıyan fikirlerimiz ve değerlerimizden oluşuyor. Bir insanın ne Müslümanlığını ne Hıristiyanlığını ne Budistliğini ne de diğer dini inanca sahip olan veya olmayanların fikirlerini, yaşayış tarzını eleştiremeyiz. Bu gerçekten de herkes tarafından yanlış bile olsa bize düşmez. Bu kişi ile yaratıcı arasındadır. Benim şu an Allah demem veya Tanrı demem de sizin beni yargılama hakkınızı doğurmaz.

İşte bu saygıdır. Toplumda sadece kendi inancı, kendi namus kavramı doğru; diğer her şey yalanmış gibi yaşayan gözleri, kulakları, vicdanları tıkanmış insanlar ne kadar da çoğunlukta. Ben buna üzülüyorum. Güya yaşadığımız bu laik toplumda bir insanı diniyle yargılamanın cahilliği ne olsa gerek ki…

İnsanlar sana göre ahlaksız gelen bir şey yapmışsa bunun sonucu idam olamaz, işkence olamaz, şiddet veya cinayette olamaz veya bunları yapan kişiye iyi yapmış denilemez. İnsanlar gün boyu klavye arkasına saklanarak olur olmaz her şeyi söylemede kendine hak görüyorlar ki bunun doğruluğu veya acımasızlığını maalesef göz ardı ederek. Elbet düşünceleri dile getirmek en büyük haktır ama saygı da en büyük erdemimiz olmalıdır.

Sırf bu yazıları artık dile getirmediğim birçok şey için içimdeki bir şeyler değişmeli artık algısı yazdırıyor, inanın. Yorum yapmak istediğim her saygısızca, acımasızca yazılmış yorumun getirileri yalnız benim boş gayretimle son bulacak diye uğraşmadığım her insan için kendim vicdan yapıyorum. Bu insanlar kendilerini yetiştirememiş belki ama keşke ulaşma ve biraz olsun değiştirebilme gücüm olsun isterdim açıkçası.

Bu ülkede yaşayan bir insan olarak daha bilinçli bir toplum istemem suç olmasa gerek.

Umarım bir gün şiddetin çözüm olmadığı, adaletin yer bulduğu, cinsiyet ayrımı yapılmadan insana insan olarak bakılan, erkeğin güçlü kadının zayıf sıfatları altında baskıya uğramadığı, daha objektif daha insancıl bakılacak hayatlarımız ve değerlerimiz olur. Herkes kendi hayatına bakar ve yorum yaparken saygı esas olur.

Ne çok düzelmesi gereken şey var değil mi? Bu yüzden bu yolda kendimizden başlasak bile kâr… Teşekkürler buraya kadar okuyan veya sabreden arkadaşım.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.