PATRON POPÜLER KÜLTÜR

Herkese merhaba,

Malum pandemi öpmedik bir kulak arkamızı bıraktığı şu günlerde en çok vakti ekran karşısında geçiriyoruz. O vakitler sırasında da sanırım sık sık “popüler ve popüler kültür” kavramını duyuyoruzdur. 

Hoş bu kavram yeni değil ama şu sıralar yeniden çok sık gündemde…

İşte bu noktada bu ikisinin nasıl uzun, birbirinin içine geçmiş daimi bir ilişkide olduğunu fark ettim.

Şöyle ki;

Şüphesiz etkilenen ve etkileyen bir alan olan “TV ve Sinema” sektörü, “sanatı”,  meslek kolu… artık adına siz ne derseniz, yaşadığı çağında en büyük “silahı ve tepkisi” karşısında etkilenmekte ve etkilenmektedir. Bunun inkar edilmesi ancak Cem Adrian’ın şarkısında dediği gibi “umut şimdi hiç görmeyen birine gökkuşağını anlatmak kadar zor ve imkansız”dır. Yani bu ancak körlük olur ve bu körlükle, “iş yapmak” imkansızdır.

                Bundan çok değil on yıl öncenin TV dizilerine veya sinema filmlerine baktığımızda işlenen konulardan, kullanılan ışık ve efektlere, sergilenen oyunculuklardan, seçilen mekan ve aksesuarlara kadar bir çok şeyin bize abartılı ya da yapmacık geldiği, bir şeylerin “didaktik” bir tonda ya da yapay sunulduğu gözümüze çarpacaktır. Çünkü zaman ilerledikçe teknoloji ve beraberinde alışkanlık ve daha birçok şey değişip, etkilenip yeniden şekillenerek toplumu ve dolayısıyla toplumdaki kültürü de etkilemiş ve değiştirmiştir.

       Teknoloji ile beraber insan, daha hızlı yaşamayı, daha çok seçenekle karşılaşmayı, bununla beraber tatmin karlığın zorlaşması ve çabuk “bıkma-doyma” gerçekleşmiş bu da kültüre yansımıştır. Popüler kültür denen olguya bakıldığında, çok hızlı değişen alışkanlıklar, eylemler ve daima kendini, yaptığı olayı-eylemi “sunma-pazarlama-reklam etme” çabası, beraberinde öne çıkma göze çarpmaktadır.  İşte tüm bunların ışığında şekillenen popüler kültür, TV ve Sinemayı da etkilemiştir. Hızlı, farklı, daha renkli, “basit”, çabuk ulaşılır ve yorucu olmayan bir ton kazandırmıştır. Yani aslında popüler kültür doğrudan etkileyen bir kumanda olarak büyük bir işlev görmüştür ve görmektedir. Bunu somut bir örnekle açıklayacak olursak; yaşanan ekonomik ve siyasi dalgalanmalar günümüz, “genç kuşak” denen yaş gruplarını “olumsuz” etkilerken, birçok mecradan duyduğu ve gördüğü “renkli ve hareketli” yaşam ve bunun enerjini de istemektedir. İşte bu noktada popüler kültürün müzik anlayışı bazen bir sinema filminde bazense bir TV dizisinde karşısına çıkarak ihtiyaca cevap vermektedir. Duyduğu acı ve ıstıraba “arabesk” müzik, özendiği renkli yaşama ise “pop-elektronik-alternatif” ezgiler birleşerek, “cover” parçalar kulaklara ulaşıyor. (misal Ümit Besen & Pamela – Seni Unutmaya Ömrüm Yeter Mi?) Dolayısıyla popüler kültür, eskiden “kaset, albüm” çalışması yapmak yerine, bir sinema filminde fonda ya da dizide bir sahnede o parçayı duyurmayı öğretmiş ya da diretmiştir.

   Son olarak aynı temadaki-renkteki işleri bile etkilediği görülür. Örneğin “Aynalı Tahir” dizisi ile “Çukur” ya da “Ezel” vb. dizileri arasında ne farklar vardı? Elbette cevap çok fark vardı ve hiç fark yoktu. Bu farkların işte hepsi popüler kültürün oluşturduklarıdır. Popüler kültürün kazandırdığı renk, enerji, davranış senaryolara, oyunculuklara hatta dizilerin gösterim süre ve renklerine, oyuncuların yüzlerindeki makyaj tonlarına dahi etki edip, yansımıştır. Tekrar edecek olursam “aslında popüler kültür, ‘sektörü’ doğrudan etkileyen bir kumanda gibi, büyük bir işlev görmüştür ve görmektedir.”

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum