SABIRSIZLARDAN MISIN?

MERHABAAA!

Bu hafta yazımda neyden bahsetsem diye düşünürken hiç ummadığım yerde hiç ummadığım anda bir fikir geldi diyebiliriz. Tabi bu bir anlık ilham gibi bir şey oldu da..

Tüm yorgunluğumla akşam kendimi yatağa attığımda “bir zihin açıcı meditasyon yapayım,” dedim.   Rahat olduğum şekilde yattım ve Youtube ‘ı açtım. Arama motoruna zihin açıcı meditasyon yazıp önerilen videolara bakmaya başladım. Neredeyse karşıma çıkan tüm videolar 1-2  saat aralığındaydı. En son ine ine 12 dakikalık bir video buldum. Açıp gözlerimi kapatıp kendimi bırakmaya çalıştım. İşte sakinlik huzurla ilgili bir şeyler mırıldanıyor. Tabi ilk 5-6 dakikasında sıkılmadan sakin sakin dinliyorum, rahatlıyorum filan.

O arkada konuşurken ben ” bu ne zaman bitecek” diye söylenmeye başladığımı fark ettim. İşte o an aklıma bu yazının başlığı geldi.

Ve o an meditasyonu unutup kafamda bin bir türlü fikirler oluşmaya başladı. Saatlerce videolar, sabırsız insanlar, tahammül düşüklüğü…

Artık sabrımız o kadar azaldı ki 2 ile 5 dakikadan fazla videoları izlemeden yarısında ya kapatıyoruz ya da hızlandırıyoruz. Her şey her an olsun, sonuçlansın istiyoruz. Yatma pozisyonundayken bile bizi rahatlatacak olan şeyin en kısa süre de olması gerekiyor ki ya uyuyup kalmayalım ya da kapatmayalım diye.

Ya da bu uzun yazılar içinde geçerli. Uzun yazıları yarısında bırakıp ya da satır atlayarak okuyoruz.

Belki tek ben böyleyim ama benim gibilerde olacağını düşünüyorum.

Uzun vadeli olan şeyler için sabrımız az…

okur

Yazar: Nurtiş

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

2 Yorum