ÖN SEVİŞMELER

       Öncelikle merhabalar herkese, yeni başladığım ve yeni bilgim olduğu bir sektöre katılmaktan dolayı heyecanlıyım biraz lütfen yanlış bir şey yazarsam güzel bir dille uyarabilirsiniz şimdiden teşekkür ederim. Size biraz  kendimden bahsedeyim ben hayatta çok kurnaz gözüken ama bir o kadar cahil bir kadınım.

Halk dilinde ben tatlı su kurnazıyım, şimdi evet başlayalım üniversite hayatına biraz geç başladım ama hayata oldukça erken atıldım.  Orta halli bir ailenin kızıyım aslında şu an ki konumda  fakir sayılıyoruz neyse konu olarak şu an siyasi bir konuşma yapmayacağım:) . Evet benim hakkımda bu kadar bilgi şu anlık yeterli diyerek size  en büyük pişmanlığımdan bahsetmek istiyorum.

  Hayatta en kötü şey ”HAYIR” diyememekmiş. Ailemizden ne gördüysek onu yapmaya çalışan çocuklardık. Dışarı çıkmak için 2 saat ağlayıp akşam ezanı okununcaya kadar sokaktan gelmeyen annesi kapıya çıkıp bağırınca kaçıp saklanan yiyeceği dayaktan kaçabileceğini sanan masum çocuklardık işte… 

Ailemize saygıda sevgide kusur etmez onlar ne derse peşlerinden yapardık. Ailelerimizde bizim iyi olmamız için elinden geldiğince bize hayatı göstermeye çalışan ama gene bile himayesinden ayrılmamıza izin vermeyen iyiyi-kötüyü onların yaşadıklarından gördüğümüzce ayırt etmemizi isteyen kalbi masum insanlardı…  Hata yapmamıza izin vermeden yaşamamızı bekleyen bir toplumdu aile insanlığın en küçük yapı birimi ama en önemlisiydi aynı zamanda… Aile; kendimizin aslında yaşantımızın en büyük kısmının geçtiği en büyük kavgaların, en güzel duyguların, yalan söylemeye başlamaların,  omuzların yük olduğu doğuştan var olan kamburlarımızdı canım ailemiz bize hayatta her şeye evet demeyi lütuf gösterip kendimiz  bulmamıza engel olan o güzel insanlar. Bizi evlilikten ya sevdiren  ya da  soğutan mutsuzluğun hayatımızda oksijen gibi varlığını sürdüren bir molekül olmasına sebep olan toplumun minnacık bebeği olan aile. 

Ben bu hayatta diretmeler ve iyi- kötü anlayışını başkalarından öğrenmiş kendi bedeninde özgürce hayır diyemeyen bir insanım. 

   Ve bu durumdan çok pişmanım keşke hayır diyebilseydim…

Şimdiden okuduğunuz için teşekkürler…

                                                                                                                                           Y.H. 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.