Nocturnal Animals.

Tüm gerilim filmleri havuzunun içinde, çok daha iyi filmler de olmasına rağmen, sizi diğerlerinden daha çok geren ve etkileyen, asla aşamadığınız bir film vardır ya. İşte o benim için Nocturnal Animals.

Austin Wright’ın Tony&Susan isimli romanından uyarlanmış ve adını da kitabın içindeki kitabın isminden almış. Görselliğin benim için arşlara çıktığı ve soundtracklerin de inanılmaz güzel olduğu bir Tom Ford filmi. Muhteşem bir intikam öyküsü ve son derece estetik, sanatsal bir dram. Sabaha kadar övüp övüp bitiremeyeceğim bir film. Özellikle açılış sahnesinin ilginç gösterimi filmin geri kalanının neden “rahatsız edici” olduğunu açıklıyor gibi.

Jake Gyllenhaal’ın ise bulunduğu ortamı güzelleştiren bir adam olduğunu düşünüyorum artık. Yüzündeki ifadeden tüm filmi hissedebildiğim çok az sayıda oyuncu vardır, bu adam da onlardan birisi. Amy Adams’ın bu güzel suratla bu kadar rahatsız edici bir soğukluğu nasıl ortaya çıkardığı da ayrıca bir hayranlık konusu. Yıllar önce bu filmi bekletmek için bir sebep bulmuşum ki ancak bir yıl önce izleyebildim. O günden beri de açıklayamadığım bir şekilde tüm gerilim filmlerinin önüne koyarım kendilerini. Hiç aklımdan silinmez. Bir gerilim filmi aşığı olarak da tekrar soruyorum. Sizin “en öne” koyduğunuz gerilim filmi hangisi?

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir yorum

Yorum Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.