KORKARAK BİR İNSAN NASIL YAŞAR?

Kaynak belirtilmedi

Saate baktı 03.00. Biraz daha uyuyabilirim diyerek acıyla gözlerini kapattı.

Tekrar saate baktı, saat 05.00 olmuş. Uyusam saat tam 06.00 da uyanabilir miyim acaba, diye düşündü. Ama ya uyuyakalırsa diye de korktu ve yavaşça kalkıp mutfağa gitti. Çayı koydu, sofrayı hazırladı ama daha kocasını kaldırmaya vakit vardı. Biraz kanepe de uzanayım diye düşündü.

“Kalk lan! Kalk!” Diye bir bağırtı ve tokatla uyandı.

-Haşim, dur yapma!

-“Lan saat 06.30 olmuş niye uyandırmadın lan beni. Senin yüzünden geç kaldım” diye bir yandan bağırıyor bir yandan tekme ve tokatla Hayriye’yi dövüyordu.

-“Hazırladığın sofraya bak.” diyerek sofra örtüsünü çekip her şeyi yere fırlattı ve evden çıktı.

Bu kadar gürültüyü duyan Ayda uyanıp yerde ağlayarak kıvranan annesinin yanına giderek ona sarılmaya çalıştı. Babası yine annesini dövmüştü.

Ağrıyan yerlerine rağmen zorlukla ayağa kalkıp kızına sarıldı Hayriye.

-Korkma kızım bir şey yok. Hadi sen pijamalarını çıkart ben de buraları toplayıp sana kahvaltı hazırlayayım.

-Tamam annecim.

Her yeri ağrıyor, dudağı kanıyordu. Alışmıştı. Nerdeyse her gün aynı şeyleri yaşıyordu. Kocasının bıraktığı dağınıklığı toplayıp kızına kahvaltı hazırlamaya başladı. Kahvaltı ediyorlarken telefon çaldı. Birden ayağa kalkınca bacağı fena ağrımış “aah!” diye inlemişti.

-İyi misin anne, diye fırladı Ayda oturduğu yerden.

-İyiyim annecim sadece ani hareket ettim, sen kahvaltını bitir ben telefona bakayım.

Arayan kız kardeşiydi.

-Alo

-Günaydın abla nasılsın?

-İyiyim ablam sen nasılsın?

-Bende iyiyim ablacım. Bu akşam Rıfatla size gelelim diyoruz müsait misiniz?

-Aslında pek değiliz, dedi yüzündeki morluklara bakarak.

-Aman abla hep bir bahane uyduruyorsun, geliyoruz biz. Hadi akşama görüşürüz.

-Görüşürüz…

İçeri gidip, ortalığı toplayıp kızına izlemesi için bir çizgi film açtı. Odaya geçip yüzündeki morlukları kapatmaya çalıştı. Kapatıcıyı her dokundurduğunda katlanılmayacak derecede acı duyuyordu ama sesini çıkaramıyordu. Ayda’nın daha fazla etkilenmesini istemiyordu. Zor güç kapattı yüzünü ve kek yapmak için mutfağa gitti. En iyisi hiç haberi yokmuş gibi davranmaktı. Kardeşinin geleceğini duyarsa yine döverdi. Haberim yok dersem belki dövmezdi. Keki de ona yaptığımı söylerim diye düşünerek keki yaptı.

Kocasının gelme saati yaklaştı, yaklaştıkça da Hayriye “Allah’ım ne olur dövmesin ne olur” diye dua ediyordu. Zil çaldı, kapıyı açtı, sofraya oturup yemek yediler. Ama Hayriye hala korkuyor, belli etmemeye çalışıyordu. Yemeği bitirip salona geçtikleri sıra kapı çaldı. Hayriye korkuyla kocasına baktı.

-Ne bakıyorsun aval aval baksana kapıya bu saatte hangi münasebetsiz gelmiş.

-Tabi tabi bakıyorum hemen.

Titreyerek kapıyı açtı Hayriye. Hoş geldin ederek sarıldı kardeşine. Korkarak içeri buyur etti.

Kocası “ooo hoş geldiniz, ne iyi ettiniz” diyerek gayet nazik karşılamıştı kardeşini. Hayriye şaşkına döndü ama bir yandan da sevindi. Çok şükür diyerek, korkmadan güzel bir akşam geçirdiler. Ama Hayriye yine yanılmıştı, misafirler gider gitmez kocası “niye geliyor lan senin kardeşin benim evime?” diye bağırarak yine Hayriye’yi dövdü. Ne olursa olsun Hayriye günün sonunda eften püften şeylerden dayak yiyordu. Ağlayarak ortalığı toplayıp kızını yatırdı. Kocası uyuyana kadar da yatağa gitmedi. Yine dayak yerim diye korkuyordu.

Saat gece yarısını geçmişti, artık gidip uyuyabilirdi. O kadar yorgundu ki hem bedenen hem zihnen, hemen uyuyuverdi.

“Hayriye! Kalksana hayatım” diye bir sesle sıçrayarak uyandı. Ne oluyordu. “Günaydın canım hadi kalk işe geç kalıyoruz.” Şöyle bir etrafına baktı ve rüya gördüğünü anladı. İyi ki rüyaydı. Aman Allah’ım bu nasıl bir rüya, diye düşünerek rüyanın etkisinden çıkmaya çalıştı. 
Evet, bu bir rüyaydı ama bu hayatı yaşayan onlarca kadın vardı. Telefonunu eline alıp şiddet mağduru kadınlarla ilgili bir araştırma yapmak istemişti ki karşısına sadece bu yıl 425 kadının sevdiği kişi tarafından şiddet görerek hayata gözlerini yumduğunu gördü. Gerçekler suratına bir tokat gibi çarptı…

“Hayatımm!” Diye seslenen eşinin sesiyle kendine geldi ve onu seven adamı daha fazla bekletmemek için yanına gitti. 

Fisiltili_salincakk
Sosyal Hizmet Uzmanı Selçuk Üniversitesi Sosyal Hizmet bölümü mezunu.
Önceki
Yalnız Değil, Yıldızsın!
Sonraki
iyi geceler sayın okuyan

İlginizi Çekebilir

kooplog'dan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerez (cookie) kullanıyoruz.