hoşça kal

Seni sevdiğimi hala biliyorum ama artık hissetmiyorum. Tüm yaşanmışlıkları, sana bakarken gülen gözlerimi, her şeyi unut ama nu sevgiyi saklamak zorunda kaldığımı unutma sakın. Benden esirgediğin ne varsa başkalarının önüne tek tek serdiğini gördüm benden sonra. Düzelmeyeceksek daha da dibe batalım dedim ama sen onu bile beceremedin. Ayağına takılan her taşta, aydınlığa çıkmayan her gecende beni hatırla. Ne halde olursam olayım her zaman elinden tutup seni ayağa kaldıracak birini elinin tersiyle ittin çünkü. Ben oldurmaya çalıştıkça sen daha da yıktın bazı şeyleri, üstelik çabalaması gereken kişi senken. Ben daha fazla kalbim ne kadar kırılabilir diye düşünürken sen hep kıracak yer buldun. Seni hayatımdan ne kadar çıkarttığımı düşünsem de hep bir yerlerde köşeden bana gülümseyecek gibisin. Mutlu olduğum her günün sonunda daha da özledim seni. Aramıza yollar girseydi yürürdük, bir şekilde aşardık ama sen aramıza dünyaları koydun ve benim yürümemi bekledin. Dokunmaya çalıştığın hayatlarda istenmeyişin sana beni hatırlatmayacak mı sanıyorsun. Beni bambaşka bir insana çevirişin bir gün senin karşına çıkmayacak mı sanki? Bizi paramparça edişine minnettarım sevgilim. Ne olursa olsun her şartta gülmeyi başardım ve bu yüzden bana hiç hal hatır sorulmadı. Sana olan sevgimi kendimden arttırarak ayırdığımı bil yeter. Dünyanın bütün ışıklarını senin gözlerinde toplayabileceğime inanırken sen benim şehrimin ışıklarını söndürdün, kendi ellerinle. İnsan bir kere ölür, bunu bildiğin halde her gece sen beni tekrar gömdün. Ben bir lafınla vuruldum, haklı olmak işime bile yaramadı. Senden merhamet ummak benden geçti de ben kendime bile yetemezken sana uzattığım eli hatırla. Kavuşmak bile bizi bir araya getiremez artık, bunun çaresizliğiyle uyuyorum her gece. Her sabah bunun ağırlığıyla yakıyorum ilk sigaramı. Seni her şeyi başarabileceğine inandırdıktan sonra elimde sigaramla başarılarını izliyorum.

okur

Yazar: sanem

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.