Hissettiğim Şeyler Belki de Doğrudur…

Hissettiğim Şeyler Belki de Doğrudur…

Uzun süredir kafamda düşünüyorum ne yazsam diye .Biliyorsunuz sınav sürecinden dolayı kafam çok karışıktı ve çok yorgundum. Bolca dinlendim diyemiycem daha da zorlu bir sürece girdim. Tercih yaptım ama şimdi de açıklanma sureci var. Bu süreçte yine yalnızım. Hiçbir arkadaşım ya da kuzenim yok yanı kimsem yok. Derdimi anlatacağım bir kişi bile yok.

Açıkçası ailem pek umursamıyor beni. Puanım iyi ama yine de onların istedıği bir puan değil. Özellikle babamın istediği.. Gerçi ne yapsam beğenmiyor. Etrafımızdaki kişilere çok iyi davranıp bana sürekli küçümseyici ve ağır hakaretlerine sanırım artık dayanamıyorum.. Tek çarem üniversitenin tutması. Beni anlayacak ya da nasılsın diye soran bir kisi bile yok. Koskoca dünyada yalnız olmak da farklı bir şey.

Hissettiğim Şeyler Belki de Doğrudur…

Ayaklarımın üzerinde durmak istiyorum. Elimden geleni yapıyorum hala beğenmiyorlar. Hata yapsam beni yerle bir eden ailem ki hata dediğimde eve geç gelmek o da 10  ya da 20 dakika onun dışında buyuk bir hatam da olmadı hanı buna rağmen çok acımasızlar. Her şeyi çok kolaya alıyorlar. Onlara göre tam puan almak bile kolay. Sınava bile çok büyük yükle girdim. Etrafımdaki insanların sürekli beni küçümsemesini ve aslında bunu rahat yapmalarındaki en büyük etken ailem. Hiçbir zaman arkamda durmadılar hep başkalarının sırtını sıvazladılar. Yaşım 20 ve küçük yaşta hayata atıldım. 12 yaşındayken 3 yasında olan kardeşime baktım 3 yıl kadar annem çalıştığı için. Ben bundan asla gocunmuyorum ancak insan nadır de olsa takdir görmeyi bekliyor.

Hiç unutmuyorum ortaokulda arkadaşlarım dondurma yemeğe giderken ben koşarak eve geliyordum. Hiçbir etkinliğe katılmazdım çünkü evde beni bekleyen bir kardeşim vardı.Koşa koşa gelip komşumdan kardeşimi alıp eve geçerdim. 12 yaşındayken ilk yaptığım yemek taze fasulyeydi. Oysaki bır çocuğun ilk yaptığı yemek yumurta ya da makarnadır ben fasulyeyle başlamıştım. Evin bütün işlerini yapardım bunlar zor değildi, benim için zor olan hiç takdir edilmemek aksine ailemden sürekli hakaret yerdim. Zayıf biri olmadım hiçbir zaman. Bebeklikten beri hep balık etliydim. Babam da bundan dolayı hep hakaret ederdi. Zaten beni kilomdan vuruyor hep çünkü başka bir yanlışım yok.en artık kimse tarafından değer gördüğümü düşünmüyorum ve çok bunaldım şu an tek çarem üniversitenin olması aksine olmazsa daha çok kötüleşicem.

Geleceğe küçük bir not: Hiçbir zaman böyle bir ebeveyn olmıycam.

Okuduğunuz için teşekkür ederim ..

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

4 Yorum

  1. ne kadar hayata erken başlayıp çabuk olgunlaşmak zorunda kalmış olsan da, gerçekten kendini tamamlayıp olgunluk yıllarına geldiğinde; annen babanda dahil kimseyi artık o kadar da ciddiye almıyorsun sakın saygısızlık olarak anlama. sadece hayatta herkesin bir dönemi vardır. onların olgun ve genç çağlarında sen yönlendirilmeye muhtaç bir çocuksun ama herkes için bir devran vardır. işte sen o olgunluk ve yeterli zamanlarına geldiğinde onlar çok farklı durumda olacaklar ve öyle bir an gelecek ki ya ben şu çok istediğim şeyi sırf onlar istediği için yapmadığımda yada beni ezmelerine izin verdiğim zamanlarda onların olduğu yaştayım şuan böyle olmamalıymış o kadar da ürkmemeliymişim diyeceksin. ama hatalı olan seni psikolojik ve manen suistimal edenler onlar ne yazık ki. o yüzden bil ki hiç kimse o kadar da ciddiye alınacak kimseler değil. sen bir bireysin kendini ezdirme, bir şey sana tersse yapma istemiyorsan muhatap bile olma başın dik ve asil ol. Örneğin; kilo mu seni tekrar buradan vurduklarında onlara küçümseyici bir bakış at ve kilo mu bu kadar sığ olmayın ya de ve de ki bu benim bedenim istersem verebilirim istersem zamanını beklerim. sen beni bedenimden yargılayabilecek mükemmellikte değilsen susmalısın.

    kendini ezdirme asla yoksa pişman olursun. DİK DUR.