Hey sen! Evet evet sen..

Yorulmadın mı karşındakini suçlamaktan? Yorulmadın mı konuları yüzeysel geçtiğini sanarak ama sürekli bir ironi yapma çabasından? Yapma hadii sende öylesin. Sadece iç sesine kulak ver. Bir an düşün. Çok az. Evet yoruldun… 

Problemlerin ne kadarı dış etkenlerden, ne kadarı kendimizden kaynaklı sebeplerden? Üzülmemize sebep olan kişilere o tavizleri biz vermedik mi? İş hayatında kapitalist sistemin bizi canavarlaştırdığı düzende var olabilmek adına kendimizi kaybetmedik mi yada kaybettiklerimizin pişmanlıklarını doğuran davranışları yapanda biz değilmiyiz? 

Aslında benim çook bayıldığım bir mevzu var. Heryerde karşımıza çıkan 

”İş hayatındaki fırsatlar için altın kurallar”

”En iyi ilişki sürdürme yolları ” 

”Aldatılan erkek/kadın ne yapmalı”

”Para kazanmanın püf noktaları” vs. vs. 

Ya Allah aşkına kaç kişinin imkanı buna elverişli? İş için diyelim; maddi gücü olarak sağlam büyüyen artıları olanları bir kenara ayır hobi veya amaçlarınız uğruna kaçınız yakın çevrenizden manevi destek aldınız? Coğarafyanız ne kadarına müsait? 

Bıraksınlar o boş edebiyatları. Hani bi abi videoda çekip söylemişti ya Bedri Rahmi Eyüboğlunun sözünü ” 3 dil bileceksin 3 dilde küfredeceksin. Çünkü sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun” yok öyle her şeye altın kural koymak. Çalışacaksın arkadaş gerekirse 12 saat her gün çalışacaksın. Dersine, işine, kişisel gelişimine… 

İlişkinin püf noktaları.. Kim neyi ne derecede yaşamış sen ne bileceksin? Ateş düştüğü yeri yakar. Kimisi yedi yıl konuşur seviyeli ama duygusal mesafeli sürdürür ayrılır kimisi bir yıl yaşar ama nasıl yaşar. Nefesini içine çeker geri verir, en gerçek dostu olur hayatını hayatına tümüyle katar. Bugün çok özlü söz oldu ama bunu bana en iyi anlatan söz Tolstoy un ” bana hastanede karın öldü dediklerinde ne yapacağımı nasıl tepki vereceğimi bilemedim. İçimden eve gidip karıma olanları anlatmak ve bana ne yapmam gerektiğini söylemesini istedim” sözüdür. Bence ayrılığın daha güzel bi anlatımı olamaz

Siz herhangi biri değilsiniz. Siz sizsiniz. Size ait olan parmak iziniz nasıl herkesten farklıysa olaylara yaklaşımınızda, tercihlerinizde size ait. 

Suçlamayın karşınızdakini. Suçlu olan biziz. Sadece biz… 

okur

Yazar: Beyourself

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.