Herkes ölecek yaştadır

Ömür dediğin bir ezan ile namaz arası kadardır insan doğduğunda kulağına ezanı okunur namazı kılınmaz öldüğünde ise namazı kılınır ezanı okunmaz doğduğunda okunan ezanı öldüğünde kılınan namazı içindir her derdin uyur çaresi her inleyen ölmez adam hastadır fakat refakatçisi vefat eder adam şifa bulur evine geri döner kiminin ecelini ne zaman geleceğini bilmiyoruz herkes ölecek yaştadır ölüm bir sürpriz değildir zaten olan bir şeydir bu yeni oluşan bir şey de değildir biz doğduğumuz gün ölüm haberimiz i de aldık dünyaya ölmeye geldik bu Dünya fani geçici asıl hayat ebedi olan ama burada hepimiz çeşitli şekillerde imtihan oluyoruz insanın en yakınlarından biri öldüğü zaman ölüm haberini aldığımda vücudumda 40 tane mum yanarmış. Gün geçtikçe ağlamaları azalır yanan mumların etkisi birer birer düşermiş sakat bir mum içerisinde ölene dek yanarmış sevebilmek sevmek ne kadar güzel öyle değil mi ben sevebilen insana da seviyorum sevdiği için gözyaşı döker bilen insan hakikaten kaliteli olan insandır öldüğümüzde cesedimizi toprağın altındakiler bölüşür onlar toprağın altında cesedimize bölüşürken akrabalarda toprağın üstünde mirası bölüşür etrafınıza dikkat edin bu miraslar genelde hayırsız evlatlara ve şımarık çocuklara kalıyor Servet ile sanırdık ki  rahat artar rahat ile umar dık ki Taaat artar ama gerçek olan s şudur ki servet’le gaflet rahatla illet artar yani meğer servet’le rahat değil meşguliyet artıyor rahat ile de hastalık artıyor adam koltuğa oturur ayaklarını uzatayım der adını duymadı hastalıklar artık onun dostu haline geliyor 

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.