GÖKYÜZÜ

Hayat bir gökyüzü gibi değil midir aslında…Bazen masmavi ruhu ferahlatan,derin nefes aldırıp bir anlığına  bütün dertleri attığın bir nefes ,bazen ise bembeyaz bulutlara aşık olursun bazen ise bu bembeyaz bulutlar kara bulutlara dönüşüyor demicem niye bir güzelleştirme yaparken belli bir sınıra kadar mı kelimeler ama kötülerken sınırsız kelimelerimiz var gri bulutlar diyebiliriz daha makul sanki… Şu gökyüzünde bile bir hayat var Gonca Özmen’in “İyi ki gökyüzüne basmıyor ayaklarımız.” dediği gibi iyi ki,iyi ki…Bazı insanlar ilhamını,gücünü gökyüzünden alır.Acaba neden diye düşünürüz.Çünkü bu insanlar ne yanlızlıktan ne çok üzülünce bakarlar onların kalplerinde bir gökyüzü vardır. Çoğu insan sadece üzülünce bakarlar,ama gerçekten gökyüzüne aşkla bakanlar hem mutlu hemde hüzünlü olduklarında bakarlar ama sadece bakmazlar hisseder,anlatır,yaşar,derin bir nefesle yapar çoğunu hayallerini orda kurup orda bitirirler kısaca  gökyüzünde herkese yer vardır.Lütfen gökyüzündeki yerine bak. Senin yerin her zaman orda sadece fark etmek gerek.O zaman sadece fark et ve hisset. Ama gerçekten hisset bütün bedeninle parmak uçlarına kadar hissederek yaşa. Hayatı da hissederek yaşa hiçbirşey sonsuz değil ama sonumuz gelene kadar en güzelini hisset ve yaşa…

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir Yorum