Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı: Gerçek Yaşam’dan #kıssadanhisse

#kıssadanhisse serisinde okuduğum kitaplardan, izlediğim dizi, film & tiyatro oyunlarından yaptığım çıkarımları paylaşıyorum. Kitabın, filmin ya da tiyatro oyununun özetini değil, kendi anladıklarımı, çıkardığım dersleri kişisel yorumlarımı da katarak blog yazısı haline getiriyor ve paylaşıyorum. Bu nedenle, yazıda geçen tüm ifadeler özneldir ve tartışmaya açıktır. 🙂 Ayrıca, belli bir ölçüde “spoiler” içerebilir.


#kıssadanhisse serisinde ikinci yazımda da bir kitapla ilgili düşünce ve görüşlerime yer vereceğim. Kitabın adı; Gerçek Yaşam – Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı. Kitabın ismine bakınca meraklanmamak elde değil, bir de yazarın ismini görünce. 

Kitabın yazarı; günümüzde hala hayatta olan bir filozof; üstelik oldukça da yaşlı ancak gençlere yaptığı bu çağrı çok değerli. Yazarımızın adı; Alain Badiou. Kitabın yayıncısı SEL’in kitapla ilgili sayfası için de buraya tıklayabilirsiniz.

Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı: Gerçek Yaşam'dan #kıssadanhisse

Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı: Gerçek Yaşam’ın Konusu

Öncelikle başlıkla ilgili birkaç kelam ediyor Badiou, tarih boyunca tüm filozofların bu gerekçeyle suçlandığından ama aslında hepsinin amacının “gerçek yaşam” arayışı olduğundan bahsediyor. Bu nedenle de açıkça belirtmeliyim ki, diyor ve ekliyor; benim de amacım gençliği yoldan çıkarmaktır.

Önerilen İçerik: Mutluluk Nedir? Mutlu Olmak Neden Zor? Mutlu Olmak için Ne Yapmalı?

Kitap üç ana bölümden oluşuyor ve son iki bölüm her iki biyolojik cinsiyet için de ayrıca yazılmış. Bu bölümler ise şu şekilde;

  • Günümüzde Genç Olmak: Anlam ve Anlamsızlık
  • Oğlan Çocuklarının Çağdaş Yazgısına Dair
  • Kızların Çağdaş Yazgısı Hakkında

Bölüm 1: Günümüzde Genç Olmak: Anlam ve Anlamsızlık

Badiou, tüm gençlerin tecrübe etmek zorunda olduğu bir dönemde “gerçek yaşam” arayışının önünde bazı engeller olduğunu düşünüyor ve bu engelleri Sokrates’in de belirttiği şekliyle; gençliğin iki iç düşmanı olduğu varsayımı üzerinden açıklıyor. “Gerçek Yaşam” arayışındaki gençlerin de önündeki en büyük ve aşılması gereken bu engellerin ne olduğuna kısaca, spoiler da vermeden bir bakalım.

Düşman 1: Anlık Yaşama İsteği

Birincisi; yani anın tadını çıkarma, anlık yaşama isteği; gençliğin belki de en çok rastlanan davranışlarından biri. Anı yaşamak, günü yaşamak, anlık zevklerin ve heyecanların peşinden koşmak… Bunların günün sonunda Nihilizm’i doğurması kaçınılmaz, diyor Badiou. Nihilizm’e sürüklenen bir yaşamın da “gerçek yaşam” dan uzaklaşacağını düşünüyor.

Kısaca Nihilizm: Felsefede nihilizm, hiçbir şeyin var olmadığını, hiçbir şeyin bilinemeyeceğini savunan görüş.

Gençler, böyle bir senaryoda gelecekle ilgili konuşmak yerine en fazla ‘an’ yaşamaktan bahsedecektir. Yaşamın iyi ve kötü anların bir toplamı olduğu varsayımında olan genç; ne kadar çok iyi “an” yaşayabilirse, kendi için de o kadar iyi bir yaşam yaşadığını düşünecektir. Ama bu ne kadar doğrudur? 

Düşman 2: Mevcut Toplumsal Düzende Yer Edinme İsteği

Birinci iç düşmanın aksine burada mevcut düzeni ve sistemi bir kabulleniş söz konusudur. Bu durumda; mevcut sistem içersinde en iyi ve sağlam yere sahip olmak için uygulanacak tüm taktikler ve kurnazlıklar mübahtır. Tabii bunun da bir bedeli vardır ve o da şudur; mevcut sisteme herkesten daha çok ve daha iyi itaat etmek. Çünkü bu senaryoda; sistemin devamlılığının bir savunucusu ve koruyucusu da siz olursunuz, çünkü; var oluşunuzu sistemin devamlılığı üzerinden anlamlandırıyorsunuzdur.

“Bu, hazzın anlık ödüllerine dayalı bir düzen değil, gayet sağlam yapılandırılmış, etkili bir proje düzenidir.” diyor Badiou ve ekliyor; daha anaokulundan itibaren iyi eğitim almaya başlarsınız ve ‘hep en iyi’ olma amacı peşinde bir ömür geçirirsiniz. 

İlk bölümü de muhteşem bir şiir alıntısıyla bitiren Badiou gibi; ben de aynı alıntıya yer vermek ve kitabın üç ana bölümünden ilki ile ilgili son noktayı koymak istiyorum.

Saint-John Persie adlı şairin Anabasis adlı bir şiiri vardır ve şiirde Pers ülkesinde savaşa katılan bir grup Yunan paralı askerinin, işverenlerinin ölmesi üzerine evlerine dönüşünü konu ediniyor. İşleri “profesyonel olarak” savaşmak ve karşılığında para almak olan bu grup Yunandır ve dolayısıyla denizcilerdir. Bir muharebe sırasında işverenleri ölür ve nereye gittiklerinden de tam olarak emin olmadan Kuzey’e doğru, eve dönüş yoluna çıkarlar. Yolun sonunda ise ulaştıkları yerde “deniz” le karşılaşırlar ve heyecanla bağırırlar; Teselya! Teselya! (Deniz! Deniz!)

Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı: Gerçek Yaşam'dan #kıssadanhisse

Gençlik de bu olmalıdır, diyor Badiou. Yıllardır mevcut sistem içersinde bir oradan bir oraya savrulan bu insanlar, geriye döndüklerinde ulaştıkları şey karşısında heyecanla; bu yeniden kavuşmanın keyfini çıkarırlar, özlerine dönme hissiyatını deneyimlerler. 

Gençler de, hayatın ve sistemin içinde bir yer edinmenin telaşıyla özlerini unutuyor, nedensiz rakabetlere giriyor ve sistemin onlara sunduğu ‘ilüzyonlar’ ile ömürlerini geçiriyorlar. Aslında gençler; bu karmaşayı destekleyerek, bu anlamsız rekabeti alevlendirmeye devam ederek, sistemin en sadık elemanları olma görevini de üstleniyorlar. Çünkü ‘kaos’ sürdükçe sistemin dışında bir şey düşünemeyecek hale gelen genç, ‘deniz’ fikrini aklının ucundan bile geçiremez hale geliyor; çünkü, daha önemli işleri var(!) 🙂

Badiou’nun, Saint-John Persie’den alıntıladığı bu son cümle; ilk bölümün özeti niteliğindedir ve not edilmesi gerekir diye düşünüyorum.

“Toprağın parsel parsel dağıtıldığını gördüm ama düşüncem hiç şaşmadı gemiciden.”  Mevcut sistem içersinde sizin için de mutlaka bir yer var ve daima olacaktır. Amacınız bu sistem içinde bir “parsel” de kendinize kapmak mı, yoksa günün sonunda o “deniz” e ulaşmak mı, karar sizin.

Bölüm 2 ve 3: Oğlan ve Kız Çocuklarının Çağdaş Yazgılarına Dair

Her iki bölümde de Badiou’nun odaklandığı ana konu; çağdaş dünyada kız ve erkek çocuklara yüklenen görevler, sorumluluklar, yani; onların çağdaş yazgıları.

Bu bölümleri okurken, herkesin kendince farklı yorumlar ve çıkarımlar yapabileceği kanaatindeyim o nedenle bu bölümde bir şeyler söylemekten kaçınıyorum.

Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı: Gerçek Yaşam'dan #kıssadanhisse

Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı: Gerçek Yaşam İçin Son Sözler

Özellikle gençlik dönemindeki herkesin mutlaka okuması gerektiği tartışılmaz bir kitap, orası kesin. Ancak; gençleri anlama, onlarla iletişim kurma gayesinde olan yetişkinlerin de mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum bu kitabı. 

Ayrıca; yukarıda bahsetmiş olduğum(Badiou’nun bahsetmiş olduğu) iki iç düşmandan biriyle mücadele ediyor ve/veya ettiğinizi düşünüyorsanız ve bu konu hakkında dışarıdan bir görüş duymak istiyorsanız, Badiou’ya kulak verin, derim. 

Önerilen İçerik: Outliers: Çizginin Dışındakiler’den #kıssadanhisse


İlginizi Çekebilecek Bağlantılar:


 

Rapor Et

blogger

Yazar: Kaan Olcay

kooplog.com kurucu ortağı, dijital dünyada bir iş insanı, yarı zamanlı girişimci.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları