Gençlerin Kaderini Değiştiren Girişim: MolenGeek

Molenbeek’in yakın zamanda kaderi değişecekti. Bir ortak çalışma alanından daha fazlası haline gelen ve şimdilerde Brüksel’in Silikon Vadisi olarak görülen MolenGeek, Molenbeek bölgesi için bir umut oldu. Nedir bu MolenGeek? Bir kodlama okulu insanları ISIS’e katılmaktan alıkoyabilir miydi? Nasıl oldu da kısa süre içinde yaptıklarıyla çabucak fark edilip Samsung, Google hatta Avrupa komisyonundan destek alıp, ilham alınması gereken yerlerden biri haline geldi. Evet, MolenGeek’in gerçekten etkili bir vizyonu vardı ve kısa sürede başarıyı da beraberinde getirdi. Eski Estonya başbakanının da dediği gibi “Molengeek, Brüksel’in başarı hikayesidir.” Gelin, bu başarı hikayesine siz de tanık olun.

Aslında her şey bir start-up weekend ile başladı, yani belli bir süre zarfı içinde girişimciler, başlangıç meraklıları, geliştiriciler toplanıp fikirler üzerinde tartışılıp gruplara ayrılır. Gece-gündüz gruplar değişik projeler üzerinde çalışıp hafta sonunda da jüriye sunarlar. Ancak start-up weekend bittikten sonra bu girişimciler, projelerinde devam etmek isteyince Molenbeek’te MolenGeek adında bir co-working space dediğimiz bir ortak çalışma alanı yaratıldı. Bu çalışma alanı sayesinde girişimciler hayata gerçekleştirmek istedikleri projelerinin üzerinde çalışmaya devam edebileceklerdi. Ancak MolenGeek bir süre sonra bu insanların yazılım ve programlama konusunda eksik oldukları fark edip 6 Mart 2017’de “Kodlama Okulu” için kapılarını açtı. Bu Kodlama okulu yenilikçi bir şekilde öğrenim vererek yazılım becerilerini geliştirmeyi ve gerçek projelerde çalışmak isteyen genç, motivasyonu yüksek kişilere 6 ay boyunca eğitim verdi. En güzeli ise kodlama okulunda eğitim almak için herhangi bir akademik geçmiş gerektirmemesi ve tamamen ücretsiz olmasıydı. MolenGeek ortak kurucularından İbrahim Ouassari, Tek kriterin motivasyon olduğunu belirtiyor ve ekliyor “Çok yetenekli insanlara ihtiyacımız yok, paylaşmayı seven ve bu topluluğun bir parçası olmak, hayatlarında bir şeyler değiştirmek isteyen insanlara ihtiyacımız var”. MolenGeek’in başlatmış olduğu bu kodlama okulu büyük talep gördü ve daha sonrasında da devam ettirildi. İbrahim Oussari’nin başlatmış olduğu bu kodlama okulunun altında çok daha başka sebepler yatıyordu. Cihat bölgesi olarak tanımlanan bu bölge yüzünden, fikirleri ve hayalleri olan gençlerimize hiç şans tanınmıyordu. Buradaki gençler karanlığa itiliyordu. Ouassari’nin amacı, bu gençlere bir umut kaynağı olmak, onların hayatlarında ilerlemesini ve çevrenin önyargısını yıkmak için bir alternatif sunmaktı. Nitekim başardı da…

Yollarına “Incubator Programme” ile devam ettiler. Tükçemize kuluçka merkezi olarak çevrilen bu program ile, “nasıl girişimci olunur?”, “Projeler nasıl hayata geçirilir?”, “Süreç nasıl hızlandırılır?” gibi girişimcilere rehberlik edildi. MolenGeek’in başlatmış olduğu bu programlar kısa süre içinde büyük başarılar elde etti. Kurulduğu ilk günden beri ilk misyonu teknolojiyi, girişimciliği ve innovasyonu herkese ulaşabilir kılmak olan MolenGeek şimdi birçok girişimci ve projelere ev sahipliği yapıyor ve bu tutkulu girişimcileri toplumun dijital liderleri haline getirmek için desteğini esirgemiyor.

Molengeek ortak kurucularından Julie Foulon ve İbrahim Ouassari

 

MolenGeek artık gazetecilerin, fotoğrafçıların uğrak yeri olmuştu, burası hakkında daha çok şey bilmek istiyorlardı. Fikir o kadar başarılı oldu ki, Google ve Samsung gibi ileri teknoloji devlerinden sponsorluk aldılar, hatta Avrupa komisyonunu ev sahibi yaptılar. MolenGeek, artık Avrupa’ya açılmak, daha çok gence ulaşmak istiyordu. Avrupa’ya açıldıkları ilk ülke İtalya oldu. MolenGeek’ten aldıkları ilhamla İtalya’da “Padua Tech İstasyonu” ismiyle vizyonlarının başka bir Avrupa ülkesinde devam ettirebilmek MolenGeek için çok büyük gurur oldu. Dijital Tek Pazar’dan sorumlu Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Andrus Ansip, bugün İtalya’da yapılan proje, ilk ve önemli bir adımdır; Avrupalıların% 44’ünde temel dijital becerileri gelişmiş değil ve yeni teknolojiler konusunda uzmanlaşmış işçiler için Avrupa’da sürekli talep artıyor diyor ve ekliyor, MolenGeek gibi yerlerin kurulması zorunludur!

Benim MolenGeek ile tanışmam tamamen şansla oldu. Kasım 2016’da “Gençliğin Radikalleşmesini Önleme Arasında Çapraz Sektörel İş Birliği” olarak çevrilen Brüksel’de bir projeye katıldım. Bu ziyaretin ana amacı, gençlik çalışanlarının, gençlik meselelerine yönelik sektörler arası yaklaşımın güçlendirilmesi için stratejiler geliştirmelerinde onlara yardımcı olmak, yetkinlik kazanmalarına yardım ederek ve onları güçlendirmekti. Çalışmalarımızı MolenGeek’in bir odasında gerçekleştiriyorduk. O zamanlar MolenGeek hakkında hiçbir fikrim yoktu ve hatta Molenbeek bölgesinde otelde kalmaktan hiç de hoşnut değildim. Kaldığım süre boyunca annem, sağolsun  İstanbul’dan bana Molenbeek hakkında yaptığı araştırmalarını atıp “ah kızım, orası çok tehlikeliymiş, bir an önce gel diyordu”.

Neyse, MolenGeek’teki odamızda çalışmalarımız devam ediyorduk. Aşağıya kahve içmeye indiğimde etrafta gördüğüm bu çoğunluğu siyahi ve Arap olan eğitimsiz gençleri birtakım projeler veya web/mobil uygulamalar üzerinde kafa patlatırken görüyordum. Aralarda elime kahvemi alıp bu tutkulu gençleri izlemeyi çok seviyordum. Projemizin bitmesine yakın İbrahim Ouassari ve Julie Foulan bizlere MolenGeek’i anlatan bir sunum yaptı. Onların, vizyonları ve hayattaki amaçları beni çok etkilemişti. MolenGeek, yozlaşmış olan bu Molenbeek’in kaderini değiştiriyordu. Mesela MolenGeek’in desteği ile arkadaşı İsmael Mahaj ile web sitesi kuran Tawfiq El Ouazzani “MolenGeek bize şans tanıdı, bizler kanıtıyız” diyor. Mahaj, 20 yaşında orta okuldan ayrıldıktan sonra “Postacı ya da temizlikçi olacağımı düşünmüştüm, MolenGeek’i bulduktan sonra ‘hayır, ben girişimci olabilirim, kendi işimin patronu olacağım ve işim için kendime müşteriler bulacağım “diyor.

Molengeek ortak kurucularından Julie Foulon

Buradaki göçmenlerin durumlarını var olma çabalarını çok iyi anlıyordum çünkü ben de İsveç’te doğup büyüdüm. Ailemin arkadaşlarından yurtdışında göçmen olmanın dezavantajlarını çok iyi biliyorum. Göçmenler için iş bulma, toplumda kendini kabul ettirmek vs. çok zordur ayrı bir çaba gerektirir. MolenGeek’te yabancıların beraberlik oluşturup güzel şeylere imza attıklarını görünce bir göçmen kültürünü yakından tanımış biri olarak onların her şeye rağmen bu çabaları ve uğraşılarını gönülden takdir ettim Eğitim alamamış insanlar dünyamızda gaspçı, hırsız olarak devam etmeye zorunda bırakılırken burada gençler, projeler üzerinde çalışıyor, yazılım öğreniyorlar, kendi işlerinin patronları olup hayatlarını kurtarıyorlar. İbrahim Ouassari’nin dediği gibi “Eğer okulda işler iyi gitmezse, çocuklar okul sistemine uyarlanmazsa ya da okul sistemi onlara uyarlanmıyorsa, kariyer yapmak için her zaman bir yol vardır”. Molenbeek benim gözümde bir çöplük olmaktan çıktı.

MolenGeek tüm önyargılarımı yıktı…

MolenGeek gibi nicelerinin dünyamızda açılması dileği ile.


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir