Din Sömürüsü

Din Sömürüsü

İnsan okuyunca ve duyunca gerçekten de kelimenin tam anlamıyla “sinir küpüne” dönüyor…

Ülkemiz, demokrasinin yara almasından çok çekti; askerlerin kendilerini, siyasetçinin ve siyaset kurumunun üzerinde görmesinden çok çekti…

Ama… Gel gör ki… Din bezirgânlarının, dinbazların verdiği zarar veya toplumda neden oldukları yıkım, kelimelerle anlatılamaz.

Malum… Bu aralar, yine tarikat, cemaat ve şeyh, şıh gibi birtakım dinî kisve ve lakaplarla ortalıkta dolaşıp…

Saf ve masum halkımızı kandırıp, onların kirlenmemiş duygularını sömüren insan müsveddelerinin yedikleri haltları okudukça…

İnanın, hop oturup hop kalkıyorum!

Bu kapalı devre, asosyal yapılanma ve içe kapanık cemaat veya tarikat diye adlandıracağımız şebekelerin, yeterince bilinçlenmemiş ve yine olması gerektiği kadar eğitim alamamış yurttaşlarımızı kandırmaları, onların üzerinden hem siyasal rant elde etmeleri…

Hem de cinsel doyum yaşamaları, mide bulandırdığı kadar, insanlığın geldiği çukur düzeyini de göstermekte.

İnanın, yazılan ve çizilenleri okuyunca sinir uçlarım gerilmekte, dalıp gitmekteyim… Masum yavrucaklara, kadınlarımıza, ayamamış vatandaşlarımıza bu din bezirgânı insanlar tarafından uygulanan davranışlar, okuduğumda, yahu biz gerçekten de bunlara şahitlik etmiş miyiz diye sormama neden oluyor.

Ne dersek diyelim… Din kurallarını ve esaslarını dikkate almayan, merdiven altı diyebileceğimiz örgütlenmeyle masum insanlarımızı sömüren bu çağ dışı yaratıklarla, gerçekten de çok daha kararlı ve azimli bir biçimde mücadele etmek ve savaşmak durumundayız.

* * *

Cumhuriyet ve çağdaş hukuk değerlerine aykırı bir biçimde hâlen toplum içinde varolmaya devam eden bu çarpık yapılanmalar, sadece devrimimize muhalefet etmemekte…

Değer yargılarımızı…

Ahlâk yapımızı…

Edep ve hayâ anlayışımızı yerle yeksan etmekte.

Ülkemizde, hâlen cumhuriyet ve Atatürk düşmanı ve karşıtı bu örgütlerin, hiçbir şeyin farkında olmayan halkımızı sömürmesi, iğrenç cinsel fantezileri için insanlarımızı kullanmaları ve bunu dinî birtakım argümanlarla izah etmeye çalışmaları…

Dediğim gibi… Edep anlayışımızı tekrar diriltmek durumundayız. Ülkemiz, çağının gerisinde kalan, hiçbir modern ve uygar toplumun kabullenmeyeceği gayri insanî hareketleri, artık daha fazla sahiplenemez. Bu örgütlere daha fazla toplumsal dokumuzu tahrip etmelerine müsaade edilemez.

Korkusuz yazarı Sayın ÜMİT ZİLELİNİN yazısını okudum. Gerçekten de bu cemaat ve tarikat denen sözde dinî organizasyonların, nasılda senelerce edindiğimiz din değerlerimizi ve ahlâk yapımızı dejenere ettiklerini gördüm.

Erkek-kız demeden çocuklara yeltenmeleri, kadınlara, evli barklı kadınlara sözde dinsel üfürükler adı altında yaklaşmaları… Hele, evli erkeklerin, hanımlarını, tarikat liderlerine “sunma” arzuları!

Şimdi…

Neden, Atatürkçüler, yurtseverler ve cumhuriyet değerlerine gönülden inananlar, bu insan müsveddelerine karşı savaşım vermekte, anlayabiliyor muyuz?

İşte bundan dolayı… Laiklik çok önemli… İşte bundan ötürü Türk Devrimi çok kıymetli… İşte bundan dolayı devrim kanunlarına sıkı sıkıya bağlı kalmalıyız!

YAŞASIN HÜR, LAİK VE ÇAĞDAŞ CUMHURİYET TOPLUMU!

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir yorum

Yorum Yazın
  1. bu memleketin başındaki belaların sebebi zındıklarla ilahıyatçılarla ayeti hadisleri inkar edenlerle uğraşma islamoğlu gormez okuyan a.bayındır caner taslmn bu zındıklarla uğraş EHLİ SÜNNET ALLAH DOSTLARIYLA değil bu mubareklerin hatırına ekmek yıyoruz bu ülkede onlar kadar vatan sever insan seven hayvan sever yokkkk EFENDİMİZİN yolundan izinden giden önderler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir