depresyon

kendimin atlattığımı düşündüm için en azından atlatma asamasında olduğumu düşündüğüm için şimdiye kadar yaşadıklarımı paylaşmak istedim.

Bence depresyon bir kozaya çekilme .Çok yara alınca beynin bunları iyileştirmek için kendini korumaya çekiyor .Böylece kimseyle konuşmak istemiyorsun hayatın amacını bulamıyorsun dışarı çıkmıyorsun neyden nefret ediyorsan onun kısır döngüsü içinde sıkışıp kalıyorsun mesela kendimden örnek vereyim ben kendimi çok yetersiz hissetmiştim ve bu herkesin ben depresyondayım nutella yiyip battaniyenin altından çıkmak istemiyorum dediği 1 2 günlük mutsuzluk değildir depresyon birden ruhunun çekildiğini fark edersin ve onu geri almak için çırpınırsın aslında ama asla onu bulamazsın çünkü o iyileşmek için senden kaçmıştır işte o zaman anlarsın ki ruhunun kaçmasının, dışarı çıkmak istememenin, insanlardan , herşeyden uzaklaşmanın sebebi onların seni yaralamaması için değil senin kendini öldürmeyi bırakman içindir kendinle yüzleşmen ve sadece kendinle iletişimde olmak tanımak içindir . eğer kendinin yakasını bırakmayı başarmasan bunun sonu intihara kadar sürüklenir bazılarının  5,6 ay sürüyor ya da yıllarca özellikle cinsel istismar, sevgisizlik, güvende hissetmeme, kendini ait hissetmeme vb. böyle durumlarda çok daha uzun (yani yıllarca)sürebilir. Benimki LGS dönemim boyunca sürdü. İstediğim yeri de kazanamayınca daha da çok arttı eğer depresyona girdiyseniz etrafınızdakiler sizinle iletişim kurmaya çalışacaktır sizi dışları çıkarmaya çalışacaktır bu bazı durumlarda dönemi uzatabilir çünkü beyniniz sizi sertçe kendinize çevirir ve kendinize ne kadar zarar verdiğinizi fark edersiniz ama sizi ancak siz iyileştirebilirsiniz antidepresan hapları, alkol, sigara, vb. değil. lütfen artık kendinize inanın çünkü sizin içinizde acı içinde kıvranan bir çocuk var onu sarıp sarmalayın yaralarına merhem olun sonrasında sizi üzen ve bu hala sokan şeyleri çözün eğer çözemiyeceğiniz birşey ise kabullenin kendinize ne yapabilirim diye sorun eğer bir şeyler yapabiliyorsanız yapın ama yapamıyorsanız lütfen o çocuğun canını daha fazla yakmayın…onu kabul edin

okur

Yazar: emine-er

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.