DEPREME HAZIRLANMAK

“Depreme hazırlıklı olun” diyorlar. İyi ama biz sıradan bir vatandaşız. Ne yapabiliriz ki düdüklü- sulu çanta yapmaktan başka? Ne  yapabiliriz ki? Afet toplanma alanları mı açalım? Parklar mı açalım? Zemin etüdü mü yaptıralım? Hasarlı binaları mı tespit edip, yenileyelim? Raylı sistemli bina mı inşaa edelim?

Corona için evlere kapanmışken, kış soğuğunda deprem için dışarılara kaçamam ben.

Yok. Ben anlamadım bu işi! Ne yapabilirim ki ben?  Hazır mazır değilim depreme. Gelmesin.

Meşhur müteahhit Ali Ağaoğlu ne demişti? “ İstanbul’da olacak depremde ölmeyi dileyin. O binalardan sağ salim çıkamazsınız. O sokaklara, o binalara kimse yardıma gelemez. Şansınız varsa ölürsünüz.” Anlamında sözler söyledi.  

Deprem olacaksa gidip en tehlikeli noktada duralım o zaman. Depremde ölmekten de kötü olan durum; saatlerce, günlerce yerinizden hiç kıpırdamadan, karanlık ve toz toprak içinde aç- susuz, acılar içinde, üzerinizdeki betonlar arasında gömülmüş halde yardım beklemek ve o yardım gelemeden ölmek belki de en kötüsü.  Kimse sizi duyamazken,  yaşadığınızı fark edemezken, siz onca zorluk altında, ölmeden mezara koyulmuş gibi üzerinizdeki yığınların arasında çıkarılmayı beklerken, açlık ve susuzluktan da ölebilirsiniz.  İstanbul’da olabilecek bir depremden kurtulmanın yolu yok.  Yardıma koşacak itfaiyeler, ambulanslar ve kurtarma ekipleri koca İstanbul’un hangi semtindeki, hangi apartmana ya da siteye koşacak ki? Dar sokaklarda oturanların kurtarılması hiç mümkün değil zaten. Bizim gibi 55 yıllık apartmanlarda oturanlar için de çözüm yok. Ben binamızın sağlamlığını kontrol  ettirsem ne olacak? İki ay içinde evi boşaltmamız istense gidecek yer yok.  Bitişik nizam binalarda bizim bina yıkılsa ne olacak? Yanımızdaki apartmanlar da yıkılacak. Çünkü onların istinat duvarı bile yok. Bizim binanın duvarını kullanıyorlar. Biri yıkıldı mı, üçü birden gidecek en azından. O binalar da daha birkaç ay evvel mantolama yaptırdılar. Yıkılmasına izin verirler mi?

İstanbul’da depremden sağ  kurtulmak yok bence.  Ondan kurtulsanız, Corona ortamında çadırlarda yaşarken covid 19 olup ölürsünüz. 

Aman bu ekonomik ve psikolojik olarak çöktüğümüz bu ortamda bir de binalarımız çökmesin lütfen.  Zaten kanserle tanıştık… Bir kısmımız da covid ile tanıştı. Şu sevimsiz dünyada ölüme giderken daha da acı çektirmeyin bize. 

Lütfen bizden depreme hazırlanmamızı beklemeyin. Siz çözümleri uygulayın.  Sağlıklı gıda, sağlıklı hava, sağlıklı binalar ve sağlıklı ilişkiler olsun. Ömür dediğin kısacık bir zaman zaten. Bırakın o kadarcık zamanı da huzurla yaşayıp tamamlayalım.

yazar

Yazar: Dans Eden Kelimeler

Bale Sanatçısı, eğitmen, yönetmen Kağan Can Odabaşı ile onun eşi Editör, kitap ve gazete köşe yazarı Ayşegül Toker Odabaşı yaşadıklarını, yaşadıklarınızı, yaşadıklarımızı, hepimizi, yaşam denen sahnede karşımıza çıkanları kendi tecrübeleri ile burada sizinle paylaşmak istiyorlar. Bize katılır mısınız?

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.