in ,

Beyinde Kişiliğimizin Oluştuğu Bölge: Prefrontal Korteks

Beynimiz daima bizi hayatta tutmak için çalışır. Limbik sistem bizi hayatta tutan sistemdir. Hayvansal dürtülerimizi kontrol eder. İyi bir duygu açığa çıktıysa devam etmemizi, kötü bir duygu çıktıysa da kaçınmamızı sağlar. Limbik sistem; amigdala, hipokampus, talamus ve hipotalamustan oluşur. Ancak bu noktada bizi hayvanlardan ayıran nokta ise sahip olduğumuz korteksin büyüklüğüdür. Bu da bizim daha fazla sinir yolları yaratmamızı sağlar ve bir nevi mantığımızı oluşturur. Limbik sistem ve korteks birlikte çalışır. Ancak bazı “devam et veya kaç” noktalarında korteks, limbik sistemi kısıtlar ve bilgiyi bir nevi elekten geçirir. Ardından da verdiği kararı limbik sisteme iletir. Bu noktada o anki hislerimiz ne kadar önemliyse, verdiğimiz kararlar da o kadar önemlidir.

Prefrontal korteks, beynin ön kısmında bulunan ve beyinde en son gelişen bölgedir. Bizim planlar yapma, karar verme, değerlendirme yapma ve strateji geliştirmemizi sağlar. Ayrıca sosyal davranışlarımızı koordine eden, motivasyon ve odaklanmamızı sağlayan ve hafızayla da ilgilenmeden sorumlu bölümdür. Gelişimini 20’li yaşların ortasında tamamladığı için çocuklarda duyguların kontrolü çok düşüktür; ayrıca ergenlerdeki duygu değişimlerini de bu şekilde açıklamak mümkündür. Bir nevi “İnsan yaş ilerledikçe olgunlaşır.” denebilir. Prefrontal korteksin; beden işlevlerinin düzenlenmesi, ilgili-odaklı iletişim, duyguların düzenlenmesi, tepkilerin ertelenmesi, empati, sezgiler, sosyal beceriler, plan, kontrol, mantık, problem çözme, düşünce, ayrıntılı düşünme, yöneticilik gibi daha birçok yetisi vardır. Kısaca prefrontal korteks için; bizim kişiliğimizin, karakterimizin ortaya konulduğu beynin bölgesi diyebiliriz. Bizi insan yapan ve yine bize özgü olan bölümdür. Stres, korku, öfke gibi birçok duyguyu yaşarken beynin bu bölümünü kullanırız. Bu bölge ne kadar gelişmişse kişi o kadar kendisini kontrol altına alır ve tabiri caizse duygularına yenik düşmez. Stresi, öfke problemi olan kişilerin beyninin bu bölgesinin çok fazla gelişmediğini söylemek mümkündür. Ayrıca belirtmek gerekir ki; prefrontal korteksin 3 bölümü vardır.

  • Orbitofrontal korteks: Bu bölüm bizim sosyal davranışımız ve karar verme sürecimizle ilgilidir.
  • Dorsolateral korteks: Bu bölüm ise, insan için kesinlikle gerekli bir parçadır. Bize planlama, hedef belirleme, bir şeyleri ezberleme ve yansıtma yeteneği verir. Nörobilimciler, bilincimizin yaşadığı yer olduğu konusunda bir teori bile geliştirmiştir.
  • Ventromedial korteks: Bu bölüm, algımız ve duyguların ifadesiyle ilgilidir.

Peki tüm buna bağlı olarak, prefrontal korteksi zarar görmüş kişilerde ne tarz olguların varlığını ele alabiliriz? Ne tarz değişiklikler olabilir veya nasıl davranabilir? Amigdala, bizim öfke, saldırganlık, korku ve endişe gibi duygusal hafızamızı ve tepkilerimizi oluşturan bölümdür. Daha önce de ele aldığımız gibi tüm bu sistemler beraber çalışmaktadır. Travmaya maruz kalmış veya özellikle kronik stres altında olan kişilerin amigdalasının daha hassas olduğunu söyleyebiliriz. Buna bağlı olarak birisine öfkelendiğimizde saldırgan tavırlar sergilememiz, kavgaya kalkışmamız gibi davranışlar prefrontal korteks tarafından engellenmektedir. Ancak bu bölgesi zarar görmüş kişilerde böyle bir kontrol sağlanamayacak, daha önce de bahsettiğim gibi stres, öfke problemi yaşayan kişiler olarak karşımıza çıkacaktır. Prefrontal korteks, nerede nasıl davranmamız gerektiğini de belirler. Bizim “aklı başında” olan kısmımızdır. Birine öfkelendiğimizde saldırmak, o kişiye vurmak her insanın içinden gelir. Ancak prefrontal korteksi gelişmiş olan insanlar, yani çoğunluk böyle bir davranışı gerçekleştirmez. Çünkü çözümün bu olmadığını düşünüp, problemi ‘mantıklı’ olarak ele almaya çalışırlar. Zarar görmenin yol açacağı şeyleri daha iyi anlamamız için verebileceğimiz en iyi örneklerden biri; Phineas Gage’dir. 25 yaşında demiryolu işçisi olan Gage, 1848 yılında bir kaza geçirir ve inşaatta bir patlama sırasında fırlayan demir çubuk, kafasının bir yerinden girip öbür tarafından çıkar. Kaza öncesinde arkadaşları tarafından çok sevilen Gage, kaza sonrasında asabi, küfürbaz, kaba birisine dönüşmüş ve kötü davranışlar sergilemeye başlamıştır. Çünkü artık işlevsel bir prefrontal korteksi yoktur.

Araştırmalara göre bizim kişiliğimizi oluşturan, bizi biz yapan bölge, prefrontal kortekstir. Bu kazaya benzer daha birçok örnek verilebilir. Travma sonrası daha inançlı birine dönüşenler veya önceki örneğin tam tersi daha mülayim, sevecen birine dönüşen kişiler de görülmektedir. Travma sonrasında bu kişilerin kısa süreli hafızalarında da bir bozukluk meydana geldiği gözlemlenmiştir. Ayrıca dikkat eksikliği veya hiperaktivitenin de prefrontal korteksin aksaklıklarından kaynaklandığı, şizofreninin ve uzun süreli madde kullanımının etkilerinin de birbirine çok benzer olup, bunların sonucunda prefrontal korteksin etkinliğinde eksilmenin bir sonucu olduğu görülür. Prefrontal korteksteki değişimler travma kaynaklı olabildiği gibi; alkol, stres, uyku bozukluğu gibi durumlar da gelişmesini önleyebilir.

Peki prefrontal korteksin gelişimini nasıl sağlayabiliriz? Bir sonraki yazımda en basit haliyle bunu açıklayacağım. :}

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.