Kırık Gençlik

Kaygılarımı bir üst seviyeye taşıyorum her dakika, pişmanlıklarım ise aç bir fare gibi sürekli kemiriyor beynimi ve kalbim bir katilin ellerinde, işkence ediyor hiç durmadan. Öylesine ucunu sonunu hiç düşünmeden verdiğim kararların beni böyle bir duruma sürükleyeceğini nereden bilebilirdim ki çevremdeki beni uyarmayan o melek insanları(!)  her gördüğümde ne aptalım ama diyorum, bazen midem bulanıyor nasılda iyiliğimi düşünüyorlar diyordum ben hayatımı onların ellerine altın tepside sunmuştum ne aptalım ama !

Onca geldiğim yoldan dönüp bakıyorum arkama bir arpa boyu ilerleyememişim hala, ne kaldı yolun yarısına daha ne yapabilirim kaç tane daha var bu ömürden herkese bir tane verilen bir balon kimisinin elinden kaydı gitti kimisi en güzel şekilde başucuna koydu

Beni rahat bırakmıyorlar sürekli engeller var önümde her şey için biraz zaman istiyorlar, bende de o kadar az kaldı ki kime versem neye versem bilemiyorum toplayabilsem keşke geri gereksizce dağıttığım zamanları, en kıymetli şeylerimi veririm yerine verseler genç çağımı

Gelmeyeceğini biliyorum bir kez daha zorluyor kalbimi bu katil her an ağlama isteği olur mu oluyor ne şanslı şu kelebekler şu dünya da kısacık yaşayıp gidiyorlar.

Çok kalacağız diye ne hayaller bağladık ne umutlar alıp attılar bir kenara çaldılar genç yaşları.

Buraya kadar gelip de okuduysan eğer ne dert dinledin sen de ama boşa gelmedin sana tavsiye genç yaşını verme kimseye kendine harca.

Sınav dediler , seneye dediler, olmadı bir sonraki seneye, eh yeter git ne olursa dediler yediler çürüttüler.  Asıl katiller bunu  diyenler bakmadan elimize yeteneğimize, gözümüzdeki cevhere sürdüler en saçma yerlere benden sana tavsiye verme gençliğini kimseye.

yazar

Yazar: zulal

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.