in ,

Holokost Rasyonel Dünyanın Normal Bir Yönü Müdür?

Öncelikle Holokost’u ortaya çıkaran biçimsel rasyonellikten bahsetmek istiyorum. Biçimsel rasyonellik, egemenliği elinde bulunduranların hedeflerine hizmet etmeyi hedefleyen ve onun amacını gerçekleştirmek için her türlü davranışı sergilemek olarak açıklanabilir. Holokost, Naziler tarafından Yahudilerin sistematik bir şekilde yok edilmesi olarak tanımlayabiliriz. Aslında Holokost Bauman’a göre rasyonel dünyanın “normal” bir yönü olarak tanımlıyor. Çünkü Yahudi soykırımı denen şey Bauman’a göre çokta anormal bir durum değildi. Modern rasyonel dünyanın normal bir yönü olarak gerçekleştiği ve modernliğin yıkılmasının bir sonucu değildi tam da aslında modernliğin bir ürünüdür.

Endüstrileşmenin temel ilkelerini ise insanların yok edilişinde uygulanmasından bahsedebiliriz. Yani örnek şunu verebiliriz. Nasıl fabrikada bir ürünün yapımında belli bir yol izleniyorsa ve temel ilkeler varsa Yahudi soykırımında da insanları özellikle Yahudi topluluğunu ortadan kaldırmak için belli ilkeler ve yollar izlenmektedir. Holokost’u bir fabrikaya benzetmemizin sebebi ise birçok insanı (ham madde) trenlerle Holokost’un bulunduğu yere getirilmesi ve modern dünyanın ürünleriyle insanları yok etme amacıyla kurulan bir dünya diyebiliriz. Bu işleyiş sürekli devam etmektedir yöneticilerin insan gözüyle bile bakmadığı varlıklar tren yollarıyla gelirler bir şekilde öldürülür ve cesetleri yakılır. Tıpkı Modern Times filmindeki gibi fabrikada üretilen ürünlerin belli bir sistemin olduğunu görmekteyiz. Yapılan iş döngü içinde sürekli tekrarlanmaktadır. Aslında Holokost tam da modern dünyanın yapabileceği bir kıyımdır. Ve bütün bu insanlık karşısında bürokrasinin rolü yadsınamaz. Alman devletinin amacı saf bir alman ırkı yaratmak. Alman devletinin amacı daha iyi bir toplum yaratmak ve bunun olması için saf alman kategorisine uymayan bütün toplumlar ve toplumsal unsurları ortadan kaldırması gerekecektir. Örneğin engelli, çingene, Yahudi vb. gibi istenmeyen unsurları ortadan kaldırması gerekecektir. Ve bu da daha iyi bir toplum ve saf bir alman toplumunun yaratılması için bir zemin hazırlanışıdır.

Almanlar Holokost’u kendi başlarına yaratamazlardı ve yaratmadılar. Bunu bürokrasi ile meşrulaştılar. Şu şekilde bürokrasinin içinde bulunan herkes aynı amaç uğruna hizmet ediyordu özellikle Nazi Almanya’sı devlete kendi buyruğunu yaptırma yetkisi vardır. Bu da hem devletin hem de toplumun tek bir amacının olduğunu görmekteyiz. O da istenmeyen toplumun ortadan kalkmasıdır. Rasyonelleşme konusuna gelecek olursak özellikle insani olmayan bir sistemin teknolojinin kullanılmasıyla birlikte verimliliği arttırmaktadır. Holokost’a baktığımızda ise toplama kamplarında gaz odaların kurgulandığını ve fırınların inşa edildiğini biliyoruz. Yani modern hayatın sunduğu teknolojik ürünleri insanları yok etmek için faydalanmasından bahsedebiliriz. Almanlara göre kurbanlar insan değildir. Asıl amaçları kurbanların insani özelliklerinden uzaklaştırarak ve sadece bir nesne olarak görülmesidir.

okur

Yazar: Saadet B.

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.