Aynadaki Yansımamızı Bizden Kim Çaldı?

Hergün odamın penceresinden sızan ılık  güneşi selamlıyorum.  Gün yine tanıdık odamdaki koltuğumun mürdümü, kaktüsümün ince ve narin igneleri, yüzüne baktığım onca insan çok tanıdık..  

Aynamdaki yansımamsa bana artık tanıdık gelmiyor.Hevesle yürüdüğüm yollar, gülümserken içimi ısıtan o his pamuk şekerinde bulduğum çoçukluğum pek tanıdık degil. Kalbimi ısıtan o insanların bana hissettirdiği tüm sıcak duygular nereye kayboldu.  Hayatımı anlamlı kılan küçük mutluluklarım ; acı kahvemin kokusu, horoz şekerimin tadı, romantik komedi sayfalarında kayboluşum, dostlarımın kahkaları neredesiniz?

Hayatın anlamsız geldiği çok an yaşar insan degil mi? Nedenleri ,sonuçları sorğularken kendini veya çevresini suçladığı bir çok ân’a hapsolmuyor mu ?      Bu kaçıncı yok oluşun kendine sor?Aynadaki yansımamızı bizden kim çaldı? yada biz mi izin verdik. Bir yerde kaybolduğunu artık eski sen olmadığını o gülümsemenin sahte olduğunu fark edersin.              Fark ettin degil mi ? Görmezden gelişin ne kadar sürdü.

Kabul edemezsin elbet, bilirsin yok oluşuna el sallayan tüm sevdiklerinden uzaklaşmana sebeb olacaktır.Bir yerde duygularının kullanıldığını fark ettiğinde insanlardan uzaklaşmaya başlarsın. 

 Oysa sırf seviyorsun diye affetmişsindir. sırf hayatında yeri var diye görmezden gelmişsindir. Güzel anılara tutunup hiç olmamış saymışsındır. Peki nasıl aptal yerine konup sevdiklerini tekrar tekrar yok oluşlarını hazırlarlar ….

Yok olduğum yerde kendimi bulmak dileğim. Tüm sebebleri çıkardığımda bile kendim kalıyım istiyorum. Sevecek bir ben kalıyım oda yetsin istiyorum.Beni sevmek zorunda mi degil. Kendimi onlara begendirmek onları istediği insan olmak zorundamıyım. HAYIR Kendi dogrularımla suçlansam bile güçlü olmak istiyorum. 

Kim mutlu olmak istemez ki ! Mutlu olmak istiyorum.

  Bir şey fark ettim bazı insanlar kendine bile ‘mutlu olmak istiyorum’ diyemiyor. Oysaki mutlu olmak insanin tercihiymiş ögrendim. Bunu ögrenmek birşeyler kaybetmeme sebeb olsada çok sevdim. Üzgünüm dünya kaybolduğum yerde kendimi aramaya çıktım. Ve ben sana ve insanlara inat çok mutlu olmak istiyorum. Gülmelerimi tekrar kazanmak istiyorum. Gülerken agız cizgimin ağridiği karnima ağrıların girdiği o günlere yeniden ulaşmak istiyorum. Şimdilerde o yol bana uçsuz bucaksız karanlıklar sunsada yeniden aydınlanacak biliyorum. 

Nasıl bir başkaları için o karanlığa hapsolduk! Oysaki sevgi insani aydınlatmalı degil mi?Sizi sevgisiyle aydınlatıcak iyileştirip hayatınıza iyilikler getiricek insanlari sevin. Çünkü sevgi insana birşeyler ögretmeli degil mi ? Mesela papatyanın sarısının sıcağını , hergün yediğin o çikolatadın asıl tadını , yanlızken çok oluşunu, güneşin turuncusunu, kahkahanın tınısını…Ögrenecek onlarca güzel duygu varken acıyı yok oluşu hiçliği ögretmemeli…  Sizi kimliğinizden sevdiğiniz tüm duygularlar küçük mutluluklardan ayıran sevgiler seçmeyin.(gerçi bunu diyen aptal yaptı mı dersiniz hahh )

Güzel kalın

 severek kalın

gülümseyerek kalın

 Ömrün bize verdigi 60cık yılı mutsuzluklara harcamayın <3 (11 yılını kaybetmiş ben söylüyorum 😉

Tecrubeyle sabit giden sadece sizden oluyor. Kendinize güzellik iyilik bol kahkahaa ve en sıcağından sevgi dileyin. 

 Sevgiyle kalın.

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

2 yorum

Yorum Yazın
  1. Kırmızı kar yağmadan görecekmiyiz o günleri **
    Bazen zor kazandiğımız mutluluklar bir ömre yetecektir eminim çok degil az kala bizim olacak mutluluklar..
    tesekkur ederim ‘)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.