“Ah Bir Ataş Ver” Türküsü’nün Hikayesi

Müzik çeşitli seslerden oluşan yapıtların çalınması veya söylenmesi ile oluşur. Sesin çeşitli biçimsel ve anlamsal titreşimler yaymasıyla meydana gelir. Türkü ise Türkiye’nin sözlü geleneğinde, bir ezgi ile söylenen halk şiirlerinin her çeşidine verilen addır. Türkü sözcüğü, Türk adının sonuna, ilgi eki olan “î” ekinin getirilmesiyle ortaya çıkmıştır. “Türkî”, Türk ile ilgili, Türk’e özgü anlamında kullanılır. Türkü, kendine özgü ve belirli bir ezgi ile söylenen, hece ölçüsüyle yazılan ve zamanla anonimleşen bir nazım biçimidir.

sazBu kısa bilgilerden sonra halk arasında hikâyesi pek bilinmeyen bir türküden bahsetmek istiyorum. “Ah bir ataş ver” türküsünün hikâyesini ilk okuduğum anda kesinlikle bunu yazmalıyım demiştim. Aslında türkünün bilinen iki farklı hikâyesi var. Birini Sunay Akın söylemiş zaten. Kısaca özetlemek gerekirse de… merak edenler bence araştırsın. Ben diğer kısmını anlatacağım.

Tarih  4 Nisan 1953, saat 2.15, yer Çanakkale Boğazı Nara Burnu açıkları. Naboland adlı bir İsveç yük gemisinin baş torpido dairesinin sancak tarafından denizaltımız Dumlupınar’a çarpmasıyla meydana gelen vahim bir kaza gerçekleşmiş. Çarpışmanın şiddetiyle Dumlupınar’ın güvertesinde bulunan 8 kişi denize düşmüş. 8 kişiden 2 si pervaneye takılarak, biri boğularak yaşamını yitirmiş.

denizaltı

Denizaltı öylesine hızlı batmıştı ki geminin içindeki 81 kişiden yalnızca 22’si kıç torpido dairesine sığınabilmiş. Burada mahsur kalan 22 kişi battı şamandırasını su yüzüne fırlatmış. Güneşin doğmasıyla birlikte civarda dolaşan balıkçı tekneleri tarafından şamandıra görülmüş ve gümrük Motoru derhal şamandıranın yanına gelmiş. Gümrük Motorunun ikinci çarkçısı Selim Yoludüz, şamandıradaki ahizeyi kaldırmış ve “Alo” diyerek cevap beklemiş. Denizaltıdan cevap veren Astsubay Selami Özben; elektriğin kesik olduğunu, geminin sancak tarafına 15 derece yatık olduğunu, kıç torpido dairesinde 22 kişi olduklarını bildirmiş. Selim Yoludüz, can kurtaran gemisinin geleceğini söylemiş. Tabii ki oksijenin yetebilmesi için hiç kimsenin konuşmaması, sigara içmemesi tembihlenmiş.  Saat 11.00 sularında can kurtaran olay yerine gelmiş. 72 saat boyunca çalışmalar durmaksızın sürmüş. Fakat boğazdaki şiddetli akıntı nedeniyle çalışmalar sonuçsuz kalmış. Artık denizaltıdakiler için umutlar tükenmeye başlarken bir anons gelmiş:

“Türkü söyleyebilirsiniz ve sigara içebilirsiniz.”
can kurtaran gemisi

O 22 kişi ise hep bir ağızdan bu türküyü söylemiş.

Ah bir ataş ver cigaramı yakayım

Sen sallan gel ben boyuna bakayım

Uzun olur gemilerin direği

Ah çatal olur efelerin yüreği

Yanık olur anaların yüreği

Vur ataşı gavur sinem ko yansın

Arkadaşlar uykulardan uyansın

Uzun olur gemilerin direği

Ah çatal olur efelerin yüreği

Yanık olur anaların yüreği

sigara Denizaltıda ölen 81 kişiyi saygı ve rahmetle anıyoruz.

Pesma

pesma@kooplog.com

kooplog.com kurucu ortağı.

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paylaş