ağıt yakar gibi ismini söylüyorum.

Kaynak belirtilmedi

Yavaş yavaş alıyorum yolumu,

Sis bürümüş dağların eteğinde.

Adımlarım batıp çıkıyor birer birer,

Ben ilerlemek için emek verdikçe.

Dışım soğuk, buz kesiyor parmak uçlarım.

Kirpiklerimin üstüne üşüşmüş kar taneleri batıyor gözlerime.

Ama kalbim?

İşte orası cayır cayır yanıyor.

Cehennem misali bir yangını götürüyorum kendimle birlikte.

Yavaşça göğsüme gidiyor parmaklarım,

Sol yanıma vardığında duruyor,

Yüreğimi sakinleştirmek istercesine sesleniyorum fısıltı ile

Dur bakalım diyorum,

 Daha ne yangınlar göreceğiz, kibritini bizim çaktığımız.

Daha ne yangınlar göreceğiz, yanmak uğruna yaktığımız.

Dur bakalım,

Sen bir otur şöyle köşede, henüz vaktin gelmedi.

Henüz vaktimiz gelmedi.

Rüzgar delicesine eserekten adımlarımı gerisin geri iterken,

Başımı çevirip de katettiğim yollara bir bakıyorum.

Ovalardan, tepelerden çıkageldim.

Yar, senin için dağların yamaçlarında yürüyorum.

Cennet ile cehennemi bağlayan ince bir tahta köprü üstünde,

Ağıt yakar gibi ismini söylüyorum.

İnsan, acizdir.

Bilemez, kendisini bekleyen gaybı.

Bildirmezler,

Bulutların üstü kadar uzak olup da

Ayağının bastığı bir karış toprak kadar yakınında olanlar.

Elimdeki sopadan destek alıyorum,

Bir ağaç yok ki etrafımda görebildiğim,

Oturup dinleneyim de derdimi anlatayım.

Günlerdir ilerlediğim yolun, yolcusuyken ben,

Yol arkadaşım olmuş yalnızlık.

İlerlediğim her karışta,

Beni, bir sonrakine hazırlar.

Ovalardan, tepelerden çıkageldim.

Yar senin için karlı yollardan geçiyorum.

Soğuk bir mıh gibi işlerken damarlarıma,

Ağıt yakar gibi ismini söylüyorum.

Bilmez miyim bu koca dağda yalnız olduğumu?

Bilmez miyim kimsenin duymadığını kesik fısıltılarımı?

Bilmez miyim çatlayan dudaklarımdan dökülen duaları?

Bilmez miyim,

Varılacak yer ne yardır ne de bir ağaç.

Varılacak yer, ateşini demin çaktığım

Bir yangından farksızdır.

İnsan, her adımını kendi yangınına atar.

Kazandım sanar, yanılgıya düşer.

Zafer avuçlarının içinde eriyen bir kar tanesidir, bilmez.

Vardım sanır,

Bakmaz dağın arka tarafında uzanan nice yollara.

Yaktım sanır,

Görmez arkasında bıraktığı küllerden alevlenen küçük kıvılcımı.

İnsan böyledir,

İzin verir yanılmaya.

Yanmaktan daha kolaydır, yakmaktan daha az acıdır.

Şimdi ben de,

Adımlarım yavaş yavaş azalıyorken,

Uzanıyorum bembeyaz örtüler üstüne,

Kar çiçekleri eşlik ediyor, yalnızlığımın biçareliğine.

Kapanıyor göz kapaklarım,

Son bir dua kayboluyor fırtınanın içinde,

Gitmesine izin verdiğim.

Ve uyuyorum,

Bir yorgan gibi örtüyor rüzgar üstümü,

Bir anne gibi şefkatli,

Bir ninni gibi güzel.

Uyuyorum.

Uyuyorum.

Uyumak, ölüme yatmaktır,

Biliyorum.

 

 

dipnot : Fragile  Dreams – Anathema

shirasword
drifting away
Önceki
henüz adını koyamadıklarım.
Sonraki
Why Afro Hair Transplant Requires Specialized Expertise

İlginizi Çekebilir

kooplog'dan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerez (cookie) kullanıyoruz.