bardak boyutundan daha fazla para ödediğim çay.

Kaynak belirtilmedi

Şimdi burada,mezun olduğum üniversite kampüsünün içindeki bir kafenin dışarıdaki masalarından birinde oturmuş bu satırları yazıyorum.Birkaç gün art arda yazarak içimdeki yazma motivasyonunu fazladan tükettiğim için,hiç yanaşmak istemedim ilk başta kelimelere.Bardak boyutundan daha fazla para ödediğim çayım bitti.Tadı da hiç güzel değildi.Birazdan yemek yiyeceğim yemekhanede belki son kez ve hocamın yanına gideceğim.Bir süre yalnız olacağım ama sanırım öğleden sonraki saatlerde ingilizce kulübünden arkadaşlarımla buluşacağım.Aslında daha fazla saat boyunca yalnız olacaktım,kendi başıma kalıp yolculuk saatime kadar yazı yazmakla oyalayacaktım kendimi.İçten içe mutsuz olacaktım yalnız olmaktan,kendimle kalmaktan.Ama neyse ki kısa sürdü mutsuzluğum.Kampüs içerisindeki yüzlere bakıyorum,hiçbiri tanıdık değil.Ne desem,ne anlatsam ki bugün sizlere.Sadece yorgun hissediyorum.Bedava kahve hakkım var bir tane,onu kullanacağım ama zamanı var.Biraz evvel bitirdiğim tavuklu sandviçin lezzeti hala damağımda.Ama ben eksiğim.

Eksik hissediyorum.İçimde tamamlanması gereken bir parça varmışcasına.Ki var,yok değil.Parmaklarımdaki yüzüklerime bakıyorum,gömleğimin kare desenlerini ve soft renklerini inceliyorum.Cam kenarından gördüğüm yansımamdaki kızın sırtı kambur duruyor,her zamanki gibi.Belki bedava kahvemi şimdi yemekten önce almalıyım ya da bir dahaki gelişime saklamalıyım,bilemiyorum.Herkes gitmiş veya içeride.Dışarıda bir ben kalmışımBir şeyler geveliyorum ama inanın hiç içimden gelmeyerek,sıkıntıdan patlamamak adına.

İçimde bir yerde, bir şeyler hiç dolmuyor. Kavgam hiç bitmiyor.Hiçbir şey olmamış ya da olmuyormuş gibi yapmak istemiyorum.Klavyedeki harfler üzerinde gezen parmaklarımın her biri katılmıyor bu yazma eylemine.Kulaklığımdan yükselen ses Halsey’e ait.Acıklı bir parça.İçimi daha da çok deşecekmiş gibi. Kelime sayısını birer birer arttırmak benim için amma da kolay.Bir oturuşta ulaştığım maksimum kelime sayısı üç bin küsüratlı.Bana eksik olmadığımı söylüyot,sevildiğimi,sevdiğimi.Ama ben ona katılmıyorum,inanmıyorum.Kulağıma fısıldayan sesi bir kafes hapsetsem bile çığlıklarını halen duyabiliyorum.Mağaranın içinde karanlıktayız,karanlığız.Donmuş kalmış gibi hatta gibisi eksik,onu izliyorum ama görmüyorum.Gözlerim boş boş bakıyor,kalbim boş boş atıyor.

shirasword
drifting away
Önceki
Sevdiğin İnsan Tarafından Terk Edildikten Sonra: Yeniden Ayağa Kalkmanın Hikayesi

Sevdiğin İnsan Tarafından Terk Edildikten Sonra: Yeniden Ayağa Kalkmanın Hikayesi

Sonraki
Bana Bir Masal Anlat İçinde Gerçek Çocuklar Olsun

İlginizi Çekebilir

kooplog'dan en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerez (cookie) kullanıyoruz.