Yapay Zeka Ne Kadar İleri Gidebilir?

Merhabalar dostlar. Bu yazımda son zamanların gündem konusu yapay zeka hakkında konuşmak istiyorum. Bilimsel bir makaleden ziyade bu konu hakkında bilgiler de içeren sohbet tadında bir yazı olmasını arzu ediyorum. Bu sebeple iyimser fikirler yanında felaket senaryoları da görebilirsiniz. Teknoloji ve buna bağlı fütürizmi sever misiniz? Hadi o zaman çayınızı kahvenizi alın ve başlayalım. 🙂 

yapay zeka

Teknolojinin geldiği nokta hepimizce malumdur. Sağlıktan ekonomiye eğitimden iş hayatına kadar pek çok alanda teknolojinin nimetlerinden faydalanıyoruz. İlk bilgisayardan günümüz dizüstü bilgisayarlarına, ilk telefondan günümüz akıllı telefonlarına. İnsanlığın dünyayı öküzün boynuzları arasında duran bir tepsi sandığı günlerden uzayda canlı yaşamı aradığımız günlere geldik. Tüm bu gelişmeler insanlığı hep daha fazlasını aramaya itmiştir. Dünya’nın yuvarlak olduğunu öğrendiğinde bununla yetinmemiş uzayı keşfetmiştir. Durmamış gezegenleri yıldızları galaksileri… Bu böyle sürüp gitmiş kitaplar yazılmış, filmler çekilmiş binlerce teori ve senaryo ortaya atılmıştır. Bugün gelinen noktada insanlık artık kendisi gibi düşünen ve üreten, üzülebilen, mutlu olabilen, kısaca yaşayan bir şeyin peşine düşmüştür. Evet yapay zeka. İngilizce artificial intelligence kavramının akronimi olan AI sözcüğü de bilişimde sıklıkla kullanılır. Peki nedir bu AI yani Yapay Zeka?

Öğrenebilir, Gelişebilir ve Hatta Geliştirebilir

Evet tıpkı insanlar gibi öğreniyor, gelişiyor ve geliştiriyor. En başta amaçta buydu zaten. Ancak filmler ve kitaplar işin içine girince insanlığın kafasında bir soru işareti belirdi. “Ya kontrolden çıkarsa?” Bu kulağa pek hoş gelmiyor. Ne yazık ki yaşamadığımız bir olay da değil. 2017 yılında Facebook kurucusu Mark Zuckerberg ve Tesla, SapaceX gibi büyük şirketlerin sahibi Elon Musk arasında bir tartışma patlak vermişti. Konu yapay zekaydı ve Facebook bir yapay zeka sistemi üzerinde çalışıyordu. Kendi kendine öğrenip konuşabilen iki chatbot geliştermeye çalışıyordu. Elon Musk Bu konuda dikkatli olunması gerektiğini hatta bu tip çalışmaların yasalarla sınırlandırılmasını önermişti. Zuckerberg bunu “İnsanların bu konudaki endişelerine anlam veremiyorum.” diyerek yanıtladı. Musk ise Zuckerberg’in bu konuda bilgisinin yetersiz olduğunu söyledi. Onlar böyle tartışırken Facebook tarafında Elon Musk’ı haklı çıkarır nitelikte bir gelişme yaşandı. Üzerinde çalıştıkları iki chatbot kendi aralarında yeni bir dil geliştirmişlerdi ve bu yeni dil ile iletişim kuruyorlardı. Bu dil İngilizce kelimeler ve anlamsız ifadeler içeriyordu ve insanlar için bir anlam ifade etmiyordu. Peki ne mi konuşuyorlardı, bunu hiç kimse bilmiyor. Bırakın bunu bu botların yeni bir dil geliştirmeyi nasıl başardığını da bilen yok. Facebook mühendisleri sorunu çözemediler ve çareyi programı sonlandırmakta buldular. Daha sonra sadece İngilizce konuşacak şekilde yeniden programlanmış olsalar da bu konu kafalarda bir soru işareti bıraktı. Stephen Hawking “Yapay zeka insanlığın son buluşu olacak.” derken haklı mıydı?

Yararlarını Göz Ardı Edemeyiz

Elbette yapay zeka konusu bundan ibaret değil. Bu teknoloji ile insanlığın faydasına olacak bir çok işe de imza atıldı. En önemlilerinde biri sağlık alanındaki gelişmelerdir diye düşünüyorum. Bakıma muhtaç hastalara kolaylık sağlayacak teknolojiler, ameliyatlarda riski  minimuma indirecek teknolojiler, hastalıkların daha doğru ve daha kolay teşhis edilmesini sağlayan  teknolojiler geliştirildi ve geliştirilmeye de devam ediyor. Tedavi süreçleri hastalar için daha kolay hale getirilmeye çalışılıyor. Tüm bunlar insanlığı yeni bir noktaya taşıyacak gibi görünüyor.

Eğitim Alanında Neler Sağlıyor

Eğitim alanında yapay zekanın yeri azımsanacak gibi değil. Öğrenebildiği gibi öğretiyor da. Mesela dil öğrenimi ile ilgili bir örnekle konuyu daha anlaşılır hale getirmek isterim. Dünyanın en büyük dil öğrenim uygulamalarından olan Busuu’da da yapay zeka sistemini kullanıyor. Hepimizin bildiği üzere dil öğrenmede en önemli nokta kelime ezberlemek. Burada yapay zeka devreye giriyor. Sizden öğrendiğiniz dildeki kelimelerin Türkçelerini istiyor. Doğru bilme, yanlış bilme ve bilememe oranlarınıza göre hangi kelimeyi ne kadar iyi bildiğinizi tespit ederek zayıf olduğunuz kelimelere daha fazla yoğunlaşmanızı sağlıyor. Bunun gibi daha bir çok örnek verebiliriz. Ancak burada düşünmemiz gereken eğitim alanında sağlayabileceği faydalar ve bunun insanlığı taşıyacağı nokta.

Peki Felaket Senaryoları Ne Diyor

Felaket senaryolarına göre, yapay zekanın kontrolden çıkması durumunda insanlığı yok edebilir veya yönetim kadrolarını ele geçirerek tüm hak ve özgürlüklerimizi elimizden alabilir. Bu konuda sizlere iki film önerim olacak. “Ben Robot” ve “Yenilmezler, Ultron Çağı” filmleri yapay zekanın ne kadar ileri gidebileceği hakkında bizlere fikir veriyor. Tabi bu konu tartışılabilir. Sizce yapay zekanın faydasını mı yoksa zararını mı görürüz? Mark Zuckerberg’e mi kulak vermeliyiz yoksa Elon Musk ve Stephen Hawking’e mi? Bana sorarsanız insanlık bunu kontrol altında tutabilir. Halihazırda bize sağladığı kolaylıklara bakarak doğru ellerde doğru şekilde geliştirilmesini zararlı bulmuyorum. Farkında değiliz ama artık yapay zekayla iç içe bir hayat yaşıyoruz. Buna en spesifik örnek elimizdeki akıllı telefonlardır bence. Bir kamerayı açtığımız zaman yapay zekanın bulunduğunuz ortamı tanıyıp kamerayı ona göre otomatik ayarlaması bile hayatın ne kadar içinde olduğunun basit ama önemli bir kanıtıdır. Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Rapor Et

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Yorum Yazın
  1. Felaket senaryolarında en önemli sorun bence haklarımızın elimizden alınmasından ziyade insanların işsiz kalacak olması.

  2. Aslınca gelecekte insandan beklenen, fiziksel iş gücünden ziyade zihinsel ve düşünsel üretim gücü olacak. Fiziksel güç gerektiren bir çok şey zaten makinelere ya da robotlara bırakılmış olacak. Önemli olan üretkenlikle ön plana çıkmak olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları