ÜRETMEK

Üretimin ne olduğunu kesinlikle herkes bilir. Bu yüzden üretimi tanımlamaya gerek duymuyorum gerçekten çocuklarım dahi anlamını bildiği bu kelimeyi layıkıyla hayatta karşılığını görebiliyor muyuz işte asıl sorulması gereken budur.

Üretim, sadece ürünlerin üretimi olarak değerlendirilmeli fikirlerin, sanat eserlerinin, sporcuların üretimi… Tüm bunlar doğru ve sağlıklı bir eğitimle mümkündür. Bizler daha öz güvenli daha inançlı ve kararlı insanlar yetiştireceğimize onları daha tutucu ve korkak yetiştirme konusunda resmen at yarıştırıyoruz. Ahhh!

Takdir edersiniz ki üretimden kastedilen gerçek anlamda katma değerli ürünler üretmektir. Katma değer herhangi bir üretim maddesinin mevcut konumunda daha karlı ve kullanışlı bir forma dönüştürmeyi ifade eder. 

Korkuttuğumuz, güvenini ve inancını kötüye kullandığımız yavrulardan ne bekleyebiliriz ki?

Kendi içerisinde yaratıcılığı teknolojiyi ve kullanım alanını genişletmeyi barındıran katma bir yerli üretim anlayışı elbette ki bir takım fikri ve teknik altyapıyı bulundurması gerekmektedir. 

Lakin bu eğitim sistemsizliğiyle zor, zor anacığım zor! 

En dinamik genç nüfusa sahip ülkelerden biriyiz. Tüm dinamik nüfus neredeyse atıl halde… Ah ki ahhh!

Evet fındık!

En basit haliyle dünyada söz sahibi olduğumuz bir ürün olan fındık için hala hak ettiği değere layık bir pazar oluşturulmamış, fındık için katma değerli bir ortam hazırlanmamıştır. Peki basit bir tarım ürünü olan fındık hangi yaratıcı süreçlerden geçirilerek yeni ve farklı bir ürüne dönüşebilir. Zaten işini bilenler bu konuda epeyce ilerlemişlerdir. hâliyle; dünyada söz sahibi olduğumuz fındık ham madde olarak dünyadaki büyük çikolata ve şekerleme markaların lokomotifini oluşturmaktadır. aslında temel gıda ürünü olarak da son derece sağlıklı olan bu ürün şayet kavrulmadan dağıtılırsa dahi başlı başına katma değerli bir ürün olacaktır.

Nasıl mı?

Gelin hep beraber sadece kavrulmamış bir ürün olarak dağıtılması durumunda da bugünkünden daha katma değerli bir ürüne dönüşecek olan fındığı irdeleyelim.

Türkiye son zamanlarda sağlık ve sosyal güvenlik hususunda son derece hayal kırıklığı yaratacak bir dönemi geçiriyor insanlar hele çocuklar son derece sağlıksız…  ve sağlıksız bir biçimde yetiştirilmeye devam ediliyor, edilecek gibi de duruyor. 

Milli eğitim bakanlığı, tarım bakanlığı ile birlikte bir kampanya başlat sa sözgelimi tamamiyle bir şifa veren bir  ürün olan fındığı ilkokullardan üniversitelere kadar ücretsiz bir şekilde dağıtırsa kesinlikle bu günkünden kat ve kat daha katma değerli olacaktır. Nitekim geçmişte bunun örneği mevcuttur. – Okul kantinlerindeki sağlıksız ürün satışlarına hiç girmiyorum.- 

  – Fındığı ucuza alıp fiyat ile oynamak veya stok yapıp fiyatı yükseltmek de nedir? Üçüncü Dünya ülkelerinde bile olmaz işin doğrusu bizim dışımızda kimsede olmaz! Ben buna devletsizlik diyorum.- 

Ücretsiz dağıtılan fındıklarla çocuklar nispeten hem sağlıklı hem de dolaylı olarak daha zeki olacaklardır. Eğitim ve sağlıktan az da olsa daha fazla verim alınmış olunacaktır.

Fındığın başlıbaşına sadece varlığı ile kullanılması durumda dahi dahi mucizevi sonuçlar elde etmek mümkündür.

” Hayat asla Bizim gördüğümüz kadar basit değildir, aynı şekilde bizim düşündüğümüz kadar da zor değildir.”  yalnızca şunu kabul etmek gerekiyor bizler insanlarımıza yeterince özgür bir ortam sağlamadığınız ve onların fikirlerine saygı duymadığımız için maalesef yaratıcı fikirlere ve fikri kalitesine hasret kalmaya devam edeceğiz.

Yazıyı da şu sloganla sonlandırıyorum. 

Üretimde en güçlü olduğumuz fındığı bile layıkıyla yönetemiyoruz. Ülkeyi nasıl yöneteceğiz?

yazar

Yazar: Toprak Yaprak

Bir kamu kurumunda yöneticiyim. Kaliteli sohbet ve yazın arayışı, başlıca iyi özelliklerimdendir. Aslen bir iletişimciyim. Ancak zamanla bu kişiliği ve mesleği unuttuğum da pekâlâ doğrudur. Bekarım (boşanmış) çocuklarım var.

Blog YazarBlog Okur

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.