Türkiye’de Pek Kullanılmayan “Etkin Dinleme” Nedir ve Neden Önemlidir?

İnsanların en önemli problemlerinden biri birbirlerini yeteri kadar dinleyememeleri. Bence bu dinlemenin etkin bir süreç olduğunu idrak edememekten kaynaklanıyor. Karşımızdaki insanı dinlemeyi reddetmek, biz bu esnada sessiz kalmak durumunda olduğumuz için, az gelişmiş sosyal yetilere sahip toplumların bireylerinde adeta bir aşağılık kompleksi doğuruyor. Oysa konuşmakta ve hatta doğru şekilde konuşmaktan daha etkili bir iletişim aşaması etkin dinleme ve bu etkinliğin devamlılığını sağlayabilme. Dinlemek dediğimiz eylemin pasif bir tutum sergilemek olmadığını ve dinleyen kişinin en az anlatan kişi kadar gerçekleşen iletişimde aktif bir rol oynadığını kavramaya başladığımızda dinlemenin ne kadar önemli olduğunu da yavaş yavaş anlayacağız.

Dinlemenin ilk kuralının sessizliği korumak, yani konuşmamak olduğu elbette aşikar. Ama bu sessizlik hali bir aşağılığın veya yetersizliğin göstergesi değil. Susup dinlemek, özellikle de bizim kültürümüzde, karşımızdakine verecek bir cevabın olmamasının bir temsili olarak görülüyor. Oysa gerçek bu değil. Biz birini aşağılamak istediğimizde “sesini çıkaramadı” veya “sustu kaldı, gözlerimin içine baktı” diyoruz. Yaygın olarak kullandığımız bu ifadeler bile bizim insanlar arası iletişimin dinamiklerini ve bunların nasıl doğru bir şekilde işleyeceğini bilmediğimizin en büyük kanıtlarından. Bir iletişimde sesi çok çıkanın kazanan taraf olması inancı artık bir efsaneden öte değil. Hatta bu vahşi yaklaşım artık yalnızca hayvanlar aleminde işleyen bir formatı ifade ediyor. 

Türkiye'de Pek Kullanılmayan "Etkin Dinleme" Nedir ve Neden Önemlidir?

İnsan İlişkilerinizi Güçlendirmenizi Sağlayacak

Etkin dinleme adını verdiğimiz dinleme biçimi alıcının sessizliğini koruması ve kendisine yöneltilen mesajı tam ve doğru olarak alma halidir. Fakat etkin dinleme sadece mesajı almak ile sınırlı değildir. Dinleyici karşı tarafın gönderdiği mesajı aldığını da bir geri bildirim ile ifade etmelidir.  Ve bu geri bildirim belirli kurallara uyarak yapılmalıdır. Etkin dinleme hayatımızın her noktasında bize yardımcı olacak ve insan ilişkilerini güçlendirmemizde kuvvetli bir etki gösterecektir. Eğitim, iş hayatı hatta ve hatta ailemizle gerçekleştirdiğimiz iletişimde etkin dinlemenin yeri çok ama çok önemlidir. Etkin dinleme gerçekleştirilebilir ise pek çok sorun kolaylıkla çözüme ulaşabilir. 

Etkin dinlemenin gerçekleşmesi için belirli dinamiklerin sağlanması gereklidir. İlk olarak iletişimin gerçekleşeceği, her koşuldan uygun bir ortam seçilmelidir. Bu ortam sessiz, ısı ve ışık bakımından rahatsız etmeyecek ve dışarıdan herhangi bir müdahaleye açık olmayan bir ortam olmalıdır. Dinlemeyi gerçekleştirecek olan taraf eğer mümkünse konuşulacak konu ile alakalı önceden bir bilgi almış olmalıdır. Özellikle yetkinlik gerektiren veya alanı dışı bir konuya ilişkin iletişim gerçekleşecekse teknik kavramları bilmesi yararına olacaktır. Dinleyen taraf iletişim başladığı andan itibaren konuşan tarafı sözlü veya fiziksel mesajlarla desteklemeli ve konuşmaya teşvik etmelidir. Fakat bu söz konusu mesajlar karşı tarafın konuşmasını engelleyecek yoğunlukta ve konunun dağılmasına sebep olacak nitelikte olmamalıdır.

 

Türkiye'de Pek Kullanılmayan "Etkin Dinleme" Nedir ve Neden Önemlidir?

Etkin Dinleme Hayatımızda Ne Gibi Bir Önem Taşır?

Eğer etkin dinlemeyi gerçekten bilirsek İnsan ilişkilerimizde çok ciddi bir yol kat ederiz. Söz konusu bu ilişkilerde taraf okuldaki arkadaşlarımız veya öğretmenlerimiz, ailemizdeki bireyler veya gün içerisinde karşılaştığımız herhangi bir insan olabilir. Etkin dinlemeyi öğrendiğimiz andan itibaren kendimizi doğru bir şekilde ifade etmenin de ne demek olduğunu öğrenmiş oluruz. İş hayatımızda etkin dinleme bize hızlı bir şekilde öğrenme ve sorunları en kısa sürede çözme yetisi tanır.  Örneğin, ön araştırmasını yaptığınız ve konuşma esnasında veya sonrasında doğru sorular sorduğunuz bir seminer sizin için çok faydalı olacaktır. 

Aile içinde çıkan tatsızlıklar da büyük çoğunlukla birbirini dinlemeyen aile fertleri sebebiyle yaşanır. Yetişkinler çocuklarını dinlemeyi bilmez, onların dinlenmeleri gereken birer birey olduğunu kabul etmeden onları yetiştirmeyi denerler. Sonuç olarak dünyaya kimseyi dinlemeyi istemeyen çocuklar kazandırırlar. Ve elbette bu çocuklar büyüyüp bizim çevremizdeki yetişkinler olurlar. Etkin dinleme karşımızdaki insan kaç yaşında olursa olsun bir ilişkideki en önemli dinamiktir. Dinleme doğru olmadıkça sorun da çözüme kavuşamaz.

Rapor Et

kooplogger

Yazar: İdil Ceren Yılmaz

Gezegendeki yolculuğunun 24'üncü yılında. Atmosferde başıboş gezen hikayeleri yakalayıp insanlara anlatmak en büyük tutkusu.

Blog YazarıYıllık Üyeİlk Yazım

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...

0

Facebook Yorumları