Hayvan Çiftliği

Öncelikle herkese selamlar. Bugün bahsedeceğim kitap yakın zamanda okuduğum kitabın özeti olacak.

2. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru yazılan bu eser Stalin rejimine karşı sert bir taşlamadır.

Ayrıca kitap mecazi bir dille yazılmış güzel bir fabl örneğidir.

Bir çiftlikte bulunan Koca Reis lakaplı bir domuzun yanındaki hayvanlara başkaldırı yapılması gerektiğini aşılamasıyla başlar her şey. Başkaldırı yapıldığı halde ”insana benzememeli, onun gibi davranılmamalı.”Bir kaç gün sonra Koca Reis ölür.

Çiftlik sahibi Bay Jones’un işleri pek yolunda gitmez. Çiftlikteki hayvanlar belli bir süre aç kalır ve dayanamayıp ambarın kapısını kırarlar.

O sırada Bay Jones ve çiftlikteki diğer çalışanlar hayvanları ambardan çıkarmak için kırbaçlamaya başlarlar bu da bardağı taşıran son damla olur.

Çiftlik artık hayvanlar tarafından ele geçirilmiştir. Çiftliğin adı artık ”Hayvan Çiftliği” olarak değiştirilmiştir. Bu süre zarfında iki domuz öne çıkar. Snowball ve Napoleon. Napoleon iri yarı konuşamayan ama otorite sahibi; Snowball etkili konuşan ve parlak zekalı biridir. Ardından insana ait ve kendilerine zarar veren nesneleri yok ederler ve aynı gün ”Yedi Emir” adlı bir tabelayı ahırın kapısına asarlar.

Yedi emir şöyledir;

1. iki ayak üzerinde yürüyen herkes düşman bileceksin.

2. Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dostun bileceksin.

3. Hiç bir hayvan giysi giymeyecek.

4. Yatakta yatmayacak.

5. İçki içmeyecek.

6. Hiç bir hayvan bir diğerini öldürmeyecek.

7. Bütün hayvanlar eşittir.

Domuzlar kendilerini en akıllı görür ve normal insanların gündelik hayatta yaptığı işleri yapmaya başlarlar. İnek sağarlar, elma silkerler, buğday biçerler ve bu besinleri diğer hayvanlarla paylaşmak istemezler. 

Ancak zamanla Snowball ve Napoleon hiçbir türlü anlaşamaz. İkisi de tek adam olmak ister. Snowball çiftlikte elektrik üretimi için yel değirmeni yapılması gerektiğini söyler. Napoleon başa geçmek işin köpekleri Snowball’un arkasına takar ve çiflikten Snowball u sürgün eder. Ancak yel değirmenini yapmaya devam ederler. 

Başlarda vadadedilen çalışma saatleri azalacağı, yiyeceklerin artacağı, yaşlanan hayvanlar için emeklilik sözleri tam tersine dönmüş hayvanlar daha fazla çalışıp daha az yemek yemeğe başlamıştır. Nasıl oluyorsa domuzlar şişmanlamaya başlarlar. Hatta yatakta yatmakta, içki içmektedir. Hayvanlar bu durumu anlamayıp tabelayı okumaya gittiklerinde “Hiç bir hayvan çarşaflı yatakta yatmayacaktır” ilkesini görüyor ve yanlış hatırladıklarını düşünüyorlar.

Günler günleri kovalarken kış ayı gelir ve kıtlık baş gösterir. Buğday azalır, patatesler çürür ve yenilemeyecek hale gelir. Açlıktan dolayı ölümler baş gösterir. Napoleon bu haberlerin yayılmaması için çifliğe gelen ziyaretçilere, erzak depolarının dolu olduğunu söyler ve onlara, üzerini buğday ve yiyecekle örttürdüğü kum yığınlarını erzak diye gösterir.

Napoleon aldığı bir kararla, tavukların yumurtalarının çiftlik dışında satılacağını, tavukların kuluçkaya yatmalarını yasakladığını ilan ediyor, buna karşı çıkan tavukları, yetiştirdiği köpeklere öldürtüyor… Bunun üzerine hayvanlar; “Hiçbir hayvan diğer bir hayvanı öldürmeyecektir” ilkesini hatırlıyorlar. Hemen bu ilkelerin yazılı bulunduğu duvarın yanına gidiyorlar. Ancak duvarda: “Hiç bir hayvan diğer bir hayvanı bir sebep olmadan öldürmeyecektir” yazıldığını görüyorlar, bu ilkeyi de yanlış ezberlemiş olduklarını düşünüyorlar!

Öyle bir fıtına koptu ki uzaklarda bir yerlerde silah sesleri duydular bir de baktılar ki bayrak direği yıkılmış meyve ağaçlarından biri kökünden sökülmüş hemen yel değirmenine koştular bir de baktılar ne görsünler onca emek verdikleri yel değirmeni yerle bir olmuş.

Napoleon koklayarak hemen kararını verdi. Yoldaşlar ”Bu işi kim yaptı biliyor musunuz.””Snowball”.

Kara kış zamannda yel değirmeni inşaatı hiç ilerlemedi. Tavuk yumurtaları haftada 400 adet satılacak anlaşması imzalanmıştı. Tavuklar ne kadar dirense de folluklarına geri döndüler. Bu arada ölen 9 tavuk içinde kanlı ishalden öldüğünü söylediler ve meyve bahçesine gömdüler.

Çiftlikte herhangi bir eşya kaybolması durumunda hemen Snowball dan biliyordular.

Bir gece avluda toplanılmasını emreden Napoleon aniden çığlık attı ve köpekler ani bir hışımla 4 domuzu kulaklarından yakaladı ve Napoleon’un önüne getirdi.

Fazla direnmeden domuzlar suçlarını itiraf ettiler. Yel değirmeni yıkıldığından beri Snowball’la görüştüklerini söylediler itiraflarını söyler söylemez köpekler domuzları oracıkta öldürdü. Ardından tavuk, kaz, koyunlar…

Hayvanlar Napoleon’un önündeki ceset topluluğuna bakıyorlardı. Jones kovulduğundan bu yana bir hayvanın başka bir hayvan tarafından öldürüldüğü görülmemişti.

Günler böyle geçerken aç kalan hayvanlar Napoleon yan çiftlikten Fredrick’e çiftlikteki keresteleri sattı. Fredrick’le anlaşıp parayı aldığında ise para banknotları sahte çıktı. Bir anda çiftliğe yabancı hayvanlar girer. İki grup arasında savaş başlar. Onca emek verdikleri Yel değirmenini patlatırlar ve Hayvan Çiftliği sakinleri bu duruma çok sinirlenir bir hışımla mermilerin üzerine koşarlar. Yaralanan ölen hayvan çoktur.

Squaller(Napoleon yardakçısı) çıkıp savaş naraları atmaya başlar. Bütün hayvanlar buna inanır sahte paralar ve yel değirmeni olayı unutulur.

Yıllar yılları kovalarken eski hayvanlar ölmeye yerine yenileri gelmeye başlar. Bu sırada emeklilik hiç bir zaman gelmez. Hayalleri olan yel değirmenin inşaatı bitmiş, tarlaları büyütmüşlerdi. Adeta insancıllaşmışlardı. Her gün klasik hale gelen bayrak göndere çekilmesi, silah atılma rutin işler devam etti. Eskiden kim varsa unutuldu.

Domuzlar artık iki ayak üstünde yürüyor, içki içiyor, evde yatıyorlardı. Diğer çiftlikteki insanlarla buluşuyor, evde yemekler yeniyor, kadehler tokuşturuluyordu. Bu sırada çiftlikte olan hayvanlar camdan insanlarla domuzları izliyor ikisi arasındaki farkı anlayamıyordu.  

okur

Yazar: Enesumutk

Blog OkurBlog Yazar

Bu yazıyı nasıl buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.